| Atmosferin Katmanları Yeryüzünün Katmanları Dağların Görevi Dağların Hareket Etmesi
Karaların Azalması Yarılan Yeryüzü Bulutların Ağırlığı Yağmurdaki Ölçü
Yağmurun Oluşumu Ölü Bir Beldeyi Canlandıran Yağmurlar
Dolu Yağışı, Şimşek ve Gök Gürültüsünün Oluşumu
Aşılayıcı Rüzgarlar
Rüzgarın Oluşumundaki Düzen Toprağın Titreşip Kabarması
Denizlerin Birbirine Karışmaması Denizlerdeki Karanlık ve İç Dalgalar

DOLU YAĞIŞI, ŞİMŞEK VE GÖK
GÜRÜLTÜSÜNÜN OLUŞUMU
... Gökten içinde dolu bulunan dağlar
(gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir
de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse
gözleri kamaştırıp götürüverecektir. (Nur Suresi, 43)
Yukarıdaki ayette, şimşeğin doluyla olan ilgisine dikkat
çekilmektedir. Dolunun, şimşeğin oluşumundaki etkisi araştırıldığında,
ayette önemli bir meteorolojik gerçeğe işaret edildiği
görülecektir. Meterology Today (Günümüzde Meteoroloji)
adlı kitapta dolu ve şimşeğin oluşumu ile ilgili şöyle
bir yorum getirilmektedir:
Aşırı soğumuş damlacıklardan ve buz kristallerinden
oluşan bir bulut bölgesinden dolu düştükçe bulutlar elektrik
yüklenir. Sıvı halindeki damlacıklar da dolu taneleriyle
çarpıştıklarında, temas anında donarlar ve potansiyel
ısılarından kaybederler. Bu, dolunun yüzeyinin buz kristalinin
çevresinden daha sıcak kalmasını sağlar. Dolu buz kristali
ile temasa geçtiğinde ise önemli bir olay gerçekleşir.
Elektronlar daha soğuk olandan daha sıcak olana doğru
akarlar. Bunun sonucunda dolu negatif yüklü olur. Aynı
etki çok soğumuş su damlaları bir dolu tanesi ile temasa
geçtiğinde ve pozitif yüklü çok küçük buz parçaları kırıldığında
da olur. Daha hafif ve pozitif yüklü parçacıklar hava
akımıyla bulutların yukarı tarafına doğru taşınırlar.
Negatif yükle kalan dolu bulutun aşağı kısmına doğru düşer,
böylece bulutun aşağı tarafı negatif yüklenir. Bu negatif
yükler yıldırım olarak yeryüzüne doğru deşarj olurlar.
Bu bakımdan dolu, yıldırımın oluşumunda ana etkendir.
37
 Fırtına bulutunda elektrik yükü, yağmur damlacıklarının
sürekli çatlamasından oluşur. Damlacık çatladıkça,
pozitif yük bulutun üst katına yükselir, negatif
yük altta kalır. Bu durumda toprak yüzeyinde pozitif
yük oluşacak ve yıldırım düşecektir. |
Aşağıdaki ayette ise yağmur bulutlarının şimşeklerle
olan bağlantısına ve bu oluşumların sıralamasına dikkat
çekilmiştir ki, bunlar da bilimsel bulgularla tam bir
paralellik içindedir:
Ya da (bunlar) karanlıklar, gök gürültüsü ve
şimşek(ler)le yüklü, 'gökten şiddetli bir yağmur fırtınasına
tutulmuş gibidirler ki, yıldırımların saldığı dehşetle';
ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar...
(Bakara Suresi, 19)
Yağmur bulutları 25.6 km2 - 256 km2 genişliğinde,
9.000-12.000 m yüksekliğindeki çok büyük kütleler halindedir.
Bu olağanüstü kalınlıktan ötürü, bu bulutların tabanı
karanlıktır. Güneş ışınları, bulutu oluşturan su ve buz
parçacıklarının çok fazla miktarda olmasından dolayı geçiş
imkanı bulamazlar. Bu yoğunluk dolayısıyla, yeryüzüne
bu bulutlar arasından çok az miktarda güneş ışığı ulaşır
ve bu yüzden yeryüzünden bakan bir kişi bulutu karanlık
olarak görür. Bulutun üst kısımlarında ise karanlık daha
azdır ve yeryüzüne yaklaştıkça karanlık daha artar. 38
Karanlığın ardından ayette dikkat çekilen,
gök gürültüsü ve şimşeğin oluşum aşamaları ise şöyledir:
Yağmur bulutlarının içinde elektrik yükü birikimi oluşur.
Bulutlardaki bu elektriklenme, donma, damlacıkların bölünmesi,
temas sırasındaki elektriklenme gibi süreçler sonucunda
oluşur. Bu tür bir elektrik yükü birikimi, araya giren
havanın onları izole edemeyecek duruma gelmesiyle, büyük
bir kıvılcım, pozitif ve negatif alanlar arasında deşarj
olur. Zıt yüklerle yüklü iki bölge arasındaki voltaj 1
milyar volta ulaşabilir. Kıvılcım bulut içinde de oluşabilir,
pozitif yüklü bir alandan negatif yüklü bir alana doğru
iki bulut arasında akabilir veya bir buluttan yeryüzüne
doğru boşalabilir. Bu kıvılcımlar göz kamaştıran şimşek
çakmalarını oluşturur. Şimşek hattı boyunca oluşan elektrik
yükündeki bu ani artış, çok yüksek ısılara sebep olur
(10.000 °C). Bunun sonucunda havada ani bir genleşme olur
ve çok büyük bir patlama sesi olarak açığa çıkan gök gürültüsü
oluşur. 39
Görüldüğü gibi bir yağmur bulutunda sırasıyla karanlık
tabakalar, şimşek olarak bilinen elektrik yüklü kıvılcımlar
ve gök gürültüsü olarak bilinen patlama sesi oluşur. Modern
bilimin bulutların oluşumu, gök gürültüsü ve şimşeğin
sebepleri ile ilgili tüm söyledikleri, Kuran ayetlerinin
tüm tarifleri ile büyük bir uyum içindedir.

AŞILAYICI RÜZGARLAR
Kuran'ın bir ayetinde rüzgarların "aşılama" özelliğine
ve bunun sonucunda yağmurun oluştuğuna şöyle dikkat çekilir:
Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları
gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık...
(Hicr Suresi, 22)
Ayette, yağmur oluşumundaki ilk aşamanın rüzgarlar olduğuna
dikkat çekilmektedir. Oysa 20. yüzyılın başlarına kadar,
rüzgarla yağmurun yağması arasındaki tek ilişki rüzgarın
bulutları sürüklemesi olarak biliniyordu. Modern meteorolojik
bulgular ise rüzgarların yağmurun oluşumunda "aşılayıcı"
rol oynadıklarını gösterdi.
Rüzgarların bu aşılama özelliği daha önce de değindiğimiz
gibi şöyle gerçekleşir: Okyanusların ve denizlerin yüzeyinde,
köpüklenme nedeniyle her an sayısız hava kabarcığı oluşmaktadır.
Bu kabarcıklar patladıkları anda, milimetrenin 100'de
biri çapındaki binlerce parçacığı havaya fırlatırlar.
"Aerosol" adı verilen bu parçacıklar, rüzgarlar sayesinde
karalardan gelen tozlarla karışarak atmosferin üst katmanlarına
taşınır. Rüzgarların bu şekilde yükseklere taşıdığı parçacıklar,
burada su buharı ile temas eder. Su buharı da bu parçacıkların
etrafına toplanarak yoğunlaşır ve su damlacıklarına dönüşür.
Bu su damlacıkları önce biraraya gelerek bulutları oluşturur,
bir süre sonra da yağmur olarak yeryüzüne iner. Görüldüğü
gibi rüzgarlar, havada serbest halde bulunan su buharını
denizlerden taşıdıkları parçacıklarla "aşılamakta" ve
böylece yağmur bulutlarının oluşumunu sağlamaktadır.
Yukarıdaki resimde bir dalganın oluşum aşamaları
görülmektedir. Dalgalar suyun üzerinde esen rüzgarlar
sayesinde oluşur. Rüzgarlarla birlikte su zerrecikleri
dairesel olarak hareket etmeye başlar. Bu hareket
kısa bir süre sonra arka arkaya eklenen dalgaları
oluşturacak ve dalgalarla birlikte oluşan hava
kabarcıkları havaya yayılacaktır. İşte bu yağmurun
oluşmasındaki ilk aşamadır. Bu oluşum ayette de
aşılayıcılar olarak rüzgarların gönderilmesi ve
bu sayede gökten su indirildiği şeklinde haber
verilmektedir.
 |
Eğer rüzgarların bu özelliği olmasa, yüksek atmosferdeki
su damlacıkları hiçbir zaman oluşamayacak ve yağmur diye
bir şey de olmayacaktı.
Burada önemli olan nokta ise, rüzgarların yağmur oluşumundaki
bu kritik görevinin asırlar önce Kuran'da bildirilmiş
olmasıdır. Hem de insanların doğa olayları hakkında hemen
hemen hiçbir şey bilmedikleri bir devirde...
Ayette rüzgarların aşılayıcı yönüyle ilgili
haber verilen diğer bir bilgi de, rüzgarların bitkilerin
döllenmesindeki rolüdür. Yeryüzündeki pek çok bitki, türünün
devamını polenlerini rüzgar vasıtasıyla dağıtarak sağlar.
Birçok açık tohumlu bitki, çam ağaçları, palmiye ve benzeri
ağaçlar, ayrıca çiçek veren tüm tohumlu bitkiler ile çimensi
otların tamamı rüzgarlarla döllenirler. Rüzgar, çiçek
tozlarını bitkilerden alıp, aynı türden diğer bitkilere
taşıyarak döllenmeyi gerçekleştirir.
Rüzgarın bitkiler üzerinde nasıl bir aşılama yapabileceği
yakın zamanlara kadar bilinmiyordu. Ancak bitkilerin de
erkek ve dişi olmak üzere cinsiyet farkı olduğunun anlaşılması
üzerine, rüzgarların böyle bir aşılayıcı etkisi olduğu
anlaşıldı. Bu gerçeğe Kuran'da, "Biz
gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten
bir bitki bitirdik." (Lokman Suresi, 10) ayetiyle
dikkat çekilmektedir.

37) C. Donald Ahrens, Meterology Today: An introduction
to weather, climate and environment, 3. baskı, West Publishing
Company, 1988, St. Paul, s. 437.
38) http://webhome.idirect.com/~alila/Writings/Physics.htm;
The Quran and Modern Physics.
39) http://webhome.idirect.com/~alila/Writings/Physics.htm;
The Quran and Modern Physics. |