Kuran Bir Mucizedir
Allah, bundan 14 asır önce,
insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim'i
indirmiş ve tüm insanlığı Kuran'a uyarak kurtuluşa
ermeye davet etmiştir. Ayette de bildirildiği gibi Kuran "alemlere bir zikr (öğüt, hatırlatma, hüküm ve üstün
bir şeref)den başka bir şey değildir." (Kalem
Suresi, 52) Kuran indirildiği günden kıyamet gününe
kadar da, insanlığın yegane yol göstericisi olan son
İlahi kitap olacaktır.
Kuran her çağda yaşayan
her insan grubunun anlayabileceği, kolay ve anlaşılır
bir dile sahiptir. Allah bunu "Andolsun Biz Kuran'ı
zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık..." (Kamer Suresi, 22) ayetiyle bizlere haber verir.
Kuran'ın, aynı zamanda edebi dilinin mükemmelliği,
benzersiz üslup özellikleri ve içerdiği üstün hikmet de,
onun Allah'ın sözü olduğunun kesin delillerindendir.
Nitekim bu gerçeği günümüzde birçok batılı dil bilimci,
felsefeci, fizikçi, biyolog, kimyager ve düşünür tasdik
etmektedir. Bu yazımızı aydınların Allah’ın insanlığa
son mesajı olan Kuran-ı Kerim hakkındaki yorumlarına
ayırdık.
Kuran’ın Mükemmelliği İle İlgili
Yorumlar
“Mekkeliler hala ondan mucize
istiyorlardı ve Hz. Muhammed (sav), dikkate değer bir
cesaretle ve kendinden eminlikle misyonunun teyidi
olarak Kuran'ın kendisine başvurdu. Tüm Araplar gibi
onlar da lisan ve konuşma sanatında uzmandılar. Eğer
Kuran O'nun kendi yazması olsaydı, diğer kişiler onunla
rekabet edebilirdi. Bırakalım onun gibi on ayet
yazsınlar. Eğer yazamazlarsa (ki kesinlikle yazamazlar)
o zaman Kuran'ı açık bir mucize olarak kabul
etsinler.” (Oxford Üniversitesi'nden ünlü Arap dili
uzmanlarından Hamilton Gibb)
“Misyonunun
gerçekliğinin bir kanıtı olarak ne zaman Hz. Muhammed
(sav)'ten bir mucize istense, O, Kuran'ın İlahi
kaynağının bir kanıtı olarak Kuran ifadelerini ve
kıyaslanamaz üstünlüğünü kullanmıştır. Aslında Müslüman
olmayan kişiler için bile hiçbir şey onun anlaşılır bir
bütünlüğe ve kavrayıcı bir tokluğa sahip dilinden daha
harika değildir... Gösterişli ahenklerle dolu seslerin
bolluğu ve olağanüstü ritimler, en düşmanca ve kuşkuyla
yaklaşan kişilerin değişmesinde önemli olmuştur.” (Paul Casanova'nın "L'Enseignement de I'Arabe au College
de France" (Fransız Kolejinde Arap Eğitimi) adlı
makalesinden)
“Kuran Cebrail tarafından Hz.
Muhammed (sav)'e dikte ettirilmiş, kelimesi kelimesine
Allah'ın bir vahyidir. Kendisi ve Allah'ın Peygamberi
Hz. Muhammed (sav)'in doğruluğunu teyit eden bir
mucizedir. Mucizevi niteliği kısmen tarzında yatar -o
kadar mükemmel ve yücedir ki hiçbir insan ve cin en kısa
suresiyle kıyaslanabilecek tek bir sure yazamaz- kısmen
de öğretisinin içeriğinde, gelecek hakkındaki
bilgilerinde ve Hz. Muhammed (sav)'in asla kendi kendine
elde edemeyeceği bilgilerin muazzam derecede
doğruluğunda yatar.” (Harry Gaylord Dorman'ın
Towards Understanding Islam (İslam'ı Anlamaya Doğru)
adlı kitabından)
“Edebi bir dev yapıt olarak
Kuran tek başına durmaktadır; Arap edebiyatının eşsiz
bir ürünüdür, kendi deyimiyle selefi ve halefi yoktur.
Tüm çağların Müslümanları yalnızca içeriğinin değil,
üslubunun da taklit edilemeyeceği konusunda
birleşmişlerdir…” (Arap dili uzmanı Hamilton Gibb)
Gibb, Arabic Literature-An Introduction, 1963, Oxford at
Clarendon Press)
Kuran’ın İlahi Bir Kitap
Olması İle İlgili Yorumlar
“Bütün olarak
Kuran'da en zeki insanlar, en büyük filozoflar ve en
yetenekli politikacılardan alınabilecek bir akıl
koleksiyonu buluruz. Ama Kuran'ın ilahiliğinin başka bir
kanıtı daha vardır; vahyedildiği günden bugüne kadar
çağlar boyunca bozulmadan korunmuş olması. Müslüman
dünya tarafından tekrar tekrar okunan bu kitap, iman
eden kişide hiçbir bıkkınlık meydana getirmez, aksine
tekrarları yoluyla her gün daha da çok sevilir. Onu
dinleyen ya da okuyan kişide derin bir huşu ve saygı
hissi uyandırır... Bu kitap, her şeyden öte Allah'ın
kitabıdır.” (Laura Veccia Vaglieri'ın Apologie de
I'Islamisme (İslamiyet Adına Bir Açıklama) adlı
kitabından)
“Güç, bilgi ve evrensel İlahi
takdir ve birliği (göklerin ve yerin sahibi tek bir
Allah'a olan inanç ve güven) niteliklerine atfen
Kuran'da geçen İlahi doğa anlayışı, ayrıca yüksek ve
derin ahlaki azim, öğüt verici akli konuların Kuran'da
yer alması ve güçlü milletler ve büyük imparatorlukların
kurulacağını ispatlayan bölümler bulunması sebepleriyle
Kuran'ın en üst derecede övgüye layık olduğu da kabul
edilmelidir.” (Aziz J. M. Rodwell'in M. A., The
Koran (Kuran) adlı kitabından)
“… Arapça
Kuran'ın yüce belagatını zayıf da olsa yansıtacak bir
şeyler üretme girişimim, mesajın kendisinin yanı sıra,
kompleks ve zengin kafiyeleriyle çeşitlenmiş insanlığın
en büyük edebi başyapıtı olan Kuran'ın karşısında sönük
kaldı... Müslüman Pickthall'ın Kutsal Kitabı tarif
ederken kullandığı tabirle bu "taklit edilemez ahenk"
daha önceki tercümanlar tarafından neredeyse tümüyle göz
ardı edilmiştir; bu yüzden muhteşem şekilde süslenmiş
orijinaliyle kıyaslandığında (meallerin) donuk ve düz
seslere sahip olması şaşırtıcı değildir.” (Arthur J.
Arberry, The Koran Interpreted (Açıklamalı Kuran)
“Modern bilginin ışığında Kuran tamamen
objektif olarak incelendiğinde, pek çok kereler
belirtildiği gibi ikisi arasındaki uzlaşma fark edilir.
Hz. Muhammed (sav)'in zamanındaki bir kişinin o günün
bilgisiyle böyle ifadelerin sahibi bir yazar olması
düşünülemez. Bu tür düşünceler Kuran'ın eşsizliğini
gösteriyor ve tarafsız bilim adamını, materyalist
sebeplere dayanan bir açıklama getirmedeki
yetersizliğini kabul etmeye zorluyor.” (Dr. Maurice
Bucaille, Paris Üniversitesi, Cerrahi Klinik Başkanı)
“… Hem korunmuş olması hem de özü itibariyle
tamamiyle eşsiz bir kitap var… hiç kimsenin ciddi bir
şüphe ortaya atmayı başaramadığı gerçek bir
otorite.” (Aziz Bosworth Smith'in Mohammed and
Mohammadanism (Hz. Muhammed ve Muhammedçilik) adlı
kitabından)
Böylece Biz onu, Arapça bir
Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü
şekillerde açıkladık; umulur ki korkup-sakınırlar ya da
onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur. (Ta-ha
Suresi, 113)
|