|
KURAN VE BİYOLOJİ
Hareketlerimizi Yönlendiren Bölge Kalplerin Allah'ın Zikriyle Mutmain Olması
İnsanın Doğumu İnsanın Sudan Yaratılışı Çamurdan Yaratılış Genlerdeki Programlanma
Menstrüasyon Dönemi Hamilelik ve Doğum İnsandaki Organların Gelişim Sırası
Sütün Oluşumu Anne Sütü Parmak İzindeki Kimlik Dişi Bal Arısı
Baldaki Şifa Mikroskobik Hayatın Varlığı Hayvan Topluluklarının Varlığı
Besin Döngüsü Uykuda Kulakların Aktif Olması Uykuda Hareket Etmenin Önemi
Gece Hareketliliğin Azalması Yükseklik Artıkça Göğsün Daralması

DİŞİ
BAL ARISI
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda
ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. -
Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı
yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde
şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz
düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.
(Nahl Suresi, 68-69)
Her arının çok fazla görevinin olduğu arı
kolonilerindeki tek istisna erkek arılardır. Erkek arılar
ne kovanın savunmasına, ne temizliğine, ne besin toplamaya,
ne de petek veya bal yapımına bir katkıda bulunurlar. Erkek
arıların kovan içindeki tek fonksiyonları kraliçe arıyı
döllemektir. 66 Çiftleşme organları dışında diğer arılarda bulunan
özelliklerin hemen hemen hiçbirine sahip olmadıkları için
erkek arıların kraliçe arıyı döllemekten başka bir iş yapmaları
da mümkün değildir.
Koloninin tüm yükü üzerinde bulunan işçi arıların ise,
kraliçe arılar gibi dişi olmalarına rağmen yumurtalıkları
gelişmemiştir, yani kısırdırlar. Kovanın temizliği, arı
larvalarının ve yavrularının bakımı, kraliçe arı ve erkek
arıların beslenmesi, bal yapılması, peteklerin inşası ve
onarım işleri, kovanın havalandırılması, kovanın güvenliği,
nektar (bal özü), polen (çiçek tozu), su, reçine gibi malzemelerin
toplanması ve depolanması gibi görevleri vardır.
Arapçada iki çeşit fiil kullanımı vardır
ve fiillerin bu kullanımlarından, öznenin erkek mi yoksa
dişi mi olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıdaki ayetlerde
arı için kullanılan fiiller (altı çizili kelimeler), fiilin
dişi için olan şekliyle kullanılmıştır. Böylece Kuran'da
bal yapımında çalışan arıların dişi olduğuna işaret edilmektedir.
67
Unutulmamalıdır ki arılarla ilgili bu gerçeğin bundan 1400
sene önce bilinmesi mümkün değildir. Ama Allah bu gerçeğe
dikkat çekerek Kuran'ın bir mucizesini daha bize göstermiştir.

BALDAKİ ŞİFA
| Yapılan klinik gözlemler ve deneysel
araştırmalar sonucunda, balın antibakteriyel ve
antienflamatuar özelliklere sahip olduğu ortaya
çıkmıştır. Bal, yaralardaki enfeksiyonun ve bu bölgedeki
ölü hücrelerin ağrısız olarak temizlenmesinde ve
yeni dokuların gelişmesinde son derece etkilidir.
Balın ilaç olarak kullanılışından en eski tarihi
yazıtlarda dahi bahsedilmektedir. Günümüzde de bilim
adamları ve doktorlar balın yaraların tedavisindeki
etkisini yeniden keşfetmektedirler.
20 yıldır bal araştırmasının öncülüğünü
yapan ve Yeni Zelanda'daki Waikato Üniversitesi'nde
biyokimya profesörü olan Dr. Peter Molan, balın
antimikrobik özellikleri konusunda bir uzman olarak
şöyle dejmektedir: "Gelişigüzel yapılan denemeler
balın yanık yaralarındaki enfeksiyonu kontrol etmede,
hastanelerde çoğunlukla antibakteriyel merhem olarak
kullanılan gümüş sülfadiazinden daha etkilidir ve
yeni dokuların gelişimini harekete geçirmektedir."
68
|
Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda,
ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler
edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana
kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından
türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir
şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten
bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)
Bal, yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi, "insanlara
şifa" olma özelliği taşımaktadır. Bilimde en ön sıraları
alan ülkelerde, balın insan sağlığı açısından öneminden
ötürü, arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir araştırma
dalı olmuştur. Balın yararları genel hatlarıyla şöyle sıralanabilir:
Kolayca sindirilir: İçindeki
şekerlerin bir başka cins şekere (fruktozun glikoza) dönüşebilme
özelliği sayesinde bal, yüksek miktarda asit içermesine
rağmen, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir.
Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına
yardımcı olur.
Süratle kana karışır; hızlı bir
enerji kaynağıdır: Bal ılık suyla karıştırıldığında
7 dakika içinde kana karışır. İçerdiği serbest şekerlerden
dolayı beynin çalışması kolaylaşır. Bal, fruktoz ve glikoz
gibi basit şekerlerin doğal bir karışımıdır. Yapılan son
araştırmalara göre, şekerlerin bu kendine has karışımı yorgunluğun
giderilmesinde en etkili yöntemdir ve atletik performansı
artırmaktadır.
Kan yapımına destek olur:
Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin
önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine
de yardımcı olur. Kan dolaşımını düzenleyici ve kolaylaştırıcı
yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur.
Antimikrobiktir: Antimikrobik
etmenler belirli bakterilerin, mayanın ve küfün büyümesine
engel olur. Balın, bakterinin barınmasına olanak tanımayan
özelliği "inhibine etki" olarak adlandırılır. Balın antimikrobik
olmasını sağlayan pek çok sebep vardır. Bunların arasında,
mikroorganizmaların, büyümek için ihtiyaç duydukları su
miktarını sınırlayan yüksek şeker içeriği, yüksek asit oranı
(düşük pH), bakterileri büyümeleri için ihtiyaç duydukları
nitrojenden mahrum bırakan içeriği sayılabilir. Balda hidrojen
peroksit bulunması ve balın içerdiği antioksidanlar da bakterinin
çoğalmasına engel olur.
Antioksidandır:
Sağlıklı yaşamak isteyen herkesin özellikle antioksidan
tüketmesi gerekir. Antioksidanlar, hücrelerde normal metabolizmanın
zararlı yan ürünlerini temizleyen bileşenlerdir. Bunlar
gıdaların bozulmasına yol açan ve birçok kronik hastalığa
sebep olan yıkıcı kimyasal tepkimeleri yavaşlatabilen elementlerdir.
Uzmanlar antioksidan bakımından zengin besinlerin kalp hastalıkları
ve kanser gibi hastalıkları önleyebileceğine inanmaktadırlar.
Balın içeriğinde de güçlü antioksidanlar mevcuttur: Pinocembrin,
pinobaxin, chrisin ve galagin. Bunlardan pinocembrin, yalnızca
balda bulunan bir antioksidandır. 69
Vitamin ve mineral deposudur:
Bal, fruktoz ve glikoz gibi şekerlerin yanı sıra magnezyum,
potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor
gibi mineralleri de içerir. Nektar ve polen kaynaklarının
niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C,
B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot,
demir ve çinko da az miktarlarda bulunur.
Yaraların tedavisinde kullanılır: - Yaraların tedavisinde kullanıldığında, balın
havadan nem çekebilme özelliği, iyileşmeyi hızlandırarak
yara izi kalmasını önler. Çünkü bal, yaranın üzerini kaplayan
yeni deriyi oluşturan epitel hücrelerin büyümesini hızlandırır.
Böylece büyük yaralarda bile bal kullanıldığında doku nakli
yapılması ihtiyacı ortadan kalkar.
- Bal, iyileşme sürecine dahil olan dokuları yeniden büyümeleri
için uyarır. Yeni kılcal damarların oluşumunu hızlandırarak,
derinin daha derindeki bağ dokusunun yerini alan fibroblastların
büyümesini teşvik eder ve iyileşmenin gücünü artıran kolajen
liflerinin üretimini hızlandırır.
- Balın, yaranın etrafındaki şişkinliği azaltan antienflamatuar
bir etkisi vardır. Bu, kan dolaşımını artırır; böylece iyileşme
süreci hızlanmış olur ve hissedilen acı azalır.
- Bal, yaranın altındaki dokulara yapışmaz; bu nedenle
pansuman sırasında yeni oluşan dokuların yırtılması ve acı
söz konusu olmaz.
- Ayrıca balın daha evvel belirttiğimiz
antimikrobik etkisinden ötürü, bal enfeksiyon oluşmasını
önleyen koruyucu bir engel oluşturur. Mevcut enfeksiyonu
da yaralardan hızla temizler. Bakterilerin antibiyotik dirençli
özelliklerine karşı bile etkilidir. Antiseptiklerin ve antibiyotiklerin
tersine, yaradaki dokuların üzerinde olumsuz etkiler oluşmaz.
70
Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal, "şifa" yönü son
derece güçlü bir besindir. Kuşkusuz bu da, sonsuz kudret
sahibi Allah'ın indirmiş olduğu Kuran'ın mucizelerinden
biridir. Yandaki tabloda balın besin değeri açısından incelemesi
görülmektedir:
| Besin
değerleri |
|
|
|
1
porsiyondaki |
100 gr.'daki
|
|
ortalama
miktar |
ortalama
miktar |
| Su |
3.6
gr |
17.1
gr |
| Toplam karbonhidratlar |
17.3
gr |
82.4
gr |
| Fruktoz |
8.1
gr |
38.5
gr |
| Glikoz |
6.5
gr |
31.0
gr |
| Maltoz |
1.5
gr |
7.2
gr |
| Sakaroz |
0.3
gr |
1.5
gr |
|
| Besinsel İçerik |
|
|
| Toplam
kalori (kilokalori) |
64 |
304 |
| Toplam
kalori (kilokalori) (Yağ olarak) |
0 |
0 |
| Toplam yağ |
0 |
0 |
| Doymuş
yağ |
0 |
0 |
| Kolestrol |
0 |
0 |
| Sodyum |
0.6
mg |
2.85
mg |
| Toplam karbonhidrat |
17
gr |
81
gr |
| Şeker |
16
gr |
76
gr |
| Diyet
lifler |
0 |
0 |
| Protein |
0.15
mg |
0.7
mg |
|
| Vitaminler |
|
|
| B1
(Tiamin) |
<
0.002 mg |
< 0.01 mg |
| B2 (Riboflavin) |
<
0.06 mg |
<
0.3 mg |
| Nikotinik
asit |
<
0.06 mg |
<
0.3 mg |
| Pamtothenik
asit |
<
0.05 mg |
<
0.25 mg |
| B6 vitamini
|
<
0.005 mg |
<
0.02 mg |
| Folate |
<
0.002 mg |
<
0.01 mg |
| C vitamini
|
0.1
mg |
<
0.5 mg |
|
| Mineraller |
|
|
| Kalsiyum |
1.0 mg |
4.8 mg |
| Demir |
0.05
mg |
0.25
mg |
| Çinko |
0.03
mg |
0.15
mg |
| Potasyum |
11.0
mg |
50.0
mg |
| Fosfor |
1.0
mg |
5.0
mg |
| Magnezyum |
0.4
mg |
2.0
mg |
| Selenyum |
0.002
mg |
0.01
mg |
| Bakır |
0.01
mg |
0.05
mg |
| Krom |
0.005
mg |
0.02
mg |
| Manganez |
0.03
mg |
0.15
mg |
| ASH |
0.04
mg |
0.2
gr |
|
10-13
Eylül 2000 tarihlerinde Avustralya'nın Melbourne
şehrinde yapılan "Dünya Birinci Yara Tedavisi Kongresi"nde,
enfeksiyonlu yaraların tedavisinde balın kullanılması
konuşuldu. Toplantı şu yorumlar çerçevesindeydi:
"Birçok antibakteriyel madde bakteriden
dolayı enfeksiyon kapmış yaraların tedavisinde antibiyotiklere
direnç gösterirler. Bu durum önemli bir tıbbi sorun
oluşturur. Aynı şekilde birçok doğal madde de yaraların
tedavisinde etkili değildir. Ancak bal çok farklıdır,
yaralı dokuların tedavisindeki kullanımı 4 bin yıllık
bir geçmişe sahiptir. Balda çok güçlü anti-bakteriyel
aktiviteler mevcuttur; dolayısıyla yaralardaki enfeksiyonun
temizlenmesinde ve yaraların enfeksiyondan korunmasında
çok etkilidir." 71 |

66)
Hayvanlar Ansiklopedisi-Böcekler, C.B.P.C. Publishing Ltd./Phoesbus
Publishing Company, İstanbul, 1979, s. 97.
67) Dr. Mazhar U. Kazi, 130 Evident Miracles
in the Qur'an, Crescent Publishing House, New York, USA,
1998, ss. 68-69.
68) http://www.newswise.com/articles/2000/8/HEALER.NHB.html;
National Honey Board, 1-Aug-00
69) http://www.nutritionfarm.com/health_news/1998/antioxidants4.htm;
Journal of Apicultural Research, 1998, 37:221-225; http://www.sciencenews.org/sn_arc98/9_12_98/Bob1.htm
70) http://www.sdearthtimes.com/et0100/et0100s17.html
71) http://www.draperbee.com/info/honey_news.htm |