|
HAYVANLAR
ALEMİ
| ÇULLUKLARIN GÖZLERİ
Düşmanlardan
kaçıp kurtulabilmek hayvanlar alemindeki en önemli
ihtiyaçlardandır. Allah her canlıyı yaşadığı ortamda
ihtiyacı olan savunma sistemleriyle birlikte yaratmıştır.
Kamuflaj yeteneği, savunma için kullanılan zehirler,
gece görebilen keskin gözler, hızlı kaçmak için
kullanılan bacaklar, türe özgü haberleşme sistemleri
gibi daha pek çok özellik canlılara Allah tarafından
verilmiştir. Rahman olan Allah hayvanlardaki eşi
benzeri olmayan tasarımlarla bize sanatını tanıtır.
Doğadaki pek çok örnekten kuşlara bakalım. Örneğin
resimde görülen çulluğun başının üstünde, etrafını
her yönden net bir şekilde görebilmesini sağlayan
gözleri vardır. Çulluk bu gözleri sayesinde bir
yandan yiyecek ararken bir yandan da tehlikelere
karşı tetikte olabilmektedir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels
& Mysteries Reader's Digest, s. 15 |
| KİRPİ BALIKLARININ CAYDIRICI
YÖNTEMLERİ
Kirpi balıkları, yuvarlak görünümlü ve
çok yavaş hareket eden balıklardır. Kirpi balıklarının
derileri genellikle dikenlerle kaplıdır. Son derece
ilginç bir savunma yöntemleri olan kirpi balıkları
düşmanlarından kolaylıkla kurtulur. Bir düşmanla
karşılaştıklarında karınlarını çok hızlı bir şekilde
suyla doldurur ve bu sayede balon gibi şişerler.
Kirpi balıkları bu şekilde normal büyüklüklerinin
iki katına ulaşır. Bu da düşmanlarının onları yutmasını
engeller.
Bazı kirpi balığı türleri ise son derece
zehirlidir. Bu zehir "tetrodoksin" olarak adlandırılır
ve kirpi balığının bağırsaklarında yaşayan bakteriler
tarafından üretilir. Bu toksik madde balığın bütün
vücuduna yayılmıştır ama yoğun olarak karaciğer
gibi iç organlarında ve bağırsaklarında bulunur.
Zehirin bir kısmı kasların içerisine bile girerek
burada birikir. Bu da kirpi balığı ve larvalarını
yemenin diğer canlılar açısından son derece tehlikeli
olması demektir.
Dolphin Log, September 1996, s.12-13 |
| DÖRT YÜZGECİNİN ÜZERİNDE
YÜRÜYEN BALIK
 Kırmızı dudaklı
yarasa balığı dünyadaki dört yüzgecinin üzerinde
yürüyen tek balıktır. Yürümek için tasarlanmış yüzgeçleri,
tuhaf görünüşlü burnu ve büyük kırmızı dudakları
ile balığın son derece ilginç bir görünümü vardır.
Yarasa balıklarının kumun üzerinde bir insanın yürümesi
gibi dolaşabilmelerini sağlayan organları göğüs
yüzgeçleridir. Bu yüzgeçlerini kullanarak yarasa
balıkları okyanus zemininde rahatça ayakta durabilir
ve yüzgeç uçlarının üzerinde yürürler. Fener balıklarında
olduğu gibi yarasa balıklarının da burunlarının
altında, diğer balıkları kandırmak için olta olarak
kullandıkları küçük deri parçaları vardır. Yarasa
balıkları etçil hayvanlardır. Bu oltayı kullanarak
diğer balıkları, yengeçleri, kurtçukları ve deniz
taraklarını yerler.
Dolphin Log, September 1994, s.12-13 |
| DERİN SULARDA YAŞAYAN
ANGLERFİSH
Besinin az
olduğu bölgelerde yaşayan canlılar son derece ilginç
özelliklere sahiptir. Bunlardan bir tanesi olan
Anglerfish, denizlerin zorlu şartlara sahip karanlık
kanyonları için gerekli olan tüm özelliklere sahiptir.
Anglerfish de diğer tüm canlılar gibi Allah tarafından
ihtiyacı olan her türlü özellikle birlikte yaratılmıştır.
Örneğin derin sularda yaşayan Anglerfish daha küçük
balıkları avlamak için bir olta ipine ve bu ipin
uç kısmında, kıvrılan solucana benzeyen bir organa
sahiptir. Ucunda sahte yemi olan bu olta, yakınlardan
geçen balıkların dikkatini çekmektedir. Anglerfish'in
tuzak oltasını yem zannederek yaklaşan balıklar,
oltanın ipi tarafından sarılırlar ve bu sayede kolay
bir av olurlar.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels
& Mysteries Reader's Digest, s. 12-13 |
| ÜÇ GÖZLÜ TUATARALAR
Tuatara, kertenkeleye
benzeyen ve diğer sürüngenlerle kıyaslandığında
oldukça uzun ömürlü olan bir canlıdır. Tuatara'yı
diğer sürüngenlerden ayıran özelliği başının üzerinde
ince bir deriyle kaplı üçüncü bir göz bulunmasıdır.
Tuatara üzerinde araştırma yapan bilim adamları
bu üçüncü gözün görme işlevinin olmadığını bulmuşlardır.
Tuataralar'ın bu gözleri, güneşin pozisyonundan
yola çıkarak yön bulmak için kullandıkları bir pusula
gibi çalışmaktadır. Bundan başka sürüngenler çoğunlukla
hareket edebilmek için en az 20 0C'lik bir ısıya
ihtiyaç duyarlar. Tuataralar ise soğuk havaya pek
aldırış etmez, diğer birçok sürüngenin dayanabildiği
bir sıcaklık olan 110C'den çok daha düşük sıcaklıklarda
bile rahatlıkla avlanabilirler. Allah Tuataralar'ı
bulundukları ortamın şartlarına uygun bir dayanıklılıkta
yaratmıştır.
Ranger Rick, August 1999, s.12-14 |
| Gerçekten,
gece ile gündüzün ardarda gelişinde ve Allah'ın
göklerde ve yerde yarattığı şeylerde korkup-sakınan
bir topluluk için elbette ayetler vardır.10/6 |
| RAKUNLARIN GÖZLERİ
 Rakunlar çok
geniş bir alana yayılmış olan bölgelerinde devriye
gezmek için, genellikle karanlık bastırıncaya kadar
bekler. Gece karanlıkta bile çok iyi görmelerini
sağlayan gözlere sahip oldukları için de avlanırken
hiç zorlanmazlar. Rakunlar hemen hemen buldukları
herşeyi yiyebilen canlılardır. Suyun sığ olduğu
bölgelerdeki kerevit balıklarını yakalayabilecekleri
bir akarsu ya da dallarından meyveler sarkan meyve
bahçeleri rakunların av sahaları olabilir.
Our Amazing World Of Nature, Its Marvels
& Mysteries Reader'sDigest, s. 309 |
|
|
|