HZ.İSA GELECEK
Hani Melekler, dediler ki: "Meryem,doğrusu
Allah kendinden birkelimeyi sana müjdelemektedir.
Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir.O, dünyada ve ahirette
'seçkin,onurlu, saygındır' ve (Allah'a)
yakın kılınanlardandır.." (Al-i İmran Suresi, 45)
SONSÖZ
Hz. İsa'nın Allah katından dünyaya yeniden gönderilişi
kuşkusuz insanlık tarihinde çok az kişiye nasip olabilecek
ilahi bir müjdedir. O, Allah'ın tüm insanlara "kurtarıcı"
olarak gönderdiği mübarek bir kişidir. Nitekim dünya üzerindeki
kargaşa ve zulüm ortamının arttığı dönemlerde insanlar daima
Allah'tan bir "yardım eden" talep etmişler; Allah da onlara
icabet etmiştir:
Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: "Rabbimiz,
bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir
veli (koruyucu, sahib) gönder, Bize katından bir yardım
eden yolla" diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf
bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)
Daha önce de belirttiğimiz gibi, içinde yaşadığımız dönemde
bizler için bu kurtarıcı, Kuran ahlakının hakimiyetidir.
Hz. İsa geldiği dönemde ise Allah'ın emrettiği bu ahlakı
sahiplenecek, onu dünya üzerindeki tüm insanlara duyurmak
için çaba harcayacaktır.
Bu mübarek dönemi ve insanı bekleyen kişilere düşen; Hz.
İsa, nasıl ki tüm müminleri sahiplenecekse, onu sahiplenmeleri,
ona tabi olup, kendisinin destekçisi ve savunucusu olmaları,
ilk gelişinde olduğu gibi, "Allah yolunda benim yardımcılarım
kim?" sorusunu kesinlikle tekrar kendisine sordurtmamalarıdır.
Aksi takdirde, bunu uygulamayan kişilerin dünyada ve ahirette
onulmaz bir pişmanlık ve çok acıklı bir azapla karşılaşmaları
muhtemel olur. Allah'ın Kuran'da nankörlük yapan kullarına
yönelttiği tehdidi son derece açıktır:
Sonra birbiri peşi sıra elçilerimizi gönderdik;
her ümmete kendi elçisi geldiğinde, onu yalanladılar. Böylece
biz de onları (yıkıma uğratıp yok etmede) kimini kiminin
izinde yürüttük ve onları (tarihin anlatıp aktardığı) bir
olay kıldık. İman etmeyen kavim için yıkım olsun. (Müminun
Suresi, 44)
Öte yandan; onu izleyenler, candan savunup destekleyenler
ve onun ahlakıyla ahlaklananlar ise Allah'ın rızasını, rahmetini
ve sonsuz cennetini umabilirler. Bu da Allah'ın iman edenlere
kesin bir vaadi ve müjdesidir:
İman edip salih amellerde bulunanları karanlıklardan
nura çıkarması için Allah'ın apaçık ayetlerini size okuyan
bir elçi de (gönderdik). Kim iman edip salih bir amelde
bulunursa, (Allah) onu içinde süresiz kalıcılar olmak üzere
altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Allah, gerçekten
ona ne güzel bir rızık vermiştir. (Talak Suresi, 11)
Dilediği kullarını böylesi büyük bir olayla şereflendiren
ve ahiretleri için bu büyük fırsatı yaratan Allah'a şükürler
olsun.
Gönderilmiş (peygamber)lere selam olsun.
Ve alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd olsun.
(Saffat Suresi, 181-182) |