HZ.İSA GELECEK
Hani Melekler, dediler ki: "Meryem,doğrusu
Allah kendinden birkelimeyi sana müjdelemektedir.
Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir.O, dünyada ve ahirette
'seçkin,onurlu, saygındır' ve (Allah'a)
yakın kılınanlardandır.." (Al-i İmran Suresi, 45)
RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI'NDA HZ. İSA
Yüzyılımızın en büyük İslam alimlerinden biri olan Bediüzzaman
Said Nursi, bir Kuran tefsiri olan Risale-i Nur Külliyatı'nda,
ahir zaman ve Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez gelişi konusuna
geniş yer ayırmıştır.
Günümüzde Müslüman toplulukların birçok konuda birbirlerinden
farklı düşünce yapıları içinde oldukları bir gerçektir.
Ancak farklı kültürlerden çok sayıda Müslümanın kabul ettiği
bir gerçek, Bediüzzaman'ın hicri 13. asrın en önemli alimi
olduğudur. İşte bu nedenle Bediüzzaman'ın ahir zaman konusunda
yaptığı detaylı izahlar, Müslümanlar için büyük önem taşımaktadır.
Bediüzzaman ahir zamanla ilgili olan açıklamalarında, iki
büyük felsefi akımın yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağını
ve bu akımların dinsizliği hakim kılmak için çaba sarf edeceklerini
vurgular. Bu akımlardan birincisi İslam ahlakını içten tahrip
etmeye çalışacak olan akımdır. İkincisi ise Allah'ı açıkça
inkar eden, maddenin ezelden beri var olduğunu, sonsuza
kadar da var olacağını öne süren ve canlılığın cansızlıktan
tesadüfen ortaya çıktığını savunan maddeci ve tabiatçı anlayış,
yani materyalizm ve natüralizmdir. (Natüralizm, Darwin'in
evrim teorisinin felsefi boyutu olarak da bilinir.)
Bu tanımlama elbette Allah'ın varlığını inkar eden bütün
fikir akımlarına da temel teşkil etmiştir. Materyalistler
tarihin en eski çağlarından beri bütün hak dinlere karşı
cephe almışlar, bu yolda karşılarına çıkanlarla mücadele
etmiş, halklara zulmetmiş, savaşlar çıkarmış, her türlü
yozlaşmanın en ön safhalarında yer almışlardır.
Hz. İsa da yeryüzüne tekrar döndüğünde bu maddeci ve tabiatçı
akımlarla mücadele edecek ve Allah'ın izniyle onlara karşı
galip gelecektir. Bediüzzaman, külliyatında bu materyalist
akıma şöyle dikkat çekmektedir:
İkinci cereyan ise: Tabiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd
eden bir cereyan-ı nemrudane, gittikçe ahir zamanda felsefe-i
maddiye vasıtasıyle intisar ederek kuvvet bulup, uluhiyeti
inkar edecek bir dereceye gelir. (İkinci akım ise: Materyalist
felsefenin sonucunda oluşan, inkarcı -nemrudane- bir akımdır
ki ahir zamanda gelişir, Allah'a inancı inkar edecek bir
dereceye gelir.) (Mektubat, s.53)
Bediüzzaman, inkarın hakim olduğu böyle bir dönemde Hz.
İsa'nın yeniden dünyaya döneceğini müjdelemektedir. Bediüzzaman'ın
sözlerinde haber verdiği gibi, Hz. İsa yeryüzüne ikinci
kez gelişinde Kuran'la hükmedecektir. Hz. İsa Hıristiyanlığı
tüm hurafelerinden temizleyecektir. Ve Hıristiyanlık ile
Müslümanlık birleşerek dinsizlik akımına karşı Kuran ahlakını
yaşayarak üstün geleceklerdir. Risale-i Nur'da bu konuyla
ilgili aktarılanlar şöyledir:
İşte böyle bir sırada, o cereyan pek kuvvetli göründüğü
bir zamanda, Hazreti İsa (a.s)'ın şahsiyet-i maneviyesinden
ibaret olan hakiki İsevilik dini zuhur edecek, yani rahmet-i
İlahiyenin semasından nüzul edecek; hal-i hazır Hıristiyanlık
dini o hakikata karşı tasaffi edecek, hurafattan ve tahrifattan
sıyrılacak, hakaik-i İslamiye ile birleşecek; manen Hıristiyanlık
bir nevi İslamiyet'e inkilab edecektir... Ve Kuran'a iktida
ederek, o İsevilik, şahs-ı manevisi, tabi; ve İslamiyet,
metbu' makamında kalacak. Din-i hak, bu iltihak neticesinde
azim bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik cereyanına karşı ayrı
ayrı iken mağlub olan İsevilik ve İslamiyet; ittihad neticesinde,
dinsizlik cereyanına galebe edip dağıtacak istidadında iken
alem-i semavatta cism-i beşerisiyle bulunan şahs-ı İsa Aleyhisselam,
o din-i hak cereyanının başına geçeceğini bir Muhbir-i Sadık,
bir Kadir-i Külli Şey'in vaadine istinad ederek haber vermiştir.
Madem haber vermiş, haktır, madem Kadir-i Külli Şey vaat
etmiş elbette yapacaktır. (İşte böyle bir sırada, bu akımın
çok kuvvetli göründüğü bir anda, Hz. İsa'nın manevi şahsiyetinden
ibaret olan hakiki İsevilik dini ortaya çıkacak, yani ilahi
rahmetin semasından nüzul edecek. Şu andaki Hıristiyanlık
dini, o gerçek karşısında tasaffi edecek, hurafelerden ve
bozulmalardan arınacak, gerçek İslam ile birleşecektir.
Manevi olarak Hıristiyanlık bir bakıma İslamiyet'e dönüşecektir.
Ve Kuran'a uyarak, Hıristiyanlık, şahsı manevisi itaat eden
ve İslamiyet ise itaat edilen makamında olacak. Gerçek din
bu birleşme neticesinde büyük bir kuvvet bulacaktır. Dinsizlik
akımına karşı ayrı iken mağlup olan İsevilik ve Müslümanlık,
birleşme sonucunda dinsizlik akımını yenip dağıtacak güçtedir.
Gökler aleminde cismiyle beraber bulunan Hz. İsa'ın, o hak
dinin başına geçeceğini bir doğru haberci, herşeye gücü
yetenin sözüne dayanarak haber vermiştir. Madem haber vermiş,
haktır, madem Herşeye Gücü Yeten vaat etmiş, elbette yapacaktır.)
(Mektubat, s. 53-54)
Bediüzzaman Said Nursi, Hz. İsa'nın yeryüzüne ikinci kez
dönüşünü anlattığı tüm açıklamalarında onun o dönemdeki
tüm inkarcı sistemleri ortadan kaldıracağına ve bunu yaparken
de Müslümanlardan çok büyük destek göreceğine işaret etmektedir.
Hz. İsa, İslam dünyasında Kuran ahlakının tebliğ edilmesinde
lider görevini üstlenen salih kişiyle birlik olup, inkarcı
sistemin zulmünü ortadan kaldıracaktır:
Şahs-ı İsa Aleyhisselam'ın kılıncı ve maktul olan şahs-ı
Deccal'in, teşkil ettiği dehşetli maddiyunluk ve dinsizlik
azametli heykeli ve şahs-ı manevisini mahvedecek ancak İsevi
ruhanileridir ki; o ruhaniler, din-i İsevinin hakikatini
hakikat-i İslamiye ile mezcederek o kuvvetle onu dağıtacak,
manen öldürecek. Hatta "Hazret-i İsa Aleyhisselam gelir.
Hazret-i Mehdi'ye namazda iktida eder, tabi olur." Diye
rivayeti bu ittifaka ve hakikat-i Kuraniyenin mutbuiyetine
ve hakimiyetine işaret eder. (Şualar, s.493) |