|
Hz. Süleyman'a Verilen Üstün İlim ve Ahirzaman
ile benzerlikleri
(Süleyman dedi ki:) Rabbim, beni bağışla
ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana
armağan et. Şüphesiz Sen, karşılıksız armağan edensin.
(Sad Suresi, 35)
Yukarıdaki ayette
haber verilen Hz. Süleyman'ın duasına Allah icabet etmiş
ve onu Kendi katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle
desteklemiş, ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli
bir saltanat, eşi ve benzeri bulunmayan bir hakimiyet vermiştir.
Hz. Süleyman'ın hayatından bazı bölümlerin aktarıldığı ayetlerde
bu zenginlikten, güç ve iktidardan, sahip olduğu ilimleri
kullanış şeklinden pek çok detay verilir.
HZ. SÜLEYMAN'A KUŞLARIN KONUŞMA DİLİ
ÖĞRETİLMİŞTİR
Allah Hz. Süleyman'a kuşların konuşma dilini öğretmiş ve
bu üstün ilim sayesinde ordusunda kuşlardan oluşan bir bölük
kurmasını sağlamıştır. Hz. Süleyman bu vesileyle kuşlarla
bağlantı kurmuş, onlara dilediği şekilde hükmedebilmiştir.
Bu durum tümüyle Allah'ın Hz. Süleyman'a olan rahmetinin
bir sonucudur. Bunun farkında olan Süleyman Peygamber, halkına
yaptığı açıklamada bu ilmi kendisine Allah'ın öğrettiğini
özellikle belirtmiştir. Bu ilmin kendisine ait bir özellik
olmadığını ve insanın sadece Allah'ın öğretmesiyle böyle
bir ilme sahip olabileceğini vurgulamıştır. Böylece Allah'a
karşı olan teslimiyetini ve muhtaçlığını açıkça ifade etmiştir:
... Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili
öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten
bu, apaçık bir üstünlüktür.
(Neml Suresi, 16)
Hz. Süleyman kıssasındaki bu bilgiden, bazı önemli sonuçlar
çıkmaktadır:
Kuşların, diğer insanların duyamadığı özel bir dalga
boyunda, kendilerine has bir konuşmaları vardır. Hz. Süleyman'a
bu özel frekanstaki konuşmayı anlayabilecek bir ilim verilmiştir.
Bu, teknolojik bir imkanla da olmuş olabilir.
Süleyman Peygamber, kuşların bu farklı frekanslardaki
sesli iletişimini anlaması sayesinde onlara çeşitli emirler
vermiş, kuşlar da onun bu emirlerini yerine getirmiş olabilirler.
(En doğrusunu Allah bilir.)
Hz. Süleyman kuşları kimi zaman haber taşımada,
kimi zaman da istihbarat toplamada kullanmış ve bu şekilde
çok önemli sonuçlar elde etmiştir. Bu ilim, onun diğer ülkelerle
iletişimini kolaylaştırmış, çok zor ulaşılabilecek bölgelere
rahatlıkla ulaşmasına imkan vermiştir. (En doğrusunu Allah
bilir)
... Ve daha sizlerin bilmediğiniz
neleri yaratmaktadır?
(Nahl Suresi, 8) |
Bu ayetle, ahir zamanda benzeri kullanılacak
olan üstün bir teknolojinin varlığına dikkat çekiliyor olabilir.
Bu kıssada geçen kuşlarla, bildiğimiz kuşlara değil, bugün
kullanılmakta olan pilotsuz uçaklara da işaret ediliyor olması
muhtemeldir.
Hz. Süleyman'ın cinler ve şeytanlar üzerinde büyük
bir hakimiyeti olduğu bilinmektedir. Allah Sebe
Suresi'nin 12. ayetinde "...
Onun eli altında Rabbinin izniyle iş gören bir kısım cinler
vardı..." şeklinde bildirmektedir. Enbiya
Suresi'nin 82. ayetinde
ise "... Onun için denizde dalgıçlık
yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri
de (emrine verdik)..." diye buyurulmaktadır. Bu yönüyle
düşünüldüğünde kuşlardan kasıt, kuş görünümündeki cinlerden
meydana gelen bir ordu olabilir.
Kuran, Allah'ın kıyamete kadar tüm insanlar için
geçerli kıldığı kitabıdır. Dolayısıyla Hz. Süleyman kıssasında
anlatılan olayların benzerleri ahir zamanda da yaşanacak
olabilir. Bu ayetler, Allah'ın cinleri ve şeytanları ahir
zamanda da insanların hizmetine vereceğine işaret olabilir.
Yine bu kıssada işari manada dikkat çekilen yüksek teknolojiden,
ahir zamandaki insanların çok yoğun olarak istifade edeceğine
dikkat çekiliyor olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
 |
İSTİHBARAT CİHAZLARININ
KULLANIMI
Günümüzde mikro kameralar sayesinde
istihbarat amaçlı görüntüleme son derece
kolaylaşmıştır. Eskiden sadece istihbarat
örgütlerince kullanılan ve teknolojileri
kamuoyundan saklanan mikro kameraları bugün
her isteyenin satın alması mümkündür.
Kravat,
kol saati, masa lambası veya saati, kalem,
gözlük, mont, elektrik prizi, kitap, çakmak,
kalemtıraş, şapka, taşınabilir radyo, oyuncak,
çağrı aleti, telefon, duman detektörleri,
bitki 1 gibi yerlere yerleştirilebilen
mikro kameralar sayesinde, hiç fark ettirilmeden
görüntü alınabilmektedir. Her geçen gün daha
da küçülen bu kameraların boyutları iki milimetre
ile birkaç santimetre arasında değişmektedir.2 Aynı mikro kameraları yukarıda
saydığımız cihazlara olduğu gibi çeşitli
hayvanların üzerine yerleştirmek de mümkün
olabilmektedir.
Bu mikro kameraların
pek çok özellikleri vardır. Örneğin bu mikro
kayıt aletleriyle elde edilen görüntüler
normal bir kayıt aleti ile kaydedilenle aynı
kalitededir. Pille çalışan bu kameralarla
siyah-beyaz ya da renkli çekim yapmak mümkündür.
Bazı kameralar kesintisiz çekim yaparken,
bazıları bulunulan ortamda en ufak bir hareket
olduğunda otomatik olarak devreye girmekte,
hareket durduğunda yine otomatik olarak kapanmaktadır.
Pille çalışan bu mikro kameralarla saatlerce
çekim yapılabilmektedir. İnfrared kameralar
ise yaklaşık 150 metrelik bir alanı, zifiri
karanlıkta kaydedebilmektedir.3
İstihbarat amaçlı
gizli dinleme cihazlarına İngilizce "bug" (böcek)
denilmektedir. Bu böcekler, bir alana yerleştirildiğinde
iletişimi engelleyen veya istihbaratı bu
alandan bir başkasına ileten ya da götüren
cihazlardır. Bu cihazları dinleyen kişi hedefinden
birkaç yüz metre uzakta olabilir, ancak istediği
sesleri kusursuz bir şekilde dinleyebilir.
Bu dinleme cihazlarının üretimi, satışı ve
uygulaması ABD'de milyarlarca dolarlık bir
endüstri oluşturmaktadır.4 Büyük suçların araştırılmasında,
telefonların ve suç mahallinin dinlenmesinde
bu cihazlar giderek daha fazla kullanılmaktadır.
"Böcek" isimli dinleme cihazlarının
pek çok türü vardır. Ultrasonik olanları
sesi insan işitmesinin üzerindeki bir ses
sinyaline dönüştürür. Ultrasonik sinyal daha
sonra tekrar normal ses dalgasına dönüştürülür. |
|
HZ. SÜLEYMAN'IN DİŞİ KARINCAYI ANLAMASI
Nihayet karınca vadisine geldiklerinde,
bir dişi karınca dedi ki: "Ey karınca topluluğu, kendi
yuvalarınıza girin, Süleyman ve orduları, farkında olmaksızın
sizi kırıp-geçmesin." (Neml Suresi, 18)
Üstteki ayetten şu gibi yorumlar yapılabilir:
Dişi karınca, vadiye gelenlerin Hz. Süleyman'ın
ordusu olduğunu anlamaktadır. Burada son derece şuurlu bir
tanıma vardır. Bu vadide bulunan karıncaların kendi aralarında
konuşmaları, çevrelerinde olup biten olayların tam olarak
şuurunda olmaları, farklı bir topluluk olabileceklerine işaret
olabilir. Bu şuurlu davranış, söz konusu canlıların cin olma
ihtimalini akla getirmektedir. (En doğrusunu Allah bilir)
|
Göklerde ve yerde olan
ne varsa, canlılar ve melekler Allah'a secde ederler
ve onlar büyüklük taslamazlar. Üstlerinden (her an
bir azab göndermeye kadir olan) Rablerinden korkarlar
ve emrolundukları şeyi yaparlar.
(Nahl Suresi, 49-50) |
Ayrıca burada herhangi bir karıncadan bahsedilmemektedir. "Karınca
vadisi" denen özel bir yere ve özel karıncalara dikkat çekilmektedir.
Bu da söz konusu canlıların cin olma ihtimalini kuvvetlendirmektedir.
(Süleyman) Bu sözü üzerine tebessüm edip güldü
ve dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin nimete
şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı
ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml
Suresi, 19)
Hz. Süleyman'ın, karıncaların kendi aralarındaki
konuşmalarını duymasında da ahir zamanda bilgisayar teknolojisinde
yaşanacak olan gelişmelere yönelik bazı dikkat çekici işaretler
bulunuyor olabilir.
Günümüzde "Silikon Vadisi" terimi teknoloji dünyasının
merkezini ifade etmektedir. Hz. Süleyman Kıssası'nda da bir "karınca
vadisi"nden bahsedilmesi son derece manidardır. Allah bu
ayetle ahir zamanda yaşanacak olan ileri bir teknolojiye
dikkat çekiyor olabilir.
 |
1950 yıllarında Amerikalı akademisyenlerin
bilgi ve tecrübelerini biraraya getirip,
dünya pazarına girmek istemeleri sonucunda
oluşturulan ve 4000 kilometrekarelik bir
zemine yayılan Silikon Vadisi, California'daki
Stanford Üniversitesi öncülüğünde kurulmuştur.
Dünyanın dört bir yanındaki bilişim, enformasyon
ve yüksek teknoloji üzerinde çalışan 8000
şirket bu bölgede toplanmıştır. Konularında
en uzman 300.000'e yakın iyi yetişmiş bilim
adamı, mühendis ve araştırmacı bu vadide
yüksek teknoloji ürünlerinin geliştirilmesi
için görev almakta, teknoloji alanında yaşanan
gelişmelerin büyük bölümü bu bölgede gerçekleşmektedir. 5 |
|
Ayrıca günümüzde karıncalar ve bazı böcek türleri
yüksek teknoloji alanında yoğun olarak kullanılmaktadır.
Bu canlılar örnek alınarak geliştirilen robot projeleri,
savunma sanayinden teknoloji alanına kadar pek çok alanda
hizmet vermeyi amaçlamaktadır. Ayette bu gelişmelere de işaret
olabilir.
RÜZGARIN HZ. SÜLEYMAN'IN EMRİNE VERİLMESİ
Süleyman için de, fırtına biçiminde
esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde
bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz herşeyi bilenleriz.
(Enbiya Suresi, 81)
Allah, rüzgarı, Hz. Süleyman'ın emrine vermiş ve
çeşitli işlerinde bir araç olarak kullanmasına imkan sağlamıştır.
Bu ifadeyle Hz. Süleyman döneminde ve aynı şekilde ahir zamanda
rüzgar enerjisinin, teknolojide kullanılacağına işaret ediliyor
olabilir.
Hz. Süleyman'ın emrine "fırtına biçimindeki rüzgarın" verildiğinin
belirtilmesiyle, ahir zamanda gelişecek yüksek uçak teknolojisine
de dikkat çekiliyor olabilir.
Ki O, elçilerini hidayetle
ve hak din ile, diğer bütün dinlere karşı üstün
kılmak için gönderdi. Şahid olarak Allah yeter.
(Fetih Suresi, 28) |
Süleyman için de, sabah gidişi bir ay,
akşam dönüşü bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)…
(Sebe Suresi, 12)
Ayette yer alan "… sabah gidişi bir ay, akşam dönüşü
bir ay (mesafe) olan rüzgara (boyun eğdirdik)…" ifadesi ile
Hz. Süleyman'ın çeşitli bölgeler arasında hızlı bir şekilde
hareket ettiğine dikkat çekiliyor olabilir.
Hz. Süleyman, kendi döneminde, günümüzdeki uçak
teknolojisine benzer bir teknolojiyi kullanıp, rüzgarla hareket
eden vasıtalar meydana getirmiş ve bunlar aracılığıyla birbirine
uzak mesafeleri kısa sürede almış olabilir. Şüphesiz en doğrusunu
Allah bilir.
ELEKTRİK KULLANIMINA İŞARETLER
... Erimiş bakır madenini ona sel
gibi akıttık... (Sebe Suresi, 12)
Allah'ın Hz. Süleyman'ın emrine verdiği büyük nimetlerden
biri "erimiş bakır madeni"dir. Bu ayeti, farklı şekillerde
yorumlamak mümkündür.
Hz. Süleyman emrindeki şeytan ve cinleri kullanarak
erimiş bakırdan hem dekorasyon, hem de kullanım amaçlı geniş
çanaklar, kazanlar ve heykeller yaptırmış olabilir. Nitekim
bu çanak, kazan ve heykellerden ayetlerde söz edilmektedir.
(Sebe Suresi, 13)
Erimiş bakırın kullanılması ile, Hz. Süleyman döneminde
elektrik kullanılan yüksek bir teknolojinin varlığına da
işaret ediliyor olabilir.
Hz. Süleyman döneminde yüksek miktarda üretilen
elektrik, inşaat ve ulaşım gibi pek çok alanda kulanılmış
olabilir. Ayette geçen "sel gibi akıttık" ifadesi de bu kullanımın
çok geniş alanlara yayıldığına işaret ediyor olabilir. (En
doğrusunu Allah bilir)
Ayette geçen "aynel kıtri" ifadesi bazı müfessirler
tarafından petrol olarak yorumlanmaktadır. Günümüzde petrol,
yüksek teknolojinin en temel hammaddesidir. Hz. Süleyman
da petrolü, kendi döneminin teknolojisinin işleyişinde çok
yoğun olarak kullanmış olabilir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah
bilir.)
CİN VE ŞEYTANLARIN HZ. SÜLEYMAN'IN EMRİNE
VERİLMESİ
... Onun eli altında Rabbinin izniyle
iş gören bir kısım cinler vardı. Onlardan kim bizim emrimizden
çıkıp-sapacak olsa, ona çılgın ateşin azabından taddırırdık.
(Sebe Suresi, 12)
Allah'ın Hz. Süleyman'a verdiği bir diğer nimet de birtakım
şeytan ve cinleri ona hizmetçi kılmasıdır. Hz. Süleyman,
emrine verilen cin ve şeytanları ordusunda, sanatsal çalışmalarında
ve inşa faaliyetlerinde türlü görevler vererek kullanmıştır.
Böylece rüzgarı onun buyruğu altına verdik.
Onun emriyle dilediği yöne yumuşakça eserdi. Şeytanları da;
her bina ustasını ve dalgıç olanı. (Sad Suresi, 36-37)
Hz. Süleyman'ın emrine şeytanların verilmesi, ona Allah'tan
çok büyük bir lütuftur. Çünkü şeytan yeryüzünün pek çok ilmine
ve dünya üzerinde gerçekleşen olayların gizli veya açık bilgilerine
sahip bir varlıktır. Böyle bir ilme sahip olan bir varlığı
emrinde bulundurmak, Hz. Süleyman'a hem diğer ülkelerle olan
ilişkilerinde, hem de kendi ülkesini yönlendirmesinde çok
büyük kolaylıklar sağlamış olabilir.
Onun için denizde dalgıçlık yapan ve
bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de
(emrine verdik). Biz onların koruyucuları idik. (Enbiya
Suresi, 82)
Hz. Süleyman bu dalgıç şeytanları çok farklı görevlerde
istihdam etmiş olabilir. Şeytanlar istihbarat ya da askeri
amaçlı görevler almış olabilecekleri gibi, bilimsel görevler
de yapmış olabilirler. Örneğin Hz. Süleyman onları deniz
altındaki zenginliklerin işlenerek, insanların hizmetine
sokulması için gerekli araştırmaların yapılması gibi görevlerde
kullanmış olabilir.
Bu ayetten sadece toprak üstünün değil, deniz altının
da işlenmesinin önemi anlaşılmaktadır. Ancak deniz altındaki
petrol, altın gibi kıymetli madenlerin çıkarılıp işlenmesi,
insanlara faydalı ve kullanılır hale getirilmesi için çok
yüksek bir teknoloji gerekmektedir. Geçmişte şeytanlar Hz.
Süleyman'a bu teknik desteği ve insan gücünü sağlamış olabilirler.
Ahir zamanda ise Allah'ın insanların hizmetine verdiği
modern teknolojik aletler, araçlar ve denizaltılar sayesinde,
deniz altı zenginliklerinin ortaya çıkarılması daha da kolaylaşmaktadır.
Ayette bu yönde bir işaret olması muhtemeldir.
Ayette ayrıca deniz altında bulunan inci, mercan
gibi süs eşyalarının ve diğer nimetlerin değerlendirilmesine
de dikkat çekiliyor olabilir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah
bilir.)
Önceki sayfadaki ayetin sonunda Allah "... Biz onların
koruyucuları idik." şeklinde belirtmektedir. Bu ayetle, Hz.
Süleyman'ın emrinde denizin derinliklerinde görev yapan dalgıç
şeytanların, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah'ın kontrolünde
olduğu bir kez daha hatırlatılmaktadır. Allah, şeytanların,
hiçbir şekilde Hz. Süleyman'a isyan etmelerine imkan tanımayacak
bir gücü de Kendinden bir rahmet olarak peygamberine armağan
etmiştir.
|
Şüphesiz senin için son
olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.
Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.
Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı? Ve
seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi
mi? Bir yoksul iken seni bulup zengin etmedi mi?
(Duha Suresi, 6-8)
"Denizi de sizin emrinize veren O'dur, ondan taze et yemektesiniz ve giyiminizde
ondan süs-eşyaları çıkarmaktasınız. Gemilerin onda (suları) yara yara akıp gittiğini
görüyorsun. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir."
(Nahl Suresi, 14) |
Yukarıdaki ayetten sanat eserlerini Hz. Süleyman'ın talimat
ve yönlendirmeleriyle, cin ve şeytanların yaptıkları anlaşılmaktadır.
Hz. Süleyman'ın, bizzat kendi tarifleriyle çok ihtişamlı
sanat eserleri yaptırması, onun çok güçlü bir estetik ve
sanat anlayışına sahip olduğuna dikkat çekmektedir.
|