|
HAZRETİ SÜLEYMAN
 
Hz. Süleyman ve Hz.
Zülkarneyn
Arasındaki Benzerlikler
Dünyada büyük bir hakimiyet
kurduğu, Kuran'da bildirilen bir diğer Müslüman lider de
Hz. Zülkarneyn'dir. Hz. Süleyman'ın hayatı ile Hz. Zülkarneyn'in
hayatı arasında birçok yönden büyük benzerlikler bulunmaktadır.
YERYÜZÜNDE İKTİDAR SAHİBİ OLMALARI
Allah Hz. Zülkarneyn'e de, aynı Hz. Süleyman'a olduğu gibi,
"yeryüzünde sapasağlam bir iktidar"
(Kehf Suresi, 84) vermiştir. Ayette geçen "sapasağlam"
ifadesiyle hem ekonomik, hem askeri, hem de siyasi açıdan
güçlü bir iktidarın önemine dikkat çekilmiş olabilir. Hz.
Zülkarneyn bu gücü sayesinde doğudan batıya büyük bir coğrafyaya
hakim olmuş, nizam vermiş bir liderdir. (Hz. Zülkarneyn
hakkında detaylı bilgi için bkz. Kehf Suresi'nden Ahir Zamana
İşaretler, Harun Yahya, 2001, Kültür Yayıncılık)
AKILLI VE İMANLI LİDERLER OLMALARI
Kuran'da Hz. Zülkarneyn'e "herşeyden
bir yol (sebep)" (Kehf Suresi, 54) verildiği bildirilir.
Bu ifadeyle, Hz. Zülkarneyn'in ferasetli, basiretli, herşeye
çözüm bulan, akıllı bir lider olduğuna işaret edilmektedir.
Hz. Süleyman da, Kuran'da, cinlerin, şeytanların yönlendirilmesinden
devlet yönetimine kadar her konuda akıl örnekleri anlatılan
bir peygamberdir.
Hz. Zülkarneyn, kitap boyunca ihtişamını anlattığımız Hz.
Süleyman gibi çok güçlü ve tüm dünyaya nam salmış bir devletin
başındadır. Kuran'da diğer kavimlerin ondan yardım talebinde
bulunduğu ve karmaşık gibi gözüken sorunlarına çözüm istedikleri
haber verilmektedir. Yönetimi altında bulunmayan topluluklarca
dahi "yeryüzünde bozgunculuğu ve fitneyi önleyen bir kişi"
olarak tanınmakta, sıkıntı içinde olan halklar ona başvurmaktadırlar.
Kehf Suresi'nde "iki seddin önünde, hemen hemen hiçbir sözü
anlamayan" şeklinde tanıtılan bir kavmin ondan yardım istediği
şöyle bildirilir:
Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc
ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar, bizimle
onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim
mi?" (Kehf Suresi, 94)
ÜSTÜN ASKERİ GÜÇLERİ
Kitabın önceki bölümlerinde
detaylı olarak gördüğümüz gibi Hz. Süleyman'ın çok güçlü
orduları bulunmaktadır. Neml Suresi'nde şu şekilde bildirilir:
Sen onlara dön, biz onlara öyle ordularla
geliriz ki, onların karşı koymaları mümkün değil ve biz
onları ordan horlanmış-aşağılanmış ve küçük düşürülmüşler
olarak sürüp çıkarırız. (Neml Suresi, 37)
Hz. Zülkarneyn'in de Hz. Süleyman gibi çok büyük bir askeri
güce sahip olduğunu yine Kehf Suresi'ndeki bazı ayetlerden
anlarız:
… Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan
onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli
ilke) edinirsin." Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azablandıracağız,
sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azabla
azablandırır." (Kehf Suresi, 86-87)
Hz. Zülkarneyn yeryüzünde bozgunculuk çıkaran inkarcı toplulukları
azaba uğratmakta, onların insanlara zulmetmelerine izin
vermemektedir. Bunu da büyük askeri gücü sayesinde gerçekleştirmektedir.
Bu ayetlerden, dünya hakimi olacak bir devletin çok büyük
bir askeri
güce sahip olması gerektiği anlaşılmaktadır.
ADALETLE HÜKMETMELERİ
Hz. Süleyman'ın adil yönetimini önceki sayfalarda detaylarıyla
anlattık. Hz. Zülkarneyn'in uygulamalarının çok adaletli,
hakkaniyetli olduğunu da Kuran'da anlatılan kıssasından
anlamaktayız. Hz. Zülkarneyn'in kendisinden bozgunculuğa
karşı yardım isteyen bir halka, hemen yardım etmesi bunun
delillerindendir. Her iki kıssada da adil bir yönetime dikkat
çekilmesi ise şunu göstermektedir: Dünyanın dört bir yanında
güvenliği, huzuru, adaleti ve istikrarı sağlayabilmek için
askeri ve polisiye güçle birlikte, çok güçlü bir hukuk sistemi
de büyük bir önem taşır.
Şeyh Ali Bedevi'nin celi sülüs levhası,
Zümer Suresi 53. ayet: (Benden onlara) De ki: "Ey
kendi aleyhlerinde olmak üzere ölçüyü taşıran kullarım.
Allah'ın rahmetinden umut kesmeyin. Şüphesiz Allah,
bütün günahları bağışlar. Çünkü O, bağışlayandır,
esirgeyendir." |
HEDİYE KABUL ETMEMELERİ
Hz. Süleyman'ın Sebe Melikesi'nin gönderdiği hediyeyi kabul
etmediğini ve hediyeleri getiren elçilere çok hikmetli bir
karşılık verdiğini belirtmiştik. Hz. Süleyman'ın cevabı
şu şekildedir:
(Elçi hediyelerle) Süleyman'a geldiği zaman:
"Sizler bana mal ile yardımda mı bulunmak istiyorsunuz?
Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır;
hayır, siz, hediyenizle sevinip öğünebilirsiniz" dedi. (Neml
Suresi, 36)
Hz. Zülkarneyn de yapacağı yardım karşılığında kendisine
vergi vermek isteyen bu kavme şu karşılığı vermiştir:
Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam
bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha
hayırlıdır… (Kehf Suresi, 95)
Hediyeyi kabul etmeyip, bu teklifi yapan kişilere tüm mülkün
tek sahibinin Allah olduğunu hatırlatmaları onların samimi
birer Müslüman olduklarının bir delilidir. Bu örnekler her
Müslüman lider için çok önemli öğütler taşımaktadır.
| Size verilen
herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli
faydalanması)dır. Allah katında olan ise, daha hayırlı
ve daha süreklidir...
(Şura Suresi, 36)
Ve sizi onların topraklarına, yurtlarına, mallarına
ve daha ayak basmadığınız bir yere mirasçı kıldı.
Allah, herşeye güç yetirendir.
(Ahzab Suresi, 27) |
DAİMA ALLAH'A YÖNELİP DÖNMELERİ
Hz. Süleyman'ın güzel ahlak özelliklerinin anlatıldığı
bölümde, onun her an Allah'a yönelip dönen, ihlas sahibi
bir kul olduğunu ayetlerle açıklamıştık. Süleyman Peygamber
herhangi bir başarı elde ettiğinde, bir zafer kazandığında
ya da Allah'tan kendisine bir nimet verildiğinde hemen Allah'a
yönelip O'nu tesbih etmekte, tüm gücün Allah'a ait olduğunu
zikretmektedir. Hz. Zülkarneyn de aynı güzel ahlaka sahiptir.
Söz konusu kavmi bozgunculardan korumak için yaptığı seddin
etkili olması karşısında Allah'ı şöyle zikretmiştir:
Böylelikle, ne onu aşabildiler, ne onu delmeye
güç yetirebildiler. Dedi ki: "Bu benim Rabbimden bir rahmettir.
Rabbimin va'di geldiği zaman, O, bunu dümdüz eder; Rabbimin
va'di haktır." (Kehf Suresi, 97-98)
CİNLERE HÜKMETMELERİ
Bilindiği gibi Peygamberimiz, geçmişte yeryüzünde büyük
hakimiyet kurmuş iki liderin Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn
olduğunu bildirmiştir. Bu durumda Hz. Süleyman'da olduğu
gibi, Hz. Zülkarneyn döneminde de cinler üzerinde bir hakimiyet
kurulmuş olması söz konusu olabilir. İnsanların, kendilerine
karşı Hz. Zülkarneyn'den yardım istedikleri Yecüc ve Mecüc
isimli kavmin de bir cin topluluğu olma ihtimali olabilir.
Bu iki kıssada ve özellikle de Hz. Süleyman'la ilgili anlatılanlarda
yoğun olarak cinler konusundan söz edilmesi, muhtemelen
ahir zamana da işaretler içermektedir. Allah, ahir zamanda
da cinleri ve şeytanları insanların hizmetine verecek olabilir.
(En doğrusunu Allah bilir)
KATRAN VEYA ERİMİŞ BAKIR MADENİ KULLANMALARI
Hz. Zülkarneyn, Yecüc ve Mecüc'ü, ayette "aynel kıtri"
olarak geçen maddeyi kullandığı bir set inşa ederek etkisiz
hale getirmiştir:
"Bana demir kütleleri getirin", iki dağın
arası eşit düzeye gelince, "Körükleyin" dedi. Onu ateş haline
getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: "Bana
getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim." (Kehf Suresi,
96)
"Aynel kıtri" kelime anlamı olarak "erimiş bakır madeni"nin
yanı sıra "katran" manasına da gelmektedir. Kuran'da Hz.
Zülkarneyn'in kullandığı "aynel kıtri"nin Hz. Süleyman'ın
da emrine verildiği şöyle bildirilir:
Süleyman için de, sabah gidişi bir ay, akşam
dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik); erimiş
bakır madenini (aynel kıtri) ona sel gibi akıttık. Onun
eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler vardı.
Onlardan kim bizim emrimizden çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın
ateşin azabından taddırırdık. (Sebe Suresi, 12)
|
Ayetteki "aynel
kıtri" ifadesi ile eritilmiş bakır ya da katranın
Hz. Süleyman'ın ve Hz. Zülkarneyn'in emrine verildiği
bildirilmektedir. Resimlerde bakır ve katranın kullanımıyla
ilgili örnekler görülmektedir. |
Hem Hz. Zülkarneyn'in hem de Hz. Süleyman'ın "aynel kıtri"yi
kullanması dikkat çekici bir benzerliktir. Hz. Süleyman,
emrine verildiği bildirilen bu madde sayesinde kendi dönemindeki
cinler ve şeytanlar üzerinde hakimiyet kurmuş olabilir.
"Aynel kıtri" olarak geçen bu maddenin katran olma ihtimali
vardır. Katran "gömlekleri katrandandır..." (İbrahim Suresi,
50) ayetiyle bildirildiği gibi cehennemde de bulunan
bir maddedir.
Ayette Hz. Süleyman'ın emrine verilen bu maddeden bahsedildikten
hemen sonra, cinlerin de ona hizmet ettiğinden söz edilmesi
dikkat çekicidir. Hz. Süleyman da, Hz. Zülkarneyn de cinleri
kontrol altına almak için bu maddeyi kullanmış olabilirler.
Bu maddenin, cinlere etki eden bir özelliği olabilir. (En
doğrusunu Allah bilir)
AHİR ZAMANA YÖNELİK MÜJDELER
Hz. Süleyman'ın ve Hz. Zülkarneyn'in yaşadıkları dönemlerde
gerçekleşmiş olan bu dünya hakimiyeti tüm Müslümanlar için
çok büyük bir müjdedir. Çünkü bu kıssalarda ahir zamana
yönelik önemli işaretler bulunmaktadır.
Allah'ın sınırlarını titizlikle koruyan, İslam ahlakını
dünya üzerinde hakim kılmak için ciddi bir çaba sarf eden
ve hiçbir zorluk karşısında yılgınlık göstermeyen Müslümanlar,
tarihin her döneminde mutlaka üstün geleceklerdir. Allah'ın
yardımı ve desteği mutlaka onların yanında olacaktır. Hz.
Süleyman ve Hz. Zülkarneyn yukarıda saydığımız özelliklerinin
dünyadaki karşılığını güçlü bir hakimiyetle (ve elbette
Allah'ın diğer pek çok manevi lütfu ile) almışlardır. Ahir
zamanda aynı hakimiyet Allah'ın izniyle mutlaka gerçekleşecektir.
Bu, Allah'ın iman edenlere bir vaadidir. Bu hakimiyeti gerçekleştirecek
olanlar ise, Peygamberimizin çeşitli hadislerinde de işaret
edildiği gibi, söz konusu üstün vasıfları asırlardır karakterinde
taşıyan şerefli Türk Milleti olacaktır.
Üç kıtaya nizam vermiş Osmanlı İmparatorluğu'nun mirasçısı
olan Türk Milleti, İslam ahlakını tüm dünya üzerinde hakim
kılacak ve dünya halklarının özlemini çektikleri huzuru,
barışı, sevgi ve neşe dolu bir dünyayı mutlaka oluşturacaktır.
Adaletli, hoşgörülü, merhametli ve inanç sahibi Türk Milleti,
bu görevi hakkıyla yerine getirecektir.
| Böylelikle,
bununla size hurmalıklardan, üzümlüklerden bahçeler-bağlar
geliştirdik...
(Müminun Suresi, 19)
|
|