Dünyanın En Büyük Pelikanı İlk Uçuşuna Hazırlanıyor
1967 yılında ABD casus uyduları Hazar Denizi üzerinde hareket eden
dev bir cisim belirledi. Yetkililer derhal bu durumdan haberdar
edildi. Bir grup araştırmacı Washington'ın dışında Savunma ve İstihbarat
Ajansı DIA'nın "Yeşil Oda" olarak adlandırılan bölümünde bu durumu
konuşmak amacıyla bir araya geldi. Cisim uçağa benziyordu ama bilinen
en büyük yolcu uçağından iriydi. Devasa bir yapıya sahipti ama kanatları
oldukça küçüktü. Uçması imkansız görünen bu şey odadaki yetkilileri
oldukça şaşırtmıştı. Bir ordu albayı, 'bu bir canavar' dedi. Bir
diğeri ise 'evet' diye cevap verdi ve 'Loch Ness Canavarı' dedi."
(1)
Bu cisim gerçekten neydi ve nasıl çalışıyordu? Ruslar onunla ne
yapmayı planlıyorlardı? Cevaplar sonraki 10 yıl boyunca yavaş yavaş
geldi: O bir 'Ekranoplan'dı. Uçakların yapamadığı bir şeyi "su üzerinde
alçak irtifa uçuşu"nu yapıyordu, hem de uzun süreli olarak. Ekranoplan,
Rotislav Alexeyev isimli bir Rus tarafından icat etmişti.

Rus Mühendislerinin
Hazar Denizi üzerinde denediği Ekranoplan |
Bugün Boeing'teki mühendisler Ekranoplan'dan yola çıkarak suyun
biraz üstünde kayan dev bir kargo uçağı dizayn ediyorlar. Bunu yapmak
için de kendilerine su kuşlarını örnek alıyorlar, zaten projenin
ismi de "Pelikan Projesi", çünkü mühendisler bu uçağı pelikandan
ilham alarak tasarlıyorlar.
Pelikan ve diğer bazı su kuşları hiç güç sarf etmeden kanatları
açık biçimde su yüzeyinin hemen üstünde uzun süre süzülerek uçabilirler.
Skimmer adıyla da bilinen makas kuşu da bu kuşlardan biridir. Makas
kuşu suyla temas ettiğinde tüylerinin birbirine yapışmasını önleyen
yağdan yoksundur. Bu nedenle diğer su kuşları gibi avlanmak için
dalış yapması imkansızdır. Ancak bu onun için hiçbir zaman bir problem
oluşturmaz. Çünkü Yüce Allah onu kusursuz bir tasarım ile yaratmıştır.
Kuşun alt gagası üsttekinden daha uzundur ve uçları dokunmaya karşı
son derece hassastır. Makas kuşu alt gagasını suya sokarak dakikalarca
su yüzeyi üzerinde uçabilir. Bu uçuş sırasında gagasına bir av temas
ettiğinde ise hemen onu yakalayabilir.
Acaba uçaklar neden pelikan ya da makas kuşu gibi su üzerinde uçamazlar?
Bizler görmeyiz ama altlarındaki hava uçakları taşır. Ancak sıradan
bir jet uçağı yere yaklaşınca hava, taşıyıcı yastık etkisini kaybeder
ve uçağın altından hızla kaçar. Uçağın alçakta tutunabilmesi için
motorlarının çok daha büyük bir güçle çalıştırılması gerekir. Bu
ise teknik açıdan hem çok zordur, hem de büyük miktarlarda yakıt
gerektirir. Dolayısıyla uçakların mevcut aerodinamik yapılarıyla
uzun süre alçak irtifada uçuş yapmaları oldukça zordur. (2)
 |
Bu durumda "Peki ama makas kuşu ve pelikanın su üzerinde uçabilmek
için normalden fazla sayıda ve daha hızlı kanat çırpması gerekmiyor
mu?" diye düşünebilirsiniz. Ancak bu doğru bir düşünce olmaz, çünkü
pelikan da makas kuşu da hiç kanat çırpmaz sadece su üzerinde süzülürler.
Çünkü onlar çok özel büyük kanat tasarımlarına ve aerodinamik bir
yaratılışa sahiptir. Bu öyle bir yaratılıştır ki tüy yapılarından,
içi boş hafif kemiklerine kadar hiçbir yerlerinde en ufak bir kusur
yoktur. Bu kusursuz yaratılış onların su üzerindeki ince hava tabakası
üzerinde bile tutunarak süzülebilmelerini sağlar. İşte bu nedenle
Boeing'in uçak mühendisleri pelikanınki gibi dev kanatlı bir uçak
yapmayı düşünmüşlerdir.
Pelikan Projesinin müdürü Blaine Rawdon, "Kuşlar özellikle de pelikanlar
yer etkisini mükemmel biçimde kullanıyor" diyor. "Okyanusa yakın
bir yerde yaşıyorum ve pelikanların dalgaların üzerinde süzülmesini
seyrediyorum. Bazen kanatları neredeyse suya değiyor." (3)
Boeing
firması pelikanın kusursuz yaratılışından örnek alarak su üzerinde
uçan dünyanın en büyük kargo uçağını tasarlıyor. Pelikan projesi
dahilinde tasarlanan bu uçağın kanat açıklığı tam 120 m. boyu ise
150 m. Yani yere konduğu zaman bir futbol sahasına bile sığmıyor.
Uçuş menzili ise 18.000 km. Bu, okyanusun üzerinde kıtalararası
kesintisiz bir uçuş yapabildiği anlamına geliyor. Üstelik uçuşunu,
ağırlığı benzerlerinin tam 10 katı iken ve bir gemiden 10 kat daha
hızlı bir şekilde gerçekleştiriyor.
Geleceğin kargo uçağı Pelikan neredeyse suyun 6 metre üzerinde uçabilecek,
dünya yüzeyine yakınlığı sürüklenmeyi (hareketin havaya karşı direncini)
azaltacak ve kanadın verimini artıracak. Yer etkisi olarak bilinen
bu aerodinamik olay, suyun üzerinde uçan ve büyük çaplı yük taşıyan
kargo uçağının yüksek oranda yakıt tasarrufu yapmasını sağlayacak.
Dünyanın
en büyük uçak firması ve bu firmada çalışan onlarca uçak mühendisi
ile yüzlerce teknik eleman... Pelikanın nasıl uçtuğu üzerinde yapılan
araştırmalardan yola çıkarak onu taklit etmeye çalışıyorlar. Bu
durum pelikanın tasarımındaki üstünlüğün açık göstergelerinden sadece
biridir. Evrimciler kuşların sürüngenlerden türediği iddiasındadır.
Ancak kuşlar ve sürüngenler arasındaki yapısal ve metabolik farklılıklar
evrimin olmadığını açıkça göstermektedir. Bu iki canlı türü arasında
yapılacak basit bir karşılaştırma bile her ikisinin de birbirlerinden
çok farklı olduklarını gösterecektir.
Bir kara canlısının kuşa dönüşebilmesi için sadece kanatlarının
olması yeterli değildir. Kara canlısı, kuşların uçmak için kullandıkları
diğer birçok yapısal mekanizmadan yoksundur. Örneğin, kuşların kemikleri
kara canlılarına göre çok daha hafiftir. Akciğerleri çok daha farklı
bir yapı ve işleve sahiptir. Değişik bir kas ve iskelet yapısına
sahiptirler ve çok daha kompleks bir kalp-dolaşım sistemleri vardır.
Bu mekanizmalar, yavaş yavaş, "birikerek" oluşamaz. Kara canlılarının
kuşlara dönüştüğü şeklindeki evrimci senaryo bu gibi nedenler nedeniyle
tamamen bir safsatadır.
| 
Normal bir yolcu uçağı deniz seviyesine
yaklaştığında havada duramaz. Boeing’in yeni projelendirdiği
uçak ise pelikanlardan örnek alınan tasarımı sayesinde su
üzerinde uçabilir. |
Aslında birçok evrimci bu konudaki iddialarının ne
kadar tutarsız olduğunun farkındadır. Bunlardan biri de bir Türk:
Engin Korur. Korur, kanatların evrimleşmesinin imkansızlığını şöyle
itiraf ediyor:
"Gözlerin ve kanatların ortak özelliği ancak bütünüyle gelişmiş
bulundukları takdirde vazifelerini yerine getirebilmeleridir. Başka
bir deyişle, eksik gözle görülmez, yarım kanatla uçulmaz. Bu organların
nasıl oluştuğu doğanın henüz iyi aydınlanmamış sırlarından birisi
olarak kalmıştır." (4)
Kuşlar da diğer tüm canlılar gibi sonsuz ilim sahibi olan Allah
tarafından, uçuş için gerekli tüm özelliklere sahip olarak yaratılmışlardır.
Allah bunu bir Kuran ayetinde şöyle açıklar:
"Göğün boşluğunda boyun eğdirilmiş (musahhar kılınmış) kuşları
görmüyorlar mı? Onları (böyle boşlukta) Allah'tan başkası tutmuyor.
Şüphesiz, iman eden bir topluluk için bunda ayetler vardır."
(Nahl Suresi, 79)
1- http://www.popsci.com/popsci/aviation/article/0,12543,410266-1,00.html
2- http://www.popsci.com/popsci/aviation/article/0,12543,410266-2,00.html
3- National Geographic Türkiye, “Değişimin Kanatları”,
Aralık 2003, sf.121
4- Engin Korur, "Gözlerin ve Kanatların Sırrı",
Bilim ve Teknik, Ekim 1984, Sayı 203, s. 25.
|