|
İnsan, dünya hayatında nefsindeki kötülükleri yenip
ömrünü Allah'ın razı olacağı şekilde geçirmekle sorumludur.
Bunun içinse kendisine ortalama altmış yetmiş yıl
gibi çok az bir süre verilmiştir. Allah, rızasını
kazanan kulları için, dünyadaki bu kısa yaşamın ardından,
sonsuz ve eşsiz bir hayat yaratmıştır. Dünya hayatındaki
bu ömür göz açıp kapayıncaya kadar, hızla tükenip
geçmektedir. Bu süre içerisinde sabır gösteren, güzel
ahlakta kararlı davranan, Allah'a samimi bir kul
olan kimseler ahirette çok büyük bir mükafatla; sonsuz
cennet hayatıyla karşılaşacaklardır. Kuşkusuz bu
Rabbimiz'in kullarına olan ihsanının, rahmetinin
ve sevgisinin çok önemli bir tecellisidir.
Allah her insanı, herşeyin en güzelinden, en mükemmelinden
zevk alacak ve bunlara karşı büyük bir özlem duyacak
bir ruh ile yaratmıştır. Bu nedenle insan, hayatı
idrak etmeye başladığı andan itibaren bu mükemmelliğe
ulaşabilmek için, içinde sürekli olarak büyük bir
istek duyar. Daima bir güzellik ve nimet arayışı
içerisinde olur. Ancak buna ne kadar çok istek duyarsa
duysun ve bunun için ne kadar çok çaba harcarsa harcasın,
dünya hayatında hiçbir zaman aradığı mükemmellikle
karşılaşamaz. Çünkü Allah dünya hayatını özel olarak
kusurlu ve eksik olarak yaratmıştır.
Bu dünya hayatı, yalnızca bir oyun
ve '(eğlence türünden) tutkulu bir oyalanmadır'.
Gerçekten ahiret yurdu ise, asıl hayat odur. Bir
bilselerdi. (Ankebut Suresi, 64)
Gerçek şu ki, ebrar olanlar (iyiler,
doğru olanlar), elbette nimetler içindedirler. Tahtlar
üzerinde bakıp-seyretmektedirler. Nimetin parıltılı-sevincini
sen onların yüzlerinde tanırsın. Onlara mühürlü,
katıksız bir şaraptan içirilir. Ki onun sonu misktir.
Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.
(Mutaffifin Suresi, 22-26)
|
İşte bunların
karşılığı, Rablerinden bağışlanma ve içinde
ebedi kalacakları, altından ırmaklar akan
cennetlerdir…
(Al-I İmran Suresi, 136) |
Allah dilediğine rızkı genişletir-yayar
ve daraltır da. Onlar ise dünya hayatına sevindiler.
Oysaki dünya hayatı, ahirette (ki sınırsız mutluluk
yanında geçici) bir meta'dan başkası değildir. (Ra'd
Suresi, 26)
Orda diledikleri herşey onlarındır;
Katımız'da daha fazlası da var. (Kaf Suresi, 35)
İnsanların, cennetin eşsiz güzelliklerini,
sonsuza kadar sürecek olan zevklerini derinlemesine
tefekkür edebilmelerini sağlamaktır. Zira hem Kuran
ayetleri hem de Peygamberimiz (sav)'in hadisleri,
bizleri pek çok insanın daha önce hiç düşünmemiş
olabileceği cennet nimetlerinden haberdar etmektedir.
Cennetteki ihtişamın, sınırsız nimetin ve yaşanacak
olan güzel hayatın anlaşılması, insanların cennete
olan özlemlerini ve bu hayatı kazanmak için harcayacakları
çabayı artıracaktır. Allah'ın sonsuz rahmetine ve
eşsiz nimetlerine layık olabilmek için büyük bir
şevk ve azimle hayırlarda yarışmalarına vesile olabilecektir.
Cennet Mekanlarının Güzelliği
Dünyanın en güzel mekanları arasında saraylar,
köşkler hep ilk sıralarda yer alır. Bu mekanların
gösterişli güzellikleri tarif edilirken de
hep güzel bir manzaraya sahip olmalarından,
eşyalarının çok değerli olmasından, dekorasyonlarının
güzelliğinden, sütunların, altın yaldızlı
tahtların, mobilyaların ihtişamından bahsedilir.
Allah'ın Kuran'da bildirdiği cennetle ilgili
ayetlerde de insanların hoşlarına giden mekanlardan
-köşklerden, saraylardan, bahçelerden, otağlardan-
sıkça bahsedilmektedir. Dünyada sınırlı sayıda
bulunan bu mekanlar, cennette kusursuz ve
en görkemli halleriyle Allah'ın sevdiği kullarının
yaşadığı mekanlar olarak sonsuza kadar var
olacaklardır.
|
"İçlerinde ebedi
kalacakları altından ırmaklar akan
Adn cennetleri de (onlarındır). Ve
işte bu, arınmış olanın karşılığıdır."
(Taha Suresi, 76) |
Cennet Köşkleri:
Dünyadaki güzellikler dünya şartlarında
ne kadar mükemmel olurlarsa olsunlar, yine
de kaçınılmaz olarak pek çok kusurları bulunur.
Dolayısıyla dünyadaki en güzel köşk bile
cennet köşklerinin yanında son derece gösterişsiz
kalır. Kuran'da cennet köşklerinden bahsedilirken
bu köşklerin altlarından ırmaklar aktığı,
yüksek ve güvenli yerler oldukları bildirilir:
İman edip salih amellerde
bulunanlar; onları, içinde ebedi kalıcılar
olarak, altından ırmaklar akan cennetin yüksek
köşklerine muhakkak yerleştireceğiz. (Salih)
Amellerde bulunanların ecri ne güzeldir.
(Ankebut Suresi, 58)
|
Hiç şüphesiz Allah,
iman edenleri ve salih amellerde
bulunanları altından ırmaklar akan
cennetlere sokar, orada altından
bileziklerle ve incilerle süslenirler;
ordaki elbiseleri ipek(ten)tir. (Hac
Suresi, 23) |
Cennet İçindeki Saraylar:
Bir hadiste cennetteki saraylardan şöyle
söz edilmektedir:
Cennetin içinde inciden bir
saray vardır. O sarayın içinde kırmızı yakuttan
yetmiş konak vardır. Her konağın içinde yeşil
zebercedden (zümrüt cinsinden parlak, yeşil,
kıymetli bir taş) yetmiş ev vardır. Her evin
içinde yetmiş taht, her taht üzerinde de
her renkten yetmiş yatak vardır. Her evin
içinde yetmiş sofra, her sofranın üzerinde
de yetmiş çeşit yemek vardır. Keza her evin
içinde yetmiş adet hizmetçi vardır... [Tezkireti'l
Kurtubi, s. 323/554]
|
O da sizin günahlarınızı
bağışlar, sizi altlarından ırmaklar
akan cennetlere ve Adn cennetlerindeki
güzel konaklara yerleştirir. İşte
'büyük mutluluk ve kurtuluş' budur.
(Saf Suresi, 12) |
Cennetteki Zenginlik ve Bolluk
Cennetteki
zenginlik, Allah'ın sonsuz güzellikteki
sanatının tecellilerini ve göz kamaştıran
büyük bir ihtişamı kapsayan, en üst estetik
özellikleri ve uyumu sunan bir zenginliktir.
Ve tüm bu güzellikler müminlerin istek
ve tutkularına en çok hitap eden şekliyle
sunulmaktadır. Çünkü zenginlik ancak bu
şekilde güzelliklere dönüştüğü takdirde
insanın ruhuna zevk veren bir anlam kazanır.
Adn cennetleri; ona girerler,
onun altından ırmaklar akar, içinde
onların her diledikleri şey vardır.
İşte Allah, takva sahiplerini böyle
ödüllendirir.
(Nahl Suresi, 31)
Siz ve eşleriniz cennete girin;
sevinç içinde ağırlanacaksınız.
(Zuhruf Suresi, 70)
|
Cennetteki Yiyecekler
Cennette insanların nefislerinin hoşuna
gidecek, canlarının istediği ve arzuladıkları
son derece lezzetli pek çok yiyecek olduğu
Kuran'da ve Peygamberimiz (sav)'inhadislerinde
bildirilir. Özellikle dünyada da makbul yiyecekler
arasında olan et ve meyvenin her çeşidi cennet
ehline bol bol sunulacaktır. Allah ayetlerinde
cennet ehline yapılan bu ikramların güzelliğini
şöyle haber verir:
Arzulayıp-seçecekleri meyveler,
Canlarının çektiği kuş eti. (Vakıa Suresi,
20-21)
Yaptıklarına bir karşılık
olmak üzere (onlara sunulur); (Vakıa Suresi,
24)
(Ey Muhammed) iman edip salih
amellerde bulunanları müjdele. Gerçekten
onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler
vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden
her yedirildiğinde: "Bu daha önce de rızıklandığımızdır" derler.
Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur.
Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve
onlar orada süresiz kalacaklardır. (Bakara
Suresi, 25)
|
"(Meyvelerin) Gölgeleri
onlara pek yakın ve devşirilmeleri
kolaylaştırıldıkça kolaylaştırılmış." (İnsan
Suresi, 14) |
Ölümle her an son bulabilecek olan dünya
hayatı, ahiretteki sonsuz hayatın başlangıcıdır.
Dolayısıyla her an her saniye ahirete geçilebileceğini
unutmamak, cehenneme gitme ihtimalinden korkmak
ve bu nedenle cennetteki sonsuz nimete kavuşmak
için hazırlık içinde olmak herkes için çok
önemlidir.
Fakat şeytan, insana, Allah'ın cennette
vaat ettiği güzellikleri, sonsuz yaşamı unutturmak,
düşündürmemek ister. Aksine kusur ve eksikliklerle
dolu olan dünya nimetlerine razı olmayı,
bunlarla birkaç on sene yaşamayı yakın bir
yarar olarak gösterir. Halbuki şeytana karşı
tam aksi bir tavırla cennetin çok yakın olduğu
gerçeğini hatırda tutarak samimi bir gayret
içinde olmak gerekir.
Bütün samimi Müslümanlar sonsuz merhamet,
sonsuz rahmet, sonsuz akıl ve güç sahibi
olan, kullarını seven, onları koruyup kollayan,
dünyada ve ahirette onların iyiliğini isteyen,
onlara dünyada güzel ve şerefli bir hayat,
ahirette de cenneti isteyen Allah'ın güvencesindedirler.
Dolayısıyla bu sevinç dolu nimeti Müslümanlar
hiçbir zaman unutmamalı ve birbirlerine bu
yakın nimetin müjdecisi olmalıdırlar. Nitekim
Allah Kuran'da müminlerin bu konuda müjdeleşmelerini
buyurmaktadır:
Hiç şüphesiz Allah, mü'minlerden
-karşılığında onlara mutlaka cenneti vermek
üzere- canlarını ve mallarını satın almıştır...
(bu,) Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da O'nun
üzerine gerçek olan bir vaaddir. Allah'tan
daha çok ahdine vefa gösterecek olan kimdir?
Şu halde yaptığınız bu alışverişten dolayı
sevinip-müjdeleşiniz. İşte 'büyük kurtuluş
ve mutluluk' budur. (Tevbe Suresi, 111)
|