KIYAMET ALAMETLERİ

Artık onlar, kıyamet-saatinin kendilerine apansız gelmesinden başkasını mı gözlüyorlar?
İşte onun işaretleri gelmiştir…
(Muhammed Suresi, 18)
   

 

HADİSLERDE KIYAMET ALAMETLERİ -devamı-

Ahlaki Çöküş

İçinde bulunduğumuz zamanda dünya toplumlarının sosyal yapılarını tehdit eden çok büyük bir tehlike söz konusudur. Bu tehlike insan bedenini ölüme götüren virüslere benzer şekilde sinsi bir faaliyet göstererek toplumu yıkıma sürüklemektedir. İşte bu tehlike bir insan topluluğunu ayakta tutan ahlaki değerlerin yozlaşmasıdır. Eşcinselliğin, fuhuş ticaretinin, evlilik dışı cinselliğin, cinsel suçların, pornografinin, tecavüz vakalarının ve cinsel hastalıkların artışı ahlaki çöküşün bazı önemli göstergeleridir. 

Bahsi geçen konular sürekli olarak dünya kamuoyunun gündemindedir. Pek çok insan çevresinde olup bitenlerin, tehlikenin farkında değildir veya bu olayları sosyal hayatın bir parçası olarak değerlendirme gafletine düşmektedir. Ancak istatistikler tehlikenin boyutlarının görülmemiş bir artışla her geçen gün büyüdüğünü göstermektedir.


Dini ve ahlaki değerlerden yoksun toplumlar için AIDS hızla yayılan ve başa çıkılamayan bir bela olmuştur.

Cinsel hastalık oranları insanlığın önündeki sorunların büyüklüğünü gözler önüne seren önemli bir kriterdir. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) kayıtlarına göre, cinsel yoldan bulaşan hastalıklar en çok rastlanan hastalık gruplarından birini oluşturmaktadır; raporlar her yıl tahmini olarak 333 milyon yeni vakanın meydana geldiğini göstermektedir.20 Bunlara ek olarak, AIDS büyük bir sorun olma konumunu korumaktadır. WHO istatistikleri bugüne kadar 18.8 milyon insanın bu hastalıktan hayatını kaybettiği gerçeğini ortaya koymaktadır.21 Dünya Sağlık Örgütü'nün AIDS ile ilgili 2000 yılı raporundaki şu ifadeler konuyu çok iyi özetlemektedir: "AIDS sosyal, ekonomik ve demografik yapılar üzerindeki yıkıcı etkisiyle benzersizdir."22


Son yıllarda eşcinselliğin kaydettiği hızlı artış ürkütücü gelişmelerden biridir. Bu gelişmeler 14 asır önce Peygamberimizin hadislerinde yer almıştır.

Ürkütücü gelişmeler arasında eşcinselliğin yayılışı da oldukça dikkat çekicidir. Eşcinsellerin bazı ülkelerde resmi olarak evlenebilmeleri, evliliğin getirmiş olduğu sosyal haklardan istifade edebilmeleri, dernek ve partiler kurmaları, dünya çapında yapılanmaları, kutsal inançlara karşı gelmeleri, dini değerlere savaş açmaları, Peygamberimizin döneminden bu yana geçen on dört yüzyıllık süre zarfında sadece çağımıza mahsus olaylardır.

Günümüzdeki eşcinsellerin bu cüret ve pervasızlıkları eşcinselliği ile tanınmış Lut halkının başına gelenleri düşündürmektedir. Kuran'da anlatıldığı gibi, Allah Hz. Lut'un doğru yola davetine azgınlıkla karşılık veren Lut şehri ve halkını büyük bir felaketle helak etmiştir. Bu sapık toplumdan geri kalanlar halen bir ibret belgesi olarak Lut Gölü'nün suları altında durmaktadır.

Ahir Zaman toplumlarındaki ahlaki dejenerasyonu tasvir eden hadislerin bugünün dünyasında tam anlamıyla ortaya çıktığı açık bir gerçektir.

Fuhşun utanma ve gizlemeye gerek duyulmaksızın, açıkça yapılmasının bir kıyamet alameti olduğu hadiste şöyle belirtilmiştir:
 
Fuhuş açık olmadan… kıyamet kopmaz.
Ramuz-El Ehadis, 91/7 

Toplumda evlilik dışı cinsel ilişkilerin yaygınlaşmasının bir işaret olduğu da Peygamberimiz tarafından şu şekilde dile getirilmiştir:
 
Zinanın çoğalması kıyamet alametlerindendir.
Buhari, Tecrid'i 1/16 

Ahlaki değerlerin, utanma duygusunun zayıflaması şöyle tasvir edilmiştir:
 

Toplumlardaki ahlaki çöküntünün birer delili olan benzer haberler her gün gazete sayfalarında yer almakta ve pek çok insan tarafından normal karşılanmaktadır.

Çok ilginçtir son dönemde TV kanallarında gizli kamerayla çekilmiş fuhuş görüntüleri yayınlanmaktadır. Yollarda insanlarla pazarlık yapan hayat kadınları herkesin gözü önünde açıkça yol ortalarında fuhuş yapmaktadırlar. Burada, hadiste kıyamet alameti olarak belirtilen bir olay daha tam dikkat çekildiği şekilde ortaya çıkmış ve milyonlarca insana bu olay gösterilmiştir. Hadisler göstermektedir ki eşcinselliğin normal bir yaşam biçimi olarak kabul edilmesi kıyamet öncesindeki dönemin önemli bir belirtisidir:
 
Kıyamet yaklaşınca… kadınla yolun ortasında cinsel münasebette bulunacak kadar haya ortadan kalkar.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 97 

Erkekler kadınlara benzeyecek, kadınlar erkeklere benzeyecek.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 451

Erkekler erkeklerle, kadınlar kadınlarla yetindiklerinde… kıyamet yaklaşmış olacaktır. 
Ramuz-El Ehadis, 448/8; Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480 


Hak Dinin ve Kuran Ahlakının Terk Edilmesi

Kıyamet alametleri ile ilgili hadisler bizlere söz konusu işaretlerin baş göstereceği dönemin ayrıntılı bir tasvirini sunmaktadır. Peygamberimizin sözlerinden anlaşılmaktadır ki, Ahir Zaman'ın birinci safhası dinin görünüşte uygulandığı, fakat gerçekte Allah'ın dininin ve Kuran ahlakının neredeyse tamamen terk edildiği bir dönemdir. Apaçık olan Kuran ayetlerinin görmezlikten gelindiği, Allah adına hükümler öne sürüldüğü, dinde ayrılığa düşüldüğü, ibadetlerin gösteriş amaçlı yapıldığı, dinin çıkar ve menfaat sağlamak için araç olarak kullanıldığı bir zamandır. İmanın bilgi ve araştırmaya değil de taklitçiliğe dayalı olması da bu dönemin bir özelliğidir. Bu devirde sözde Müslümanlar çoğunlukta, hakiki alimler ve samimi Müslümanlar ise azınlıktadır.

Peygamberimiz tarafından günümüzden on dört yüzyıl önce bildirilen ve tamamı içinde bulunduğumuz çağda eksiksiz yaşanan alametler şunlardır: 

Kuran'da bildirildiğine göre, Peygamberimiz ahiret günü kendi kavminin "Kuran'ı terk edilmiş (bir kitap) olarak bıraktığını" (Furkan Suresi, 30) ifade edecektir. Hadislerde de Ahir Zaman'da Kuran'ın yol gösterici vasfının göz ardı edileceği, Kuran'dan uzaklaşılacağı şöyle bildirilmiştir: 
 
İnsanlara bir zaman gelir ki Kuran-ı Kerim bir vadide, insanlar başka bir vadide olurlar.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 23 

İnsanlara bir zaman gelecektir ki Kuran-ı Kerim'in yalnız resmi, İslam'ın yalnız ismi kalacaktır. Onlar İslam'dan en uzak insanlar oldukları halde İslami isimlerle isimlenecekler, mescitleri görünüşte mamur olduğu halde hidayet yönünden harap olacaktır.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 24 

Cuma Suresi'nin 5. ayetinde, "Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir." benzetmesi yapılmıştır. Kuşkusuz bu ayette Müslümanlar uyarılmakta, aynı vahim hataya düşmemek için dikkatli olmaları gerektiği hatırlatılmaktadır. Zira Kuran öğüt alınması ve üzerinde düşünülmesi için indirilmiş bir Kitap'tır. 

Peygamberimiz Kuran'ın okunmasına rağmen içerdiği bilgi ve hikmet üzerine düşünülmemesinin Ahir Zaman'ın bir özelliği olduğunu şöyle ifade etmiştir:
 
Peygamber şöyle dedi: "İlim insanlardan alınacak." Ziyad şöyle dedi: "Ey Allah'ın Resulü, biz Kuran'ı okuduk ve okuyoruz, hanımlarımıza ve çocuklarımıza da okutuyoruz. Bu ilim bizden nasıl alınacak?" Peygamber şöyle buyurdu: "Yahudilerin Tevrat'ı ve Hıristiyanların İncil'i hakkında bilgin yok mudur? Onlar o kadar Tevrat ve İncil okudular, hani onlarda bundan birşey kaldı mı?"
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 483

Bundan sonra birtakım, Kuran okuyan fakat okudukları dillerinde kalan, kalplerine inmeyen insanların türeyeceği bir zaman gelecektir..
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 61 

Bazı Müslümanların, Yahudi ve Hıristiyanların sapkın yönlerini kendilerine rehber edinmeleri, onları körü körüne taklit etmeleri de Ahir Zaman'ın bir özelliğidir:
 
(Ahir Zaman'da) Sizden önceki milletleri karış karış, arşın arşın izleyeceksiniz, hatta onlar (Yahudi ve Hıristiyanlar) kertenkele deliğine girseler, siz de peşlerinden gireceksiniz.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 470 

Enam Suresi'nin 26. ayetinde insanları "Kuran'dan alıkoyanlara" dikkat çekilmektedir. Hadislerden de sapkın fikir akımlarının, hak ve hakikatten uzak sistemlerin kıyamet öncesinde, insanları Allah'ın yolundan saptıracak büyük fitneler meydana getireceği anlaşılmaktadır. 
 
Kıyamet önü sıra karanlık geceler gibi fitneler vardır.
Ramuz-El Ehadis, 121/5

Kıyamete yakın karanlık gecelerin parçaları gibi karışıklıklar olacaktır. Bu karışıklıklar içinde kişi mümin olarak sabahlayıp kafir olarak akşamlayacak, mümin olarak akşamlayıp kafir olarak sabahlayacaktır.
Kur'an ve Sünnette Kiyamet ve Ahiret, s.155 

Haram ve helal fiilleri Allah Kuran'da eksiksiz olarak bildirmişken, dinde aslında olmayan kuralların ve hükümlerin ortaya çıkması bir kıyamet alametidir:
 
Haram olan şeylerin helal sayılması… kıyamet alametlerindendir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 454 

Ahir Zaman'da alim olarak kabul edilen bazı insanların gerçekte ikiyüzlü ve sahtekar olduklarını, Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle haber vermiştir: 
 
Ahir Zaman'da kurt okuyucular olacak. Kim o zamana yetişirse, şerlerinden Allah'a sığınsın. Onlar çok kokmuş insanlardır. Riyakarlık (ikiyüzlülük) hakim olacak, riya (ikiyüzlülük) ve gösterişten utanılmayacak.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 470 

Alimler ilmi sırf para kazanmak için öğrendiğinde… dini dünyalık karşılığında sattıklarında… hükmü sattıklarında… kıyamet yaklaşmış olacaktır.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480

Ahir Zaman'da öyle adamlar çıkacak ki, dinlerini dünya menfaatleri karşılığında satacaklardır. Bunlar yumuşak görünmek için koyun postuna bürünecekler, dilleri şekerden tatlı, fakat kalpleri kurt kalbi gibi katı olacaktır.
Tirmizi, Zühd, 60

İslam'ın kurallarına gereken saygı ve özeni göstermeyen, dini, kendi menfaatleri doğrultusunda araç olarak kullanmaktan çekinmeyen insanların durumu da şu şekilde anlatılmıştır:
 
Ümmetimin son zamanlarında mescitlerini süsleyip kalplerini harap bırakan, elbisesini sakınıp koruduğu kadar dinini sakınıp korumayan, dünya işlerinin yolunda gitmesi uğrunda dinini vasıta yapmağa aldırış etmeyen birtakım insanlar türeyecektir.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 25 

İyiliğin tavsiye edilmesi ve kötülüğün önlenmesinin Allah'ın önemli bir emri olduğu bilindiği halde yapılmaması da kıyametin yaklaştığının bir göstergesidir:
 
İyilik terk edilip emredilmediğinde, kötülük işlenip alıkonulmadığında… kıyamet yaklaşmış olacaktır.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480

Kıyamet yaklaşır, hayırlı işler azalır. 
Kıyamet Alametleri, s.264 

Samimi Müslümanların günahkarların baskısı altında zayıf duruma düşmelerinin bir kıyamet alameti olduğu hadiste şöyle bildirilmiştir:
 
(Kıyametin bir alameti) Mescitler içerisinde günahkarların seslerinin yükselmesi ve günahkarların dinin emrettiklerini yerine getiren samimi müminler üzerine galip gelip onlara tahakküm etmeleridir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 450 

Peygamberimizin verdiği bir haber de Ahir Zaman'da gerçek müminlerin neredeyse yok denecek kadar az sayıda olmasıdır:
 
İnsanlara bir zaman gelir ki camilerinde toplanıp namaz kılarlar. Fakat aralarında mümin bulunmaz.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 17 

Samimi müminlerin inançlarını saklamaları ve ibadetlerini gizli sürdürmelerinin hadisteki tasviri şöyledir:
 
Bu gün sizin aranızda münafıkların gizli yaşadıkları gibi bir zaman gelir ki mümin olanlar da diğerlerinin arasında gizli olarak dini hayatlarını sürdürmeye çalışırlar.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 9 

Cami ve mescitlerin sadece yol olarak kullanılan mekanlara dönüşmesinin bir işaret olduğu aşağıdaki hadiste haber verilmektedir:
 
Mescitler namaz kılınmayıp gelip geçilen bir yol haline geldiği… bir zaman gelmedikçe kıyamet kopmaz.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 87

Ahir Zaman'da Kuran'ı Allah'ın rızasını kazanmak için değil de kazanç elde etmek için okuyan insanların da ortaya çıkacağı hadiste şöyle dile getirilmiştir:
 
Kim Kuran okursa (mükafatını) Allah'tan istesin. Zira son zamanlarda Kuran okuyup (mükafatını) insanlardan isteyen birtakım insanlar türeyecektir.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 9 

Kuran'ın sadece haz almak için adeta bir şarkı gibi okunması da bir işarettir: 
 
Kuran-ı Kerim'in şarkı söylercesine okunup haz duyulduğu, hatta kişi alim olmadığı halde bu okuyuşundan dolayı itibar gördüğü zaman…
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 31 

Müslüman olarak tanınan bazı şahısların çarpık bir kader anlayışına sahip olmaları, bazılarının da yıldızların geleceğe dair haber verdiğine inanmaları Ahir Zaman'ın göstergelerindendir:
 
Ahir zamanda ümmetim hakkında en çok endişe duyduğum: yıldızlara (inanmak), kaderi yalanlamak…
Ramuz-El Ehadis, 1/1540 

 

Yıldızlarla geleceğe dair haberler almaya çalışmak da kıyamet alameti olarak hadislerde haber verilmiştir



Allah'ın ayetlerde kesin olarak haram kıldığı faiz günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir.

Faizin, Allah'ın haram kıldığı bir fiil olmasına rağmen alenen uygulanmasının bir alamet olduğu hadiste şöyle belirtilmiştir:
 
Kıyamet alametlerindendir:.. faizin aşikar olması.
Ramuz-El Ehadis, 448/8

İnsanlar üzerine öyle bir zaman gelir ki, faiz yemeyen adam kalmaz. Onu yemese bile kendisine tozu isabet eder.
Ramuz-El Ehadis, 360/8, 503/7 


Hac ibadetinin yapılış amacının gezmek, ticaret yapmak, gösteriş yapmak veya dilenmek olması Ahir Zaman'ın bir diğer belirtisidir:
 
İnsanlar üzerine bir zaman gelir ki zenginler tenezzüh (seyahat) için, orta halliler ticaret için, onların kurraları (alimleri) riya ve gösteriş için, fakirleri ise dilenmek için hac ederler.
Ramuz-El Ehadis, 503/8 


Sosyal Bozulma

Günümüz insanlarının karşı karşıya olduğu önemli bir sorun toplumun temelini oluşturan sosyal yapılardaki bozulmadır. Toplumsal çöküş değişik şekillerde kendini göstermektedir. Dağılmış aileler, boşanmalardaki artış ve gayrimeşru çocuklar aile kurumundaki tahribatın doğal sonucudur. Stres, huzursuzluk, mutsuzluk, endişe ve kaos pek çok insanın hayatını adeta bir kabusa dönüştürmektedir. Manevi boşluk içindeki insanlar bunalımlarına çare ararken alkol ve uyuşturucu bataklığına düşmekte veya karanlık yollara girmektedir. Çözüm yolu kalmadığını düşünen bazıları da intiharı bir kurtuluş zannetmektedirler. 


Toplumsal yozlaşmanın en çarpıcı göstergelerinden birisi de yasalara aykırı davranışlardaki büyük artıştır. Suç oranlarındaki artış konunun uzmanlarını dahi hayrete düşüren boyutlara ulaşmıştır. Birleşmiş Milletler Uluslararası Suç Önleme Merkezi'nin hazırladığı "Evrensel Suç ve Adalet Raporu" tüm dünya ülkelerini kapsayan şu genellemeleri içermektedir:

Ortalama olarak, suç oranları 1980'lerde olduğu gibi, 1990'larda da yükselmeye devam etmektedir.

Dünyanın neresi olursa olsun, beş yıllık bir periyotta, büyük şehirlerin sakinlerinin üçte ikisi en az bir kere suç sayılan fiillerin hedefi olmaktadır.

Evrensel olarak ciddi suçlara hedef olma olasılığı (soygun, cinsel suçlar, saldırı) beşte birdir.

Bölge ayrımı olmaksızın, gençler kategorisindeki mülkiyete yönelik suçlar ve şiddet suçlarının her ikisi de ekonomik problemler ile ilgilidir.

Son yıllarda yasadışı uyuşturucu madde türleri sayıca artmış ve nitelik olarak da çeşitlenmiştir.23

Aslında söz konusu olaylarda şaşılacak bir durum yoktur. Böyle bir sosyolojik gelişmenin nedenleri Kuran'daki geçmiş toplumların kıssalarında açıkça anlatılmaktadır. Sosyal dejenerasyon ve buna bağlı olarak ortaya çıkan her türlü sorun insanların Allah'ı ve yaratılış amaçlarını unutmalarının, hak dinden ve manevi değerlerden uzaklaşmalarının kaçınılmaz bir sonucudur.

Toplumsal bozulmanın unsurları aynı zamanda Peygamberimizin on dört yüzyıl önce haber verdiği, günümüzde de eksiksiz olarak ortaya çıkan gelişmelerdir. Hz. Muhammed'in "insanların ihtilaf ve içtimai (sosyal) sarsıntılar içinde bulundukları zaman" (Ramuz-El Ehadis, 7/7) olarak tanımladığı Ahir Zaman'ın ilk devresi ile ilgili hadisler şöyledir:

Hadislerden anlaşılmaktadır ki, toplumda kötü insanların çoğalması, güvenilir kabul edilen bazı insanların gerçekte yalancı, yalancı olarak tanınan bazılarının da gerçekte güvenilir kişiler olması Ahir Zaman'ın bir özelliğidir: 
 
İnsanlar üzerine aldatıcı seneler gelecek. O senelerde… haine itimat edilecek, doğru kişi hain sayılacak.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 476

Kötülerin çoğaldıkça çoğalması, yalancıların doğru kabul edilip doğruların yalancı sayılması, hainlerin güvenilir, güvenilir kimselerin hain sayılması… kıyamet alametlerindendir.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 92 


Dünyada alçak oğlu alçak kimseler insanların en mutlusu oluncaya kadar kıyamet kopmayacaktır.
Tirmizi, Fiten, 37 


Gazetelerde yer alan ve toplumdaki ahlaksızlıkların dolayısıyla kötü insanların sayısının arttığını kanıtlayan bu gibi haberler Ahir Zaman'ın da habercisidirler.

Dinimizin kurallarına ve kanunlara uygun elde edilmiş kazanç ile güvenilir insanların az bulunacağı hadiste şöyle belirtilmiştir:
 
Ahir Zaman'da ümmetim içerisinde en az bulunacak şey helal para ve kendisine güvenilir arkadaştır.
Suyuti, Camiü's-Sagir, 2/71

Gerçek şahitliğin gizlenmesi, yalancı şahitliğin ve iftiranın ise yaygınlaşması bir alamettir:
 
Kıyametten hemen önce… yalancı şahitlik yaygınlaşır, hakka şahitlik ise gizlenir.
Ramuz-El Ehadis, 1/121

İftiranın yaygınlaşması kıyamet alametlerindendir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 450 


Toplumdaki tek üstünlük kriterinin zenginlik olması, saygının kişinin zenginliğine endeksli olmasının bir kıyamet alameti olduğu şöyle bildirilmiştir: 
 
Zengine itibar edilip kendinden daha üstün kişiler ona ayağa kalktıklarında ve ona selam verdiklerinde… kıyamet yaklaşmış demektir.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480-481 

İnsanlar arasındaki sosyal ilişkilerin bozulmasının da bir işaret olduğu hadislerdeki tasvirlerden anlaşılmaktadır:
 
Selam halka değil de özel insanlara verilinceye… kadar kıyamet kopmaz.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 470

Kişinin yalnız tanıdıklarına selam vermesi… kıyamet alametlerindendir.
Ramuz-El Ehadis, 121/4 

Sorumluluğun işin ehli olmayanlara verilmesinin sonuçları da aşağıdaki hadiste şöyle vurgulanmaktadır:
 
İş ehil olmayana verilince, artık kıyameti bekle!
Zebidi, Tecridi Sarih, 12/201 


Ahir Zaman'ın en önemli özelliklerinden biri de insanlar arasında sevgi ve saygının kalmamasıdır. Sokakta yere yığılmış hasta bir kişiye kimsenin yardım etmemesi günümüzde sık rastlanılabilen bir durumdur.

Aile, akraba ve komşuluk ilişkilerinin bozulması, fertler arasındaki sosyal ve manevi değerlerin kaybolması bu dönemin başka bir özelliğidir:
 

Son dönemlerdeki ahlaki çöküşü belgeleyen küpürler

 

Kişinin annesine isyan etmesi, babasına sıkıntı vermesi…
Tirmizi, Fiten, 38

Kıyametten hemen önce… akraba ile ilişkiler kesilir.

" Ramuz-El Ehadis, 448/7 

 

Komşular arasında geçimsizliğin yaygın hale gelmesi kıyamet alametlerindendir.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 86 

Gençlerin sinirli olmaları, çocuklar ile yetişkin insanlar arasındaki sevgi ve saygı ilişkilerinin bozulması hadislerde şöyle anlatılmıştır: 
 
Büyükler küçüklere merhamet etmediklerinde, küçükler de büyüklerine saygı göstermediklerinde… çocuk öfkeli olduğunda… kıyamet yaklaşmış olacaktır.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 480 

Hadisler göstermektedir ki, aile kurumundaki bozulmaya bağlı olarak boşanmaların ve evlilik dışı çocukların çoğalması Ahir Zaman toplumlarının bir niteliğidir.
 

Aile yapısındaki bozulma, insanlar arasındaki iletişimsizlik, ilişkilerin sevgi ve saygıya değil de çıkara ayarlı olması, yalnız insanların artması gibi sorunlar Ahir Zaman toplumlarının ortak özelliklerindendir. Hadislerde haber verilen bu bozulmalar kıyametin yaklaştığının anlaşılması ve Allah'a yönelip dönülmesi için birer ibret vesilesidir.

Boşanmaların çoğalması… kıyamet alametlerindendir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 455

Kıyamet yaklaşınca… gayri meşru çocuklar çoğalır.

Ramuz-El Ehadis, 33/7 

Materyalist felsefe ve dünya görüşlerinin etkisiyle insanların ahireti unutmaları, dünyaya büyük bir hırsla bağlanmaları kıyamet öncesindeki dönemin bir vasfıdır:
 
İnsanlarda cimrilik ve hırs artacak.
Müslim, İmare, 176; İbni Mace, Fiten, 24

Kıyamet yaklaştı. Halbuki insanlar dünyaya karşı ancak hırslarını arttırıyorlar, Allah'tan da uzaklaşıyorlar.
Suyuti, Camiü's-Sagir, 2/57 

Birbirlerine kaba sövgü ve küfürlerle hitap eden insanların durumu hadiste şöyle ifade edilmiştir: 
 
Son zamanlarda türeyen, birbirleriyle karşılaştıkları zaman selamları lanetleşmeden ibaret olan sarhoş ve asi bir nesil (ortaya çıkmadıkça)…
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 54 

Bu dönemin başka bir özelliği de dedikodu ve alayın büyük rağbet görmesidir:
 
Dedikoducuların, gıybetçilerin ve alaycıların artması kıyamet alametlerindendir.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 93 

Dalkavukların toplum içinde itibar görmeleri de şöyle haber verilmiştir:
 
Kıyamet yaklaşınca… o devrin en itibarlıları yaltaklık ve dalkavukluk yapanlardır.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 97

Sığırların dilleriyle yalayarak yediği gibi, dilleriyle geçimlerini temin eden birtakım insanlar ortaya çıkmadıkça kıyamet kopmaz.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 101 



Ahir Zaman'da sık karşılaşılan bir durum da ticaret hayatında sahtekarlığın ve rüşvetin olağan hale gelmesidir:

 
Kıyamet yaklaşınca… ölçü ve tartılarda hile yapılır.
Ramuz-El Ehadis, 33/7

Rüşvetlerin alınması… kıyamet alametlerindendir.
Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, s. 454 

Peygamberimiz Ahir Zaman'da cinayetlerin artışını şöyle bildirmiştir: 
 
Cinayetler artmadıkça… kıyamet kopmaz.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 468 


Cinayetlerdeki dikkat çekici artış da hadislerde haber verilen alametlerdendir.


Bilim ve Teknoloji

Peygamberimiz Hz. Muhammed bilindiği gibi, günümüzden on dört yüzyıl önce yaşamıştır. Tarihi kaynaklar Arap toplumunun, Kuran'ın tebliğ edildiği dönemde, evren ve doğa üzerine herhangi bir inceleme yapabilecek teknolojiye sahip olmadığını göstermektedir. Bu tespit şu anlama gelmektedir ki, Peygamberimizin yaşadığı dönem ile günümüzün bilim ve teknoloji düzeyi arasında kıyas kabul etmez bir farklılık vardır. Aslında bu ayrılık 20. yüzyılın başı ile 21. yüzyılın başı arasında bile oldukça büyüktür. Bundan birkaç on sene önce isimleri bile telaffuz edilmeyen bazı teknolojik yeniliklerin bugünün vazgeçilmez unsurları olması buna canlı bir delildir. 

Bu devasa farklılıklara rağmen Peygamberimiz 7. yüzyılda, geleceğe yönelik bazı haberler vermiştir. İlerleyen sayfalarda da Ahir Zaman'daki bilim ve teknoloji ortamını tasvir eden söz konusu hadisler incelenecek, Peygamberimizin on dört yüzyıl önce verdiği haberlerin günümüzde aynı şekilde gerçekleştiği gözler önüne serilecektir.

TIP TEKNOLOJİSİ:

Uzun yaşamak çağlar boyunca insanların belli başlı hedefleri arasında yer almıştır. Bu uğurda büyük bir çaba harcanmıştır. Konuyla ilgili olarak, Hz. Muhammed de Ahir Zaman'daki gelişmeleri haber verdiği bir hadisinde şunları söylemiştir:
 
Onun zamanında… ömürler uzayacaktır.
El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, s. 43 


Bu küpürlerde yer alan bilimsel gelişmeleri Peygamber Efendimiz 1400 yıl öncesinde Ahir Zaman alameti olarak haber vermiştir.

Peygamberimizin verdiği bu haberin üzerinden on dört asır geçmiştir. Kayıtlar geçen bu zaman aralığında, ortalama yaşam süresinin içinde bulunduğumuz çağda diğer tüm dönemlerden daha fazla olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Hatta 20. yüzyılın başları ile sonları arasında dahi büyük bir fark vardır. Örneğin 1995 yılında doğmuş olan bir çocuğun 1900'lerde doğmuş birisine göre ortalama 35 yıl daha uzun yaşayacağı tahmin edilmektedir.24 Bu konudaki çarpıcı bir başka örnek de geçmişte 100 seneden fazla yaşayan insanların oldukça nadir, günümüzde ise çok sayıda olmasıdır.

B irleşmiş Milletler Nüfus Departmanı kaynaklarına göre, son birkaç yılda dünya nüfusu yüksek ölüm oranlarından düşük ölüm oranlarına doğru dikkate değer bir geçiş devresindedir. Demografik devrim olarak nitelenen bu gelişmenin merkezinde de yaşlıların sayıca ve oranca artışı yer almaktadır. Böylesine hızlı ve geniş ölçekli bir gelişmenin uygarlık tarihinin hiçbir döneminde görülmediği de aynı kaynakta vurgulanmaktadır.25 

Şüphesiz yaşam süresindeki bu artış sebepsiz değildir. Tıp teknolojisinin ilerlemesine bağlı olarak sağlık hizmetlerindeki gelişme insanların böyle bir nimete kavuşmasına olanak sağlamıştır. Bunlara ek olarak, genetik bilimindeki gelişmeler ve halen büyük bir hızla ilerlemekte olan İnsan Genomu Projesi sağlık alanında yepyeni bir dönem başlatmak üzeredir. Bu ilerlemeler geçmiş zamanlarda yaşayan insanların hayal bile edemeyeceği bir boyuttadır. Tüm bu gelişmelere dayanarak şunu söylemek mümkündür: Yaşadığımız çağın insanları yukarıdaki hadisin haber verdiği uzun ve sağlıklı hayat standardını yakalamışlardır.

EĞİTİM:

Teknolojik imkanlardan faydalanılarak yürütülen çalışmalar ile okur-yazar oranı günümüzde %80'lere ulaşmıştır.

20. ve 21. yüzyılı geçmiş yüzyıllardan ayıran önemli bir özellik de okuryazarlık oranlarında kaydedilen ilerlemedir. Geçmiş dönemlerde okuryazarlık toplumun belirli bir kesiminin sahip olduğu bir imtiyaz statüsünde kalmıştır. 20. yüzyılın sonlarına doğru ise başta UNESCO olmak üzere, hükümetler ve sivil toplum örgütleri dünya genelinde kampanyalar düzenlemişlerdir. Bu eğitim seferberliği, teknolojik yeniliklerin de insanlığın hizmetinde kullanılmasıyla birlikte günümüzde meyvelerini vermektedir. UNESCO'nun 1997 yılında yayınlanan raporuna göre, dünya nüfusunun %77.4'ü okur-yazar konumundadır.26

Kıyametin yaklaşmasına doğru… okuryazar çoğalır.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 93; Ramuz-El Ehadis, 1/121 

Bu rakam kuşkusuz, geçen on dört yüzyıl içindeki en yüksek orandır. Aynı zamanda da Peygamberimizin hadislerinde haber verdiği Ahir Zaman toplumlarının bir niteliğidir:
 

İNŞAAT TEKNOLOJİSİ:

Peygamberimizin haber verdiği, içinde bulunduğumuz dönemin ileri teknolojik koşullarını tasvir eden bir işaret de yüksek binaların inşa edilmesidir.
 
Yüksek yüksek binalar inşa edilmedikçe… kıyamet kopmaz.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 468

Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… Yüksek binalar yapmada insanlar birbirleriyle yarışacak.
Buhari, Fiten, 25; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/313 


Yüksek binalar ve inşaat teknolojisindeki yarış, içinde bulunduğumuz dönemi tasvir eden hadislerde 14 asır önce haber verilmiştir.

Mimarlık ve mühendislik tarihine baktığımızda görürüz ki, yüksek katlı binalar 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmeye başlanmıştır. Teknolojinin ilerlemesi, çeliğin yaygınlaşması ve elektrikli asansörlerin kullanılması gökdelen olarak tabir edilen yapıların inşaatına hız kazandırmıştır. Gökdelenler 20. ve 21. yüzyıl mimarisinin önemli bir parçası olmuş, günümüzde de birer prestij sembolü haline gelmiştir. Hadiste belirtilen, insanların yüksek binalar yapma yarışı da ülkelerin daha yüksek gökdelenler yapabilmek için büyük bir rekabet ve yarış içerisine girmeleriyle tam olarak gerçekleşmiştir.


ULAŞIM TEKNOLOJİSİ:

Tarih boyunca ulusların zenginlikleri ve güçleri, sahip oldukları ulaşım teknikleri ile doğrudan doğruya bağlantılı olmuştur. Etkili ulaşım sistemlerini kuran toplumlar kalkınma atılımlarını gerçekleştirmişlerdir. 

Peygamberimiz de Ahir Zaman'ın özelliklerini anlatırken, ulaşımın gelişeceğini şöyle ifade etmiştir:


 
Şu hadiseler meydana gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır… Zaman kısalacak ve vasıtalarla mesafeler kısalacak.
Buhari, Fiten, 25; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 2/313 

Yukarıdaki hadisin son bölümündeki mesaj oldukça açıktır. Ahir Zaman'da yeni araçlarla uzak mesafelerin kısa hale geleceği bildirilmiştir. Yaşadığımız yüzyılın sesten hızlı uçakları, trenleri ve diğer gelişmiş ulaşım araçlarıyla, eski dönemlerde aylar süren yolculuklar şimdi birkaç saat içinde, üstelik çok daha güvenli, rahat ve konforlu bir biçimde yapılabilmektedir. Hadisin işareti de bu şekilde gerçekleşmektedir.


20. ve 21. yüzyılda teknoloji oldukça yüksek bir seviyeye ulaşmıştır. Özellikle ulaşım teknolojisi, mimarlık ve diğer mühendislik kollarında mükemmel sonuçlara ulaşılmıştır.

Günümüzün ileri teknoloji ürünü ulaşım araçlarına Kuran'da da şu şekilde işaret edilmiştir:

Son teknolojik ürünlerden hızlı otomobil.

Onlara binmeniz ve süs için atları, katırları ve merkepleri (yarattı). Ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır. (Nahl Suresi, 8)

Yukarıda verdiğimiz hadisin birinci bölümündeki "zaman kısalacak" ifadesine de bu değerlendirme ışığında bakmak yerinde olacaktır. Açıktır ki, Peygamberimiz Ahir Zaman'da işlerin diğer dönemlere oranla daha kısa zaman dilimlerinde tamamlanacağını bu şekilde ifade etmiştir. Gerçekten de bilimin ilerlemesi her işin çok daha kısa sürelerde yapılmasına ve çok daha mükemmel sonuçlar elde edilmesine imkan tanımaktadır. Benzer başka bir hadis de bu görüşümüzü doğrulamaktadır:
 
Zaman kısalıp sene ay, ay hafta, hafta gün, gün saat, saat de ateş tutuşturacak kadar az bir zaman olmadıkça kıyamet kopmaz.
Son Zamanlarla İlgili Hadisler, s. 95 

Örneğin asırlar önce kıtalar arasında haftalar alan haberleşme şu anda internet ve iletişim teknolojileriyle saniyeler içerisinde tamamlanmaktadır. Geçmişin kervanları ile aylar süren seyahatler sonucu ulaşılabilen eşyaları, günümüzde anında temin etmek mümkündür. Çok değil, daha birkaç yüzyıl önce tek bir kitabın yazılması için geçen sürede bugün milyarlarca kitap basılabilmektedir. Temizlik, yemek pişirme, çocuk bakımı gibi gündelik işler, "teknoloji harikası" aletlerin yardımıyla vakit almaktan çıkmıştır.


Her işin daha kısa sürede yapılmasını sağlayan bazı teknolojik aletler.

Bu örnekler rahatlıkla çoğaltılabilir. Elbette burada üzerinde durulması gereken Peygamberimizin 7. yüzyılda haber verdiği kıyamet işaretlerinin günümüzde aynen gerçekleşmesidir.

Hadislerde bildirilen diğer bir alamet olan Ahir Zaman'da "ticaretin yaygınlaşması" (Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 473) da ulaşımdaki ilerlemelere paralel olarak tam anlamıyla gerçekleşmiş durumdadır. Gelişmiş ulaşım araçları tüm dünya ülkelerinin kendi aralarında yoğun ticari ilişkiler kurmalarına ortam hazırlamıştır.

HABERLEŞME TEKNOLOJİSİ:

Peygamberimizin verdiği haberler arasında oldukça dikkat çeken bir bilgi de günümüzün iletişim teknolojisine işaret eden hadislerdir. Mucize niteliğine sahip bu haberlerden birisi şöyledir: 
 
Kişiye kamçısının ucu konuşmadıkça… kıyamet kopmaz.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 471 

Bu hadis dikkatli bir şekilde değerlendirildiğinde, içinde gizlenen hakikatler anlaşılabilir. Kamçı bilindiği gibi, eski çağlarda özellikle at, deve gibi binek hayvanlarını sürerken yaygın olarak kullanılmış bir araçtır; hadis incelendiğinde Peygamberimizin bir benzetme yaptığı ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde yaşayan insanlara yönelik şöyle bir soru hazırlayalım: "Kamçının şekline benzetebileceğimiz ve konuşan nesne nedir?" 


Tek bir tuş ile binlerce kilometre öteye sesi ve görüntüyü taşıyan teknoloji rivayetlerle şaşırtıcı bir şekilde paralellik göstermektedir.

Bu sorunun en mantıklı cevabı telsiz, cep telefonu veya benzeri iletişim araçları olacaktır. 

Cep telefonu veya uydu telefonu gibi kablosuz iletişim araçlarının çok kısa bir geçmişi olduğunu göz önünde bulundurursak, Peygamberimizin 1400 yıl önce yaptığı tasvirin de ne kadar hikmetli olduğu anlaşılacaktır. 

Kıyamet öncesi zaman diliminin içinde bulunduğumuza dair bir haber daha böylece tecelli etmiştir.

Peygamberimize ait başka bir rivayette de haberleşme teknolojisinin gelişimine şöyle işaret edilmektedir: 
 
Kişiye (kendi) sesi konuşmadıkça… kıyamet kopmaz.
Ölüm Kıyamet ve Diriliş, s. 471 


14 asır önce, "kişiye kendi sesinin konuşması" olarak tarif edilen ses kaydı ve sesin dinlenmesine imkan tanıyan teknoloji hadislerde haber verilen alametlerden biridir. Yukarıda günümüz teknolojisinin ürünlerinden bir müzik sistemi görülüyor.

Hadisteki mesaj oldukça açıktır: Kişinin kendi sesini duymasının Ahir Zaman'ın bir özelliği olduğu belirtilmektedir. Şüphesiz insanın kendi sesini işitebilmesi için öncelikle sesini kayıt etmesi ve sonra da dinlemesi gerekmektedir. Ses kayıt ve reprodüksiyon teknolojisi de 20. yüzyılın bir ürünüdür; bu gelişme bilimsel bir dönüm noktası olmuş, haberleşme ve medya sektörlerinin doğmasına yol açmıştır. Ses kaydı özellikle bilgisayar ve lazer teknolojilerindeki son gelişmelerle mükemmele ulaşmış durumdadır.

Kısacası, günümüzün elektronik aletleri, mikrofonları ve hoparlörleri sesin kaydedilmesi ve dinlenmesine imkan sağlamakta ve bizlere yukarıdaki hadisin verdiği haberin tecelli ettiğini göstermektedir.

Ahir Zaman'ı tasvir eden hadislerdeki haberleşme teknolojisine işaret eden haberler yukarıdakilerle sınırlı değildir. Konuyla ilgili diğer hadislerde de oldukça dikkat çekici işaretler yer almaktadır:
 
O günün alameti: Semadan (gökyüzünden) bir el uzanacak ve insanlar ona bakacak ve göreceklerdir.
El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, s. 53

O günün alameti semada (gökyüzünde) uzatılmış ve insanların kendisine bakıp durduğu bir el'dir. 
Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 69 

Yukarıdaki hadislerde belirtilen "el"in mecazi bir anlamı olduğu açıktır. 


Uydular ile her türlü yayın, anında istenilen yere ulaştırılabilmektedir. Bu olağanüstü olay da Peygamber Efendimizin 1400 yıl önceden bildirdiği alametlerdendir.

İnsanların baktıklarında görebilecekleri bir nesne geçmiş dönemler için fazla bir anlam taşımamaktadır. Ancak bugünün dünyasının vazgeçilmez bir parçası olan televizyon, kamera ve bilgisayar gibi cihazlar hadislerde tarif edilen olaya tam olarak açıklık getirmektedir. Yani bu hadiste geçen "el" ifadesi, güç anlamında kullanılmıştır. Ve gökten dalgalar halinde gelen görüntülere yani televizyona işaret ettiği anlaşılmaktadır. 

Konuyla ilgili diğer rivayetler de oldukça ilgi çekicidir:
 
Semadan (gökyüzünden) bir ses onu ismiyle çağıracak ve doğuda, batıda… olan bile bu sesi duyacak…
El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyyil Muntazar, s. 54-55

Bu ses bütün yeryüzüne yayılacaktır, her kavim kendi dilinden duyacaktır.
Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 51 


Semadan (gökyüzünden) bir ses ki herkes bunu kendi lisanında işitir.
Kitabül Burhan Fi Alametil Mehdiyyil Ahir Zaman, s. 37 

Bu hadisler bütün yeryüzünde duyulacak ve her toplumun kendi lisanlarında işitecekleri bir sesten bahsetmektedir; bu şekilde radyo, televizyon ve benzeri haberleşme vasıtalarına işaret edildiği açıktır. Daha yüz yıl önce hayal edilemeyen bir gelişmeyi Peygamberimizin 1400 sene önce haber vermesi de bir mucizedir.

Bediüzzaman Said Nursi de sözü edilen hadisleri yorumlamış; bunların radyo, telefon gibi haberleşme vasıtalarını mucizevi bir şekilde haber verdiğini belirtmiştir.27


Hz. İsa ve Sahte Peygamberler

Tarih boyunca bazı yalancı ve sahtekarların peygamberlik iddiasıyla ortaya çıktıkları bilinen bir durumdur. Bu nevi sahtekarlar çıkar elde etmek için insanların temiz inançlarını sömürmüş ve her türlü düzenbazlığa başvurmuşlardır. Ayrıca hadislerde, kıyamet öncesinde sahte peygamberlerin ortaya çıkacağına da dikkat çekilmektedir. 
 
Her biri Allah'ın Resulü olduğunu iddia eden otuza yakın yalancı gönderilmedikçe kıyamet kopmayacaktır.
Tirmizi, Fiten 43; Ebu Davud, Melahim 16 

Yukarıdaki hadis bizlere günümüz dünyasındaki gelişmeleri anımsatmaktadır. Bazı sahtekarlar Müslümanların ve Hıristiyanların beklentilerini suistimal ederek peygamberlik iddialarıyla ortaya çıkmakta ve bazen de büyük felaketlere neden olmaktadırlar. 

Uzmanlar sözde mesih akımlarının 1970'li yıllarda ortaya çıkmaya başladığını, o tarihten bu yana da hızlı bir artış içinde olduklarını ifade etmektedir. Uzmanlara göre, bu artışa neden olan başlıca iki temel husus bulunmaktadır. Bunlardan birisi komünizmin yıkılması, diğeriyse internet teknolojisinin sağladığı imkanlardır.28



Sahte Mesih David Koresh ve yanan evi (yanda)

Konuyla ilgili aşağıdaki alıntılar hafızalarımızı canlandırmaya yardımcı olmak için seçilmiş birkaç örnektir:

(Britannica Ansiklopedisi'nden) Federal ajanlar ve mezhep üyeleri arasındaki 51 günlük gerginlik trajediyle sonuçlandı. Mezhebin Waco, Texas yakınlarındaki tesisleri tamamen yandı. 33 yaşındaki, "Branch Davidians" hareketinin lideri ve sözde Mesihi David Koresh de diğer 74 kişiyle birlikte öldü.29

(Time'dan) Geçen hafta İsviçre ve Kanada'da, sözde Mesih Luc Jouret'in taraftarlarından ve onların çocuklarından oluşan 53 kişi öldü. Bu iki ülkenin polisleri ölümlerin nedeninin toplu intihar, toplu katliam veya ikisinin bir karışımı olup olmadığını araştırıyor.30

(Encarta Ansiklopedisi'nden) Sun Myung, Moon Unification (Birleştirme) Kilisesi'nin kurucusudur. 16 yaşındayken bir rüya gördüğünü; bu rüyasında da İsa Mesih'in, Tanrının yeryüzündeki krallığını kurmak için, Moon'un Tanrı tarafından seçildiğini ilan ettiğini iddia etmiştir. Bu kilise 1990'ların ortalarında 2 milyondan fazla üyesi olduğunu ve 100'den fazla ülkede örgütlendiğini ileri sürmüştür; günümüzde açıkça Moon'u İsa'nın halefi olarak kabul etmektedir.31


Kendilerini Mesih ilan eden kişilerin ardından binlerce insan ölüme gidebilmektedir. Solda Uganda'da bulunan toplu mezar ve sağda Jim Jones taraflarlarının intiharı görülmektedir.İçinde bulunduğumuz dönemde arka arkaya pek çok sahte peygamber ortaya çıkmış, her biri kendini mesih ilan etmiştir. Ahir zaman alametlerinin art arda gerçekleşiyor olyması her insanın mutlaka düşünmesi gereken olağanüstü bir durumdur.

(The Guardian'dan) En kötü mezhep katliamının korkunç delili… Uganda'da yeni mezarlar bulundukça, liderleri tarafından kandırılan fanatik bir mezhebin 1000'e yakın taraftarının öldüğünden endişe ediliyor…32

(CNN'den) Öyle bir olaydı ki, yol açtığı şok dalgaları dünyanın her yanına yayıldı: Çağdaş tarihin en kötü toplu intiharı. Bir mezhebin üyeleri olan 900'den fazla insan Güney Amerika ormanlarında bulundu. Ölüler Jim Jones'un taraftarlarıydı.33

Gündemden düşmeyen sahte peygamberlere Kuran ayetlerinde de dikkat çekilmiştir. Bu konudaki bir ayet şöyledir:


Dünya çapında örgütlenmeye sahip olan Moon tarikatının kurucusu Sun Myung tören esnasında.

Allah'a karşı yalan uydurup iftira düzenden veya kendisine hiçbir şey vahyolunmamışken "Bana da vahy geldi" diyen ve "Allah'ın indirdiğinin bir benzerini de ben indireceğim" diyenden daha zalim kimdir? Sen bu zalimleri, ölümün 'şiddetli sarsıntıları' sırasında meleklerin ellerini uzatarak onlara: "Canlarınızı (bu kıskıvrak yakalanıştan) çıkarın, bugün Allah'a karşı haksız olanı söylediğiniz ve O'nun ayetlerinden büyüklenerek (yüz çevirmeniz) dolayısıyla alçaltıcı bir azabla karşılık göreceksiniz" (dediklerinde) bir görsen... (Enam Suresi, 93)

Ayetin devamında haber verildiği gibi, bu insanlar uydurdukları yalanın karşılığını mutlaka göreceklerdir. 

Şüphesiz, tüm düzmece peygamberlerin yalanlarının tümüyle ortaya çıkacağı günler yakındır. Çünkü Peygamberimiz yalancıların ardından Hz. İsa'nın geri dönüşünü de müjdelemiştir.

Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşünün Kuran'da haber verildiğinden, gerek Müslümanlar gerekse Hıristiyanlar tarafından büyük bir özlemle beklendiğinden bundan önceki bölümlerde söz etmiştik. Hz. İsa'nın dünyaya tekrar gelişi ile ilgili Peygamberimizin de birçok