|
Sperm ve Yol Bulmadaki
Üstün Kabiliyeti
Almanya'nın Ruhr Üniversitesi profesörü fizyolog
Hanns Hatt (57), sperm lerin ana rahminde yumurtalığa ulaşabilmek
için yollarını “koklayarak” bulduklarını açıkladı.
Hatt'ın, yaptığı araştırmalar sırasında, sperm
lerin ve insanların derilerinin de koku alabildiğini tespit
ettiği kaydedildi.
Washington Üniversitesi Fizyoloji ve Biyofizik
departmanından Babcock ise konuyla ilgili olarak, “araştırmalar
gösteriyor ki yumurta, spermi “koklama” kabiliyetini
göz önüne alarak seçiyor olabilir” dedi.
Sperm ve Zorlu Yolculuğu
İnsan bedenini oluşturan 60-70 kiloluk et ve kemik
kütlesinin özü başlangıçta bir damla suda toplanmıştır. Akıl
sahibi, duyan, gören, işiten ve vücut yapısı olarak oldukça
karmaşık bir yapıda olan insanın bir damla sudan meydana
gelmesi şüphesiz ki olağanüstü bir gelişimin sonucudur. Bu
bir damla suyun yalnızca küçük bir bölümünü oluşturan spemlerin
yapıları ve yerine getirdikleri görevlerse gerçekten hayranlık
vericidir.
Yeni bir insan yaratılmasının ilk basamağı olacak
sperm ler erkek vücudunun "dışında" üretilirler. Bunun sebebi
üretimin, ancak vücut ısısının yaklaşık 2 oC altında
gerçekleşebilmesidir. Bu ısının sabitlenmesi için ayrıca
testislerin üstüne yerleştirilmiş özel deri de çalışır. Bunun
fonksiyonu soğukta büzüşerek, sıcakta ise genleşip terleyerek
gerekli olan ısıyı sabit tutmaktır.
Testislerde dakikada ortalama 1000 adet üretilen
sperm ler, erkekten kadının yumurtalarına doğru yapacakları
yolculuk için, sanki oradaki ortamı "biliyormuşcasına" özel
bir tasarıma sahiptirler. Sperm; baş, boyun ve kuyruktan
oluşur. Kuyruğu, sperm in bir balık gibi ana rahminde ilerlemesini
sağlayacaktır.
Bebeğin genetik şifresinin bir bölümünü barındıracak
olan baş kısmı ise özel bir koruyucu zırhla kaplanmıştır.
Bu zırhın faydası anne rahminin girişinde fark edilir: Buradaki
ortam son derece asidiktir. Sperm in, bu asidin varlığını
bilen "birisi" tarafından koruyucu bir zırhla kaplandığı
ise son derece açıktır. Bu asidik ortamın da nedeni annenin
mikroplardan korunmasıdır.
Meni içindeki sıvılar sperm lerin gerek duyduğu
enerjiyi karşılayacak olan şekeri içerir. Ayrıca baz özelliğiyle
ana rahminin girişindeki asitleri nötralize etmek, sperm
in hareket edeceği kaygan ortamı sağlamak gibi görevleri
de vardır. Burada da yine iki ayrı ve bağımsız varlığın birbiriyle
kusursuz bir uyum içinde yaratıldığını görüyoruz.
Sperm ler yumurtaya varana kadar annenin vücudunda
zorlu bir yolculuk geçirirler. Kendilerini ne kadar savunurlarsa
savunsunlar, 200-300 milyon sperm den yumurtaya ulaşanların
sayısı bini pek aşamaz.
Sperm yumurtaya uygun olarak düzenlenirken, çok
ayrı ve farklı bir ortamda da yumurta yeni bir hayat için
tohum olmaya hazır hale getirilmektedir... Kadının haberi
bile yokken, yumurtalıklarda oluşan bir yumurta önce karın
boşluğuna bırakılır ve hemen sonra ana rahminin fallop tüpü
denen uzantılarının ucunda yer alan kollar sayesinde yakalanır.
Ardından yumurta fallop tüpünün iç yüzeyindeki tüylerin hareketiyle
ilerlemeye başlar. Büyüklüğü ise bir tuz tanesinin ancak
yarısı kadardır.
Yumurta Sperm Buluşması
Yumurta sperm buluşmasının yeri fallop tüpüdür.
Burada yumurta özel bir sıvı salgılamaya başlar. İşte bu
sıvı sayesinde spermler yumurtanın yerini bulurlar. Dikkat
edelim: Yumurta "salgılamaya başlar" derken bir insandan
ya da şuurlu bir varlıktan söz etmiyoruz. Bu ufacık protein
yığınının, "kendi kendine" böyle bir şeye "karar vermesi",
daha da ötesi spermi kendine çekecek bir kimyasal bileşim "hazırlayıp" salgılaması
tesadüfle açıklanamaz. Ortada açık bir tasarım vardır.
Özetle, vücudun üreme sistemi özellikle yumurtayla
spermi buluşturacak şekilde hazırlanmıştır. Ve kadın üreme
sistemi sperm lere, spermler de kadın vücudundaki ortama
uygun olarak yaratılmıştır.
İnsan Bedeni Herşeyiyle Allah’ın
Sonsuz İlminin Delillerinden Biridir
İşte bilim adamlarının son araştırmaları, mucizevi doğum
olayının sadece bu aşamasıyla, yani spermin nasıl olup da
uzun yolculuğu sonunda yumurtayı bulabildiğiyle ilgilidir.
Araştırmalar spermlerin “koku aldıklarını” göstermektedir.
Bu bilgi karşısında tekrar durup düşünmek gerekir. Kokuyu
alan, bir burnu ve aldığı kokuyu yorumlayan bir beyni olan,
bu yoruma göre kararlar alıp uygulayan bir canlı mıdır? Elbette
hayır. Bu, boyu yalnızca milimetrenin yaklaşık %1'i kadar
olan bir sperm dir. Bir spermin yumurtadan salgılanan sıvının
kokusunu alabilmesi de onun Yüce Allah tarafından tasarlanıp
yönlendirildiğinin açık bir kanıtıdır.
Tüm bu sistemler, herşeyin Yaratıcısı olan Allah'ın sonsuz
kudretinin ve ilminin birer delilidir. Allah insan bedeninin
derinliklerinde, gözle görülmeyecek kadar küçük noktalarda,
insan zihninin kavrayış kapasitesini çok aşan mucizeler yaratmaktadır.
Bedenlerimizde gerçekleşen bu mucizeler bizlere, insanın
kendisi de dahil olmak üzere herşeyin üzerinde tek hakimin
Yüce Allah olduğunu hatırlatmaktadır:
“… Şüphesiz senin Rabbin,
mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir; hem
sizi topraktan inşa ettiği (yarattığı) ve siz daha annelerinizin
karnında cenin halinde bulunduğunuz zaman da. Öyleyse kendinizi
temize çıkarıp-durmayın. O, sakınanı daha iyi bilendir.” (Necm
Suresi, 32)
1- http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0,,sid~1@w~5@nvid~526376,00.asp
2- http://pubs.acs.org/cen/topstory/8113/8113notw10.html
3- http://www.harunyahya.org/bilim/dusuneninsanlar/dusunen2_1.html
|