|
HAZRETİ SÜLEYMAN
"Biz
Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. O, ne güzel kuldu.
Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip-dönen biriydi."
(Sad Suresi, 30)
İnsanlara bir rahmet
ve hidayet rehberi olarak indirilen Kuran'da Peygamberimiz
Hz. Muhammed'in yaşadıklarından, inkar edenlere yönelik
tebliğinden ve Allah'ın dinini yaymak için yaptığı büyük
mücadeleden çok önemli hikmetler aktarılır. Aynı şekilde
Peygamberimizden önce yaşamış olan Hz. Musa, Hz. Yusuf,
Hz. İsa, Hz. Yunus, Hz Lut, Hz. Nuh, Hz. Şuayb ve Hz. Salih
gibi birçok elçinin hayatları hakkında da önemli bilgiler
verilir. Onlar da, Peygamberimiz gibi, insanları Allah'a
iman etmeye davet edip ahiret gününe karşı uyarmakla, güzel
ahlakın toplum içinde benimsenmesi amacıyla hak dinin tebliğini
yapmakla sorumlu kılınmışlardır.
Ayetlerde elçilerin güzel ahlakları, samimi duaları, zorluklar
karşısındaki tavırları ve ihlaslı çabaları tüm insanlara
bir öğüt ve hatırlatma olarak tarif edilir. Ve Allah insanlara,
bu kutlu elçilerin gösterdikleri yola uymalarını, onlara
itaat etmelerini öğütler. Bu hidayet önderlerinin yolunda
ilerleyen, sakınan ve davranışlarını düzeltenlerin, dünya
ve ahiret hayatları boyunca bir korku ya da üzüntü yaşamayacaklarını
müjdeler. (Araf Suresi, 35) Elçilerin gönderilme amaçları
Nisa Suresi'nde şu şekilde bildirilir:
Biz elçilerden hiç kimseyi ancak Allah'ın
izniyle kendisine itaat edilmesinden başka bir şeyle göndermedik...
(Nisa Suresi, 64)
İşte Kuran'da bu değerli ve kutlu insanlar arasında adı
geçen peygamberlerden biri de Hz. Süleyman'dır. Hz. Süleyman
Hz. Nuh'un soyundan gelen, kendisine Allah katından hidayet
ve yüksek ilim verilen bir peygamberdir. Kuran'da Hz. Süleyman
ile ilgili olarak şöyle buyurulmaktadır:
… Bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u,
Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u, Musa'yı ve Harun'u hidayete
ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
(En'am Suresi, 84)
Allah Hz. Süleyman'ı İsrailoğulları'na bir uyarıcı ve korkutucu
olarak göndermiştir. Ve o, Allah katından vahiy alan peygamberlerden
biridir:
Nuh'a ve ondan sonraki peygamberlere
vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e,
İshak'a, Yakub'a, torunlarına, İsa'ya, Eyyub'a, Yunus'a,
Harun'a ve Süleyman'a da vahyettik. Davud'a da Zebur verdik.
(Nisa Suresi, 163)

Kitabın ilerleyen bölümlerinde detaylı olarak göreceğimiz
gibi, Allah Hz. Süleyman'a büyük bir saltanat, eşsiz bir
zenginlik, cinler ve kuşlarla desteklenmiş çok güçlü ordular
ve üstün ilimler lütfetmiştir. Yaşadığı topraklarda hayatı
boyunca adaletle hükmetmiş, yüksek yöneticilik ve hakimlik
vasfı ile farklı toplulukları hizmetinde toplamıştır. Ancak
kainattaki tüm ilimlerin, mülkün ve hükmün gerçek sahibinin
alemlerin Rabbi olan Allah olduğunu her zaman bilerek, her
işinde Allah'a yönelmiş (Sad Suresi, 30), O'na karşı olan
boyun eğici ve teslimiyetli tavrını hayatı boyunca muhafaza
etmiştir.
Bu kitabı yazmaktaki amacımız da, Allah'ın, birçok yönden
insanlara üstün kıldığı Hz. Süleyman'ı Kuran'da tarif edilen
özellikleriyle insanlara tanıtmak, Rabbimizin bu seçkin
kulunun örnek ahlakı üzerinde derin derin düşünmektir. Hz.
Süleyman'dan bahseden ayetler öğüt almak amacıyla incelendiğinde,
her birinin günümüze de ışık tutan pek çok önemli öğüt ve
dersler taşıdığı görülecektir.
Bu kitabın yazılmasındaki bir diğer amaç ise, söz konusu
kıssanın birçok yönüyle ahir zamana bakıyor olmasıdır. Bilindiği
gibi ahir zaman, kıyamete yakın bir vakitte Kuran ahlakının
tüm dünya üzerinde hakim olacağı ve insanlar arasında yaygın
olarak yaşanacağı bir dönemdir. Geçmiş dönemlerde yaşanan
ahlaksızlıklar, baskılar, zulümler, adaletsizlikler ve dejenerasyon
bu kutlu dönemde ortadan kalkacak, her türlü sıkıntının
yerini bereket, bolluk, zenginlik, güzellik, barış ve huzur
alacaktır. Teknolojide çok büyük gelişmeler yaşanacak ve
bunlar tüm insanların hayrı ve rahatlığı için kullanılacaktır.
"Biz Davud'a Süleyman'ı armağan
ettik. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a)
yönelip-dönen biriydi."
(Sad Suresi, 30) |
Peygamber Efendimizden nakledilen hadislerde ahir zamanın
pek çok özelliği tarif edilmektedir. Bu dönemde, Allah,
Hadi (hidayet veren) sıfatını taşıyan bir şahs-ı maneviyi
(Mehdi) vesile edecek, inkarcı felsefe ve ideolojileri ortadan
kaldıracak ve dünyanın dört bir yanında devam eden zulüm
ve kargaşayı sona erdirecektir. Mehdi'nin en önemli görevi,
dinin Peygamberimiz dönemindeki şekliyle yaşanmasını sağlamak,
Kuran ahlakını insanlar arasında hakim kılmak, tüm dünyada
huzuru ve barışı tesis etmektir. Peygamber Efendimizin aşağıdaki
hadisinde ise Mehdi'nin Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn ile
ortak bir özelliğine dikkat çekilmektedir:
Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya
hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il
Muntazar, s. 29)
Yukarıdaki hadiste, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde
yaşanan yeryüzü hakimiyetiyle, Mehdi döneminde yaşanacak
olan hakimiyetin birbiriyle çok benzeyeceğine dikkat çekilmektedir.
İşte bu nedenle Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemini
anlatan ayetler bu bakış açısıyla incelendiğinde, her birinin
ahir zamana ve Altınçağ'a yönelik çok önemli işaretler içerdikleri
görülür. (Hz. Zülkarneyn dönemi ile ahir zaman bağlantısını
Kehf Suresi'nden Ahir Zamana İşaretler isimli kitabımızda
okuyabilirsiniz.) Nitekim ahir zamanda bilim ve teknoloji
alanında yaşanacak olan gelişmeler, ekonomik ve sosyal hayattaki
ilerlemeler Hz. Süleyman kıssasındaki pek çok açıklamayla
çok büyük benzerlikler taşımaktadır. Ayetlerdeki bu anlatımlar
iman edenlerin dünya üzerinde gelişen olayları daha geniş
bir perspektiften değerlendirmelerine vesile olan, ufuklarını
açan, çok hikmetli açıklamalardır. Bu kitabın bir amacı
da tüm insanları ahir zamanın bu müjdesi üzerinde düşünmeye
ve bunun şevk ve heyecanını birbirleriyle paylaşmaya teşvik
etmektir.
Bilinmelidir ki, ahir zamanın en büyük müjdesi
olan Mehdilik görevi, yüksek ahlak sahibi Türk Milleti'nin
şahs-ı manevisinde tecelli etmektedir. Yüce milletimiz,
sahip olduğu Osmanlı mirası ile giderek büyüyüp gelişmeye
başlamış, Kuran ahlakının bereketiyle tıpkı Hz. Süleyman
dönemindeki gibi süper bir devlet olma yolunda büyük adımlar
atmıştır. İçinde bulunduğumuz yüzyıl, Allah'ın izniyle,
milletimizin Kuran ahlakını temel alarak tüm insanlığı karanlıktan
aydınlığa çıkaracağı kutlu bir dönem olacaktır. Bizce Mehdilik
budur.
|