| Haman ve Eski Mısır Yazıtları Hz. Musa ve Denizin Yarılması
Firavun ve Yakın Çevresine Gelen Belalar Hz. Musa'dan Sihirbaz Olarak Bahsedilmesi
Kuran'da Firavun Kelimesi İrem Şehri Sodom ve Gomorra Şehirleri
Sebe Halkı ve Arim Seli Hicr Halkı

SODOM VE GOMORRA ŞEHİRLERİ

Ölü Deniz'in yüksekten çekilmiş fotoğrafı |
Lut Peygamber, İbrahim Peygamberle aynı dönemde yaşadı.
Hz. Lut, Hz. İbrahim'e komşu kavimlerden birine elçi olarak
gönderilmişti. Bu kavim, Kuran'da belirtildiğine göre o
güne kadar dünya üzerinde görülmemiş bir sapıklığı, eşcinselliği
uyguluyordu. Hz. Lut, onlara bu sapıklıktan vazgeçmelerini
söylediğinde ve onlara Allah'ın İlahi tebliğini getirdiğinde
onu yalanladılar, Hz. Lut'un peygamberliğini inkar ettiler
ve sapıklıklarına devam ettiler. Bunun sonucunda da kavim,
korkunç bir felaketle helak edildi.
Hani Lut da kavmine şöyle demişti:
"Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği
mi yapıyorsunuz? "Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle
erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın)
bir kavimsiniz."... Ve onların üzerine bir (azab) sağanağı
yağdırdık. Suçlu-günahkarların uğradıkları sona bir bak
işte. (Araf Suresi, 80-84)
Şüphesiz Biz, fasıklık yapmalarından
dolayı, bu ülke halkının üstüne gökten iğrenç bir azab indireceğiz."
Andolsun, Biz akledebilecek bir kavim için orada apaçık
bir ayet bırakmışızdır. (Ankebut Suresi, 34-35)
Hz. Lut'un içinde yaşadığı ve sonra helaka uğrayan bu şehrin
Eski Ahit'te geçen ismi Sodom'dur. Kızıldeniz'in kuzeyinde
kurulmuş olan bu kavmin, Kuran'da yazılanlara uygun bir
şekilde helak edildiği anlaşılmıştır. Yapılan arkeolojik
çalışmalardan anlaşıldığına göre, şehir, bugünkü İsrail-Ürdün
sınırı boyunca uzanan Tuz Gölü'nün (Ölü Deniz) yakınlarında
bulunmaktadır. Bilim adamlarının bulgularına göre bu alan
oldukça fazla miktarda kükürtle kaplıdır. Bu sebeple, tüm
bölgede hayvan veya bitki olarak hiçbir hayat formuna rastlanamamaktadır
ve bu bölge yıkımın bir sembolü durumundadır.
Bilindiği gibi kükürt volkanik patlamalarla ortaya çıkan
bir elementtir. Nitekim Kuran'da bildirilen helak şekli
deprem ve volkanik patlamalar olduğuna dair apaçık deliller
taşımaktadır. Alman arkeolog Werner Keller bu bölge hakkında
şöyle demektedir:
Bu bölgede bir gün kendini göstermiş olan
çok büyük bir çökmede patlamalar, yıldırımlar, yangınlar
ve doğal gazlarla birlikte korkunç bir deprem olmuş ve Siddim
Vadisi ile birlikte Lut kavminin şehirleri yerin derinliklerine
gömülmüşlerdi... Bu deprem sırasında, yerkabuğunun çatlayıp
çöküşü, kabuğun altında uyuyan volkanlara serbest yol vermiştir.
Şeria'nın yukarı vadisinde bugün de sönmüş kraterlere rastlanmakta
olup buralarda kireç katmanları üzerinde geniş lav kütleleri
ve bazalt katmanları yer almıştır. 109
İşte bu lav ve bazalt katmanları, zamanında burada volkanik
bir patlamanın ve depremin olduğunu gösteren en büyük kanıtlardır.
Zaten Lut Gölü ya da öteki adıyla Ölü Deniz, aktif bir sismik
bölgenin, yani bir deprem kuşağının tam üstünde yer almaktadır:
Ölü Deniz'in tabanı Rift Vadisi denilen
tektonik kökenli bir çöküntü içinde yer alır. Bu vadi kuzeyde
Taberiye Gölü'nden, güneyde Arabah Vadisi'nin ortasına kadar
300 km'lik bir uzantıda yer alır. 110
Lut kavminin uğradığı felaketin teknik yönü, jeologların
araştırmalarından anlaşılmaktadır. Buna göre, Lut kavmini
yok eden deprem, oldukça uzun bir yerkabuğu çatlağı (fay
hattı)nın sonucunda oluşmuştur: Şeria Nehri'nin yatağını
oluşturan 190 kilometrelik mesafe boyunca Şeria Nehri toplam
180 metrelik bir düşüş yapar. Bu durum ve Lut Gölü'nün deniz
seviyesinden 400 metre alçak olması, burada bir zamanlar
büyük bir jeolojik olayın meydana geldiğini gösteren önemli
delillerdendir.
Şeria Nehri ile Lut Gölü'nün bu ilginç yapısı
da, yerkürenin bu bölgesinden geçen bir yarık ya da çatlağın
ancak bir parçasından ibarettir. Bu çatlak Toroslar'ın eteklerinden
başlayıp güneye doğru Lut Gölü'nün güney kıyılarından ve
Arap Çölü üzerinden Akabe Körfezi'ne uzayıp oradan da Kızıldeniz'i
geçerek Afrika'da son bulmaktadır. Bu uzun çöküntünün uzayıp
gittiği yerlerde kuvvetli yanardağ hareketlerinin olduğu
anlaşılmaktadır. Öyle ki, İsrail'deki Celile Dağları'nda,
Ürdün'ün yüksek yayla kısımlarında, Akabe Körfezi ve diğer
yakın yerlerde siyah bazalt ve lavlar bulunmaktadır.
Tüm bu kalıntılar ve coğrafi özellikler, Lut Gölü'nde büyük
bir jeolojik olayın yaşandığını göstermektedir.
National Geographic dergisinin Aralık 1957 sayısında bu
konuyla ilgili olarak şu ifadeler yer almaktadır:
Sodom Tepesi, Ölü Deniz'e doğru yükselir.
Hiç kimse şimdiye dek yok olan şehirler Sodom ve Gomorrah'ı
bulamadı, fakat bilim adamlarına göre bu şehirler kayalıkların
karşısındaki Siddim Vadisi'nde duruyorlar. Büyük ihtimalle
Ölü Deniz'in taşkın suları ve depremin altında kaldılar.
111
Yıkıma uğramış bu şehirle ilgili işaret edilen bilgilerden
biri de, Hicr Suresi'nin 76. ayetinde bildirildiği gibi
bu şehirlerin halen anayol üzerinde bulunmasıdır. Coğrafyacılar
bu bölgenin Arap Yarımadası'ndan Suriye ve Mısır'a kadar
uzanan, Ölü Deniz'in güneydoğusundaki bir anayol üzerinde
bulunduğunu tespit etmişlerdir.
Anında (yurtlarının) üstünü altına
çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık.
Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten
ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala)
durmaktadır. Elbette, bunda iman edenler için gerçekten
ayetler vardır. (Hicr Suresi, 74-77)
Yukarıda görülen fotoğraflarda,
Vezüv Yanardağı çevresindeki antik yerleşim alanı
görülmektedir. Bu bölgedeki kalıntılardan, burada
yaşamış olan Pompei halkının çok büyük bir lüks
ve ihtişam içinde oldukları anlaşılmaktadır.
Alt resimde görülen taşlaşmış beden ise, Pompei
halkının başına gelen felaketleri gösteren bir kalıntıdır. |

109) Werner Keller, Und die Bibel hat doch recht (The
Bible as History; a Conformation of the Book of Books),
William Morrow, New York, 1956. 
110) "Le Monde de la Bible", Archeologie
et Histoire, Temmuz-Ağustos 1993.
111) G. Ernest Wright, "Bringing Old Testament
Times to Life", National Geographic, vol. 112, Aralık 1957,
s. 883. |