| Kuran'ı
Kerim
Elif, Lam, Ra. Bu bir kitaptır
ki, Rabbinin izniyle
insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye
layık
olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.
(İbrahim Suresi, 1)
KURAN ALLAH TARAFINDAN
İNDİRİLMİŞTİR
Batıl, ona önünden
de, ardından da gelemez. (Çünkü Kur'an,) Hüküm ve
hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan indirilmedir.
(Fussilet Suresi, 42)
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle
insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye
layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.
(İbrahim Suresi, 1)
Gerçekten o (Kur'an), alemlerin Rabbinin (bir)
indirmesidir. (Şuara Suresi, 192)
Bu Kur'an, Allah'tan başkası tarafından yalan olarak
uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan
ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç
şüphe yoktur, alemlerin Rabbindendir. Yoksa: "Bunu
kendisi yalan olarak uydurdu" mu diyorlar? De ki:
"Bunun benzeri olan bir sûre getirin ve eğer gerçekten
doğru sözlüyseniz Allah'tan başka çağırabildiklerinizi
çağırın." (Yunus Suresi, 37-38)
(Bu) Kitabın indirilmesi, üstün ve güçlü olan,
hüküm ve hikmet sahibi Allah (katın)dandır. (Zümer
Suresi, 1)
O, bir şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz?
Bir kahinin de sözü değildir. Ne az öğüt alıp-düşünüyorsunuz?
Alemlerin Rabbinden bir indirilmedir. (Hakka Suresi,
41-43)
Kendisinde şüphe olmayan bu Kitabın indirilişi
alemlerin Rabbi tarafındandır. Yoksa onlar: "Bunu
uydurdu" mu diyorlar? Hayır; o, Rabbinden olan bir
haktır; senden önce kendilerine bir uyarıcı gelmemiş
bir kavmi uyarman için (onu sana indirdik). Umulur
ki hidayet bulurlar. (Secde Suresi, 2-3)
(Bir de) Kendilerine ilim verilenlerin, bunun (Kur'an'ın)
hiç tartışmasız Rablerinden olan bir gerçek olduğunu
bilmeleri için; böylelikle ona iman etsinler ve
kalpleri ona tatmin bulmuş olarak bağlansın. Şüphesiz
Allah, iman edenleri dosdoğru yola yöneltir. (Hac
Suresi, 54)
De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu
Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa,
-onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile-
onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi,
88)
KURAN'IN GÖNDERİLİŞİNİN
BİR ÇOK HİKMETİ VARDIR
Biz bunu (Kur'an'ı)
senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine
müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-korkutman
için. (Meryem Suresi, 97)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine
bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde
bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her
şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir
rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi,
89)
De ki: "İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara
bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur'an'ı)
hak olarak Rabbinden Ruhu'l-Kudüs indirmiştir."
(Nahl Suresi, 102)
Elif, Lam, Ra. Bu bir Kitap'tır ki, Rabbinin izniyle
insanları karanlıklardan nura, O güçlü ve övgüye
layık olanın yoluna çıkarman için sana indirdik.
(İbrahim Suresi, 1)
İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten
O'nun yalnızca bir tek ilah olduğunu bilsinler ve
temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler
diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim
Suresi, 52)
Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri
şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet
ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.
(Nahl Suresi, 64)
Biz sana bu Kur'an'ı güçlük çekmen için indirmedik,
'İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma
(olsun diye indirdik). (Taha Suresi, 2-3)
De ki: "Şahidlik bakımından hangi şey daha büyüktür?"
De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahiddir. Sizi
-ve kime ulaşırsa- kendisiyle uyarmam için bana
şu Kur'an vahyedildi. Gerçekten Allah'la beraber
başka ilahların da bulunduğuna siz mi şahidlik ediyorsunuz?"
De ki: "Ben şehadet etmem." De ki: O, ancak bir
tek olan ilahtır ve gerçekten ben, sizin şirk koşmakta
olduklarınızdan uzağım. (En'am Suresi, 19)
Dosdoğru (bir Kitaptır) ki, kendi katından şiddetli
bir azabla uyarıp-korkutmak ve salih amellerde bulunan
mü'minlere müjde vermek için (onu indirdi); şüphesiz
onlara güzel bir ecir vardır. (Kehf Suresi, 2)
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kâfirlerin
üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir). (Yasin
Suresi, 70)
Bunlar hikmetli Kitabın ayetleridir; Muhsin olanlara
bir hidayet ve bir rahmettir. (Lokman Suresi, 2-3)
(Onları) Apaçık deliller ve kitaplarla (gönderdik).
Sana da zikri (Kur'an'ı) indirdik ki, insanlara
kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da
iyice düşünsünler, diye. (Nahl Suresi, 44)
KURAN İNSANLARA
BİR ÖĞÜT VE UYARIDIR
De ki: "Şahidlik bakımından
hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle
sizin aranızda şahiddir. Sizi -ve kime ulaşırsa-
kendisiyle uyarmam için bana şu Kur'an vahyedildi.
Gerçekten Allah'la beraber başka ilahların da bulunduğuna
siz mi şahidlik ediyorsunuz?" De ki: "Ben şehadet
etmem." De ki: O, ancak bir tek olan ilahtır ve
gerçekten ben, sizin şirk koşmakta olduklarınızdan
uzağım. (En'am Suresi, 19)
Çünkü o (Kur'an, Allah'tan sakınan) muttakiler
için bir öğüttür. (Hakka Suresi, 48)
İşte bu (Kur'an) uyarılıp korkutulsunlar, gerçekten
O'nun yalnızca bir tek ilah olduğunu bilsinler ve
temiz akıl sahipleri iyice öğüt alıp düşünsünler
diye bir bildirip-duyurma (bir belağ)dır. (İbrahim
Suresi, 52)
Andolsun, biz bu Kur'an'da çeşitli açıklamalar
yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların
daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İsra
Suresi, 41)
(Bu Kur'an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler
ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana
indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (Sad Suresi,
29)
İçi titreyerek korku duyanlara' ancak öğütle-hatırlatma
(olsun diye indirdik). (Taha Suresi, 3)
Bu (Kur'an) insanlar için bir beyan sakınanlar
için de bir hidayet ve öğüttür. (Al-i İmran Suresi,
138)
Andolsun, size açıklayıcı ayetler, sizden önce
gelip geçenlerden bir örnek ve takva sahipleri için
bir öğüt indirdik. (Nur Suresi, 34)
İşte bu (Kur'an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler
anası (Mekke) ile çevresindekileri uyarman için
indirdiğimiz kutlu Kitaptır. Ahirete iman edenler
buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır.
(En'am Suresi, 92)
Gerçek (şu ki), o (Kur'an,) elbette bir öğüttür.
Artık kim dilerse, öğüt alıp-düşünür. (Müddessir
Suresi, 54-55)
KURAN'IN BENZERİ
KESİN OLARAK YAZILAMAZ
Yoksa: "Bunu kendisi yalan olarak
uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Bunun benzeri olan
bir sûre getirin ve eğer gerçekten doğru sözlüyseniz
Allah'tan başka çağırabildiklerinizi çağırın." (Yunus
Suresi, 38)
De ki: "Eğer bütün ins ve cin (toplulukları), bu
Kur'an'ın bir benzerini getirmek üzere toplansa,
-onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile-
onun bir benzerini getiremezler." (İsra Suresi,
88)
KURAN ALLAH'IN
KORUMASI ALTINDADIR
Rabbinin sözü, doğruluk bakımından
da, adalet bakımından da tastamamdır. O'nun sözlerini
değiştirebilecek yoktur. O, işitendir, bilendir.
(En'am Suresi, 115)
Hiç şüphesiz, zikri (Kur'an'ı) biz indirdik biz;
onun koruyucuları da gerçekten biziz. (Hicr Suresi,
9)
Saklanmış-korunmuş bir kitapta (yazılı)dır. (Vakıa
Suresi, 78)
Batıl, ona önünden de, ardından da gelemez. (Çünkü
Kur'an,) Hüküm ve hikmet sahibi, çok övülen (Allah)tan
indirilmedir. (Fussilet Suresi, 42)
KURAN TEMEL BAŞVURU
KAYNAĞIDIR
Sana da (Ey Muhammed,) önündeki kitap(lar)ı
doğrulayıcı ve ona 'bir şahid-gözetleyici' olarak
Kitab'ı (Kur'an'ı) indirdik. Öyleyse aralarında
Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen haktan
sapıp onların heva (istek ve tutku)larına uyma.
Sizden her biriniz için bir şeriat ve bir yol-yöntem
kıldık. Eğer Allah dileseydi, sizi bir tek ümmet
kılardı; ancak (bu,) verdikleriyle sizi denemesi
içindir. Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü
Allah'adır. Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri
size haber verecektir. Aralarında Allah'ın indirdiğiyle
hükmet ve onların hevalarına uyma. Allah'ın sana
indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları
için diye onlardan sakın. Şayet yüz çevirirlerse,
bil ki, Allah bir kısım günahları nedeniyle onlara
bir musibeti tattırmak istemektedir. Şüphesiz, insanların
çoğu fasıklardır. (Maide Suresi, 48-49)
Onlar hâlâ cahiliye hükmünü mü arıyorlar? Kesin
bilgiyle inanan bir topluluk için hükmü, Allah'tan
daha güzel olan kimdir? (Maide Suresi, 50)
Şüphesiz, Allah'ın sana gösterdiği gibi insanlar
arasında hükmetmen için biz sana Kitabı hak olarak
indirdik. (Sakın) Hainlerin savunucusu olma. (Nisa
Suresi, 105)
KURAN AÇIK VE ANLAŞILIRDIR
Biz bunu (Kur'an'ı) senin dilinle kolaylaştırdık,
takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi
uyarıp-korkutman için. (Meryem Suresi, 97)
Allah'tan başka bir hakem mi arıyayım? Oysa O,
size Kitabı açıklanmış olarak indirmiştir. Kendilerine
Kitap verdiklerimiz, bunun gerçekten Rabbinden hak
olarak indirilmiş olduğunu bilmektedirler. Şu halde,
sakın kuşkuya kapılanlardan olma. (En'am Suresi,
114)
İşte biz onu (Kur'an'ı) apaçık ayetler olarak indirdik;
şüphesiz Allah, dilediğini hidayete yöneltir. (Hac
Suresi, 16)
Allah size ayetleri açıklıyor; Allah bilendir,
hüküm ve hikmet sahibidir. (Nur Suresi, 18)
BİRER BİRER AÇIKLANMIŞTIR
O, karanın ve denizin karanlıklarından
yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir.
Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer
(bölüm bölüm) açıkladık. (En'am Suresi, 97)
Bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Öğüt alıp düşünmesini
bilen bir topluluk için ayetleri böyle birer birer
açıkladık. (En'am Suresi, 126)
Suçlu-günahkârların yolu apaçık ortaya çıksın diye,
ayetlerimizi işte böyle birer birer açıklıyoruz.
(En'am Suresi, 55)
De ki: "O, size üstünüzden ya da ayaklarınızın
altından azab göndermeye veya sizi parça parça birbirinize
kırdırıp kiminizin şiddetini kiminize taddırmaya
güç yetirendir." Bak, iyice kavrayıp-anlamaları
için ayetleri nasıl çeşitli biçimlerde açıklıyoruz?
(En'am Suresi, 65)
Elif, Lam, Ra. (Bu,) Ayetleri muhkem kılınmış,
sonra hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar
olan (Allah) tarafından birer birer (bölüm bölüm)
açıklanmış bir Kitap'tır (ki:) (Hud Suresi, 1)
KURAN ALLAH'IN
NURUDUR
Ey insanlar Rabbinizden size 'kesin bir
kanıt (burhan)' geldi ve size apaçık bir nur (Kur'an)
indirdik. (Nisa Suresi, 174)
Onlar, Allah'ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar.
Oysa Allah, kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler
hoş görmese bile. (Saf Suresi, 8)
Ey Kitap Ehli, Kitaptan gizlemekte olduklarınızın
çoğunu size açıklayan ve bir çoğundan geçiveren
elçimiz geldi. Size Allah'tan bir nur ve apaçık
bir Kitap geldi. (Maide Suresi, 15)
Böylece sana emrimizden bir ruh vahyettik. Sen,
kitap nedir, iman nedir bilmiyordun. Ancak Biz onu
bir nur kıldık; onunla kullarımızdan dilediklerimizi
hidayete erdiririz. Şüphesiz sen, dosdoğru olan
bir yola yöneltip-iletiyorsun. (Şura Suresi, 52)
"Şu halde Allah'a, O'nun Resûlü'ne ve indirdiğimiz
nur (Kur'an)a iman edin. Allah yaptıklarınızdan
haberdârdır." (Teğabun Suresi, 8)
KURAN İMAN EDENLER
İÇİN ŞİFA, HİDAYET VE RAHMETTİR
Onlara bir ayet
getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip-toplasana"
derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana
uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman
edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
(A'raf, 203)
Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde
olana bir şifa ve mü'minler için bir hidayet ve
rahmet geldi. (Yunus Suresi, 57)
Her ümmet içinde kendi nefislerinden onların üzerine
bir şahid getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde
bir şahid olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her
şeyin açıklayıcısı, müslümanlara bir hidayet, bir
rahmet ve bir müjde olarak indirdik. (Nahl Suresi,
89)
Biz Kitab'ı ancak, hakkında ihtilafa düştükleri
şeyi onlara açıklaman ve inanan bir kavme rahmet
ve hidayet olması dışında (başka bir amaçla) indirmedik.
(Nahl Suresi, 64)
Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri
indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını
arttırmaz. (İsra Suresi, 82)
Kitabın sana (kalbine vahy ile) bırakılacağını
umud etmezdin; (bu,) Rabbinden ancak bir rahmettir.
Öyleyse sakın kafirlere arka olma. (Kasas Suresi,
86)
Ve gerçekten o, mü'minler için bir hidayet ve bir
rahmettir. (Neml Suresi, 77)
Muhsin olanlara bir hidayet ve bir rahmettir. (Lokman
Suresi, 3)
Bu (Kur'an), insanlar için basiret (nuruyla Allah'a
yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir
kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir. (Casiye
Suresi, 20)
KURAN SÖZLERİN
EN GÜZELİDİR
Onlar, sözün en güzeline iletilmişlerdir
ve övülen doğru yola iletilmişlerdir. (Hac Suresi,
24)
Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir kitap
olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı
içleri titreyerek-korkanların O'ndan derileri ürperir.
Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine
(karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir,
onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi
saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici
yoktur. (Zümer Suresi, 23)
DOĞRUYU YANLIŞTAN
AYIRIR Bundan (Kur'an'dan) önce (onlar)
insanlar için bir hidayet idiler. Doğruyu yanlıştan
ayıran (Furkan)ı da indirdi. Gerçek şu ki, Allah'ın
ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azab
vardır. Allah güçlüdür, intikam alıcıdır. (Al-i
İmran Suresi, 4)
Alemlere uyarıcı olsun diye, kuluna Furkan'ı indiren
(Allah) ne yücedir. (Furkan Suresi, 1)
KURAN DOĞRUYA
GÖTÜRÜR, YOL GÖSTERİR
Sen onların dinlerine uymadıkça,
yahudi ve hristiyanlar senden kesinlikle hoşnut
olacak değillerdir. De ki: "Şüphesiz doğru yol,
Allah'ın (gösterdiği) yoludur." Eğer sana gelen
bunca ilimden sonra onların heva (arzu ve tutku)larına
uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir dost
vardır, ne de bir yardımcı. (Bakara Suresi, 120)
Ramazan ayı... İnsanlar için hidayet olan ve doğru
yolu ve (hak ile batılı birbirinden) ayıran apaçık
belgeleri (kapsayan) Kur'an onda indirilmiştir.
Öyleyse sizden kim bu aya şahid olursa artık onu
tutsun. Kim hasta ya da yolculukta olursa, tutmadığı
günler sayısınca diğer günlerde (tutsun). Allah,
size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bu kolaylık)
sayıyı tamamlamanız ve sizi doğru yola (hidayete)
ulaştırmasına karşılık Allah'ı büyük tanımanız içindir.
Umulur ki şükredersiniz. (Bakara Suresi, 185)
KURAN MÜMİNLERE
FARZ KILINMIŞTIR
Şüphesiz, sana Kur'an'ı farz
kılan, seni dönülecek yere elbette döndürecektir.
De ki: "Rabbim, hidayetle geleni de, açıkca bir
sapıklık içinde olanı da daha iyi bilmektedir."
(Kasas Suresi, 85)
KURAN ADALETLE
HÜKMETMEYİ EMREDER
Allah rızıkta kiminizi kiminize
üstün kıldı; üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin
altında bulunanlara onda eşit olacak şekilde çevirip-verici
değildirler. Şimdi Allah'ın nimetini inkar mı ediyorlar?
(Nahl Suresi, 71)
Sana neyi infak edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır
olarak infak edeceğiniz şey, anne-babaya, yakınlara,
yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışadır. Hayır
olarak her ne yaparsanız, Allah onu şüphesiz bilir."
(Bakara Suresi, 215)
Ey iman edenler, kazandıklarınızın iyi olanından
ve sizin için yerden bitirdiklerimizden infak edin.
Kendinizin göz yummadan alamayacağınız bayağı şeyleri
vermeye kalkışmayın ve bilin ki, şüphesiz Allah,
hiç bir şeye ihtiyacı olmayandır, övülmeye layık
olandır. (Bakara Suresi, 267)
(Sadakalar) Kendilerini Allah yolunda adayan fakirler
içindir ki, onlar, yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremezler.
İffetlerinden dolayı bilmeyen onları zengin sanır.
(Ama) Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük
ederek insanlardan istemezler. Hayırdan her ne infak
ederseniz, şüphesiz Allah onu bilir. (Bakara Suresi,
273)
Eğer (borçlu) zorluk içindeyse, ona elverişli bir
zamana kadar süre (verin). (Borcu) Sadaka olarak
bağışlamanız ise, sizin için daha hayırlıdır; eğer
bilirseniz. (Bakara Suresi, 280)
Size kendi nefislerinizden bir örnek verdi: "Size
rızık olarak verdiğimiz şeylerde, sağ ellerinizin
malik olduklarınızdan, sizinle eşit olup kendi kendinizden
korktuğunuz gibi kendilerinden de korktuğunuz (veya
çekinip saygı duyduğunuz) ortaklar var mıdır? "İşte
biz, aklını kullanabilen bir kavim için ayetleri
böyle birer birer açıklarız. (Rum Suresi, 28)
Kendileri, ona duydukları sevgiye rağmen yemeği,
yoksula, yetime ve esire yedirirler. (İnsan Suresi,
8)
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa
da. İsraf ederek saçıp-savurma. (İsra Suresi, 26)
İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz
faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını)
isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını
ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır. (Rum
Suresi, 39)
Yetimlere mallarını verin ve murdar olanla temiz
olanı değiştirmeyin. Onların mallarını mallarınıza
katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir suçtur. (Nisa
Suresi, 2)
Allah'ın sizin için (kendileriyle hayatınızı) kaim
(geçiminizi sağlamaya destekleyici bir araç) kıldığı
mallarınızı düşük akıllılara vermeyin; bunlarla
onları rızıklandırıp giydirin ve onlara güzel (maruf)
söz söyleyin. (Nisa Suresi, 5)
Şüphesiz Allah, size emanetleri ehline (sahiplerine)
teslim etmenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde
adaletle hükmetmenizi emrediyor. Bununla Allah,
size ne güzel öğüt veriyor!.. Doğrusu Allah, işitendir,
görendir. (Nisa Suresi, 58)
Sadakaları açıkta verirseniz ne iyi; fakat gizleyip
fakirlere verirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
O, günahlarınızdan bir kısmını bağışlar. Allah,
yaptıklarınızdan haberi olandır. (Bakara Suresi,
271)
Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız
aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti
ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister
fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse
adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer
dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz,
şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.
(Nisa Suresi, 135)
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir.
Sana gelirlerse aralarında hükmet veya onlardan
yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirecek olursan,
sana hiç bir şeyle kesin olarak zarar veremezler.
Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Şüphesiz,
Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (Maide
Suresi, 42)
Sadakalar konusunda, mü'minlerden ek bağışlarda
bulunanlarla emeklerinden (cehdlerinden) başkasını
bulamayanları yadırgayarak bunlarla alay edenler;
Allah (asıl) onları alay konusu kılmıştır ve onlar
için acı bir azab vardır. (Tevbe Suresi, 79)
Sadakalar, -Allah'tan bir farz olarak- yalnızca
fakirler, düşkünler, (zekat) işinde görevli olanlar,
kalbleri ısındırılacaklar, köleler, borçlular, Allah
yolunda (olanlar) ve yolda kalmış(lar) içindir.
Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (Tevbe
Suresi, 60)
Erginlik çağına erişinceye kadar, -o da en güzel
bir tarz olması- dışında yetimin malına yaklaşmayın.
Ahde vefa gösterin. Çünkü ahid bir sorumluluktur.
(İsra Suresi, 34)
"Yetimin malına, o erginlik çağına erişinceye kadar
-o en güzel (şeklin) dışında- yaklaşmayın. Ölçüyü
ve tartıyı doğru olarak yapın. Hiç bir nefse, gücünün
kaldırabileceği dışında bir şey yüklemeyiz. Söylediğiniz
zaman -yakınınız dahi olsa- adil olun. Allah'ın
ahdine vefa gösterin. İşte bunlarla size tavsiye
(emr) etti; umulur ki öğüt alıp-düşünürsünüz." (En'am
Suresi, 152)
Allah'ın o (fethedilen) şehir halkından Resûlü'ne
verdiği fey, Allah'a, Resûl'e, (ve Resûl'e) yakın
akrabalığı olanlara, yetimlere, yoksullara ve yolda
kalmışlara aittir. Öyle ki (bu mallar ve servet)
sizden zengin olanlar arasında dönüp-dolaşan bir
devlet olmasın. Resûl size ne verirse artık onu
alın, sizi neden sakındırırsa artık ondan sakının
ve Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, cezası (ikâbı)
pek şiddetli olandır. (Haşr Suresi, 7)
Sizden, faziletli ve varlıklı olanlar, yakınlara,
yoksullara ve Allah yolunda hicret edenlere vermekte
eksiltme yapmasınlar, affetsinler ve hoşgörsünler.
Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah,
bağışlayandır, esirgeyendir. (Nur Suresi, 22)
Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak
koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere,
yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki
arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik
olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her
büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Nisa Suresi,
36)
KURAN İMAN ETMEYENLERİ
TUZAĞA DÜŞÜRÜR
Kur'an'dan mü'minler için
şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o,
zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz. (İsra
Suresi, 82)
Biz o ateşin koruyucularını meleklerden başkasını
kılmadık. Ve onların sayısını inkâr edenler için
yalnızca bir fitne (konusu) yaptık ki, kendilerine
kitap verilenler, kesin bir bilgiyle inansın, iman
edenlerin de imanları artsın; kendilerine kitap
verilenler ve iman edenler (böylece) kuşkuya kapılmasın.
Kalplerinde bir hastalık olanlar ile kafirler de
şöyle desin: "Allah, bu örnekle neyi anlatmak istedi?"
İşte Allah, dilediğini böyle şaşırtıp-saptırır,
dilediğini böyle hidayete erdirir. Rabbinin ordularını
kendisinden başka (hiç kimse) bilmez. Bu ise, beşer
(insan) için yalnızca bir öğüttür. (Müddessir Suresi,
31) |