PAPAĞANLARIN KİMYA BİLGİLERİ
NEREDEN GELİYOR?
Güney Amerika'da yaşayan bir çeşit papağan
türü, zehirli olmalarına rağmen bu tohumlar ile beslenmeyi
başarır. Papağanın bu davranışı çok hayret vericidir. Çünkü
diğer canlılar tohumlara yaklaşamazken ısrarla zehirli tohumları
yiyen bu kuşlara nasıl hiçbir şey olmamaktadır?
Macaw adı verilen bu papağanlar besleyici
değeri yüksek olan bu zehirli tohumları yedikten hemen sonra
bir kayalığa doğru uçarlar. Oraya vardıklarında burada bulunan
bazı killi kaya parçalarını kemirip yutarlar. Bu, rastgele
yapılan bir hareket değildir. Killi kaya parçalarının özelliği,
tohumların içindeki zehri emmeleridir. İşte bu sayede kuş,
herhangi bir rahatsızlık hissetmeden tohumları sindirebilmektedir.
Bu hayvan, tohumun zehirleyici etkisini teşhis
edecek tıp bilgisine nasıl sahip olmuştur? Peki bu etkiyi
nasıl ortadan kaldıracağını nereden bilmektedir? Zehri etkisiz
hale getirecek bir maddenin killi kayaların içinde bulunduğunu
bilmesini sağlayacak kadar eczacılık eğitimi almış olabilir
mi? Elbette ki bunların hiçbiri olamaz.
Bir insan tohumların zehirli olup olmadığını
bakarak anlayamaz. Tohumun zehrini nasıl etkisiz hale getireceğini
ise tahmin bile edemez. Bunun için ya bir eğitim almış olması
ya da bilen birilerine danışmış olması şarttır. Bu durumda
hiçbir akla ve şuura sahip olmayan bir kuşun, uzun kimyasal
tahlil ve incelemeler sonucunda böyle bir şeyi keşfettiği
elbette ki söylenemez. İnsanların uzun süren bir uzmanlık
eğitiminden sonra ulaştığı bilgilere, Macawların tesadüfen
ulaşması da imkânsızdır. Bu bilgiyi Macawlara herşeyi kusursuz
olarak yaratan ve herşeyi bilen Allah öğretmiştir.
Bu tür örnekler üzerinde derinlemesine düşünmek
canlıların davranışlarının tesadüfen ortaya çıkamayacağını
anlamak için yeterlidir. Bütün canlılar ihtiyaçları olan
bilgilere Allah'ın kendilerine ilham etmesi, öğretmesi sayesinde
kavuşurlar. Hiçbir canlı başıboş, sahipsiz ve sözde tesadüflerin
akışına bırakılmamıştır. Bir Kuran ayetinde Allah'ın tüm
canlılar üzerindeki mutlak kontrol ve hakimiyeti şöyle haber
verilir:
“Ben gerçekten, benim de Rabbim, sizin
de Rabbiniz olan Allah'a tevekkül ettim. O'nun, alnından
yakalayıp-denetlemediği hiçbir canlı yoktur. Muhakkak benim
Rabbim, dosdoğru bir yol üzerinedir.” (Hud Suresi, 56)

|