| Toplam 240 film |
 |
ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN AKŞAM GAZETESİ RÖPORTAJI (Nisan 2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (Nisan 2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (Nisan 2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (21.04.2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (Nisan 2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN TÜRKMENELİ RÖPORTAJI (Nisan 2008) YENİ |
|
|
Irak üzerinden yayın yapan Türkmeneli TV Sayın Adnan Oktar ile bir röportaj gerçekleştirdi.
Adnan Oktar röportajın başında vakfın kuruluş amacının ne olduğu yönündeki soru üzerine, Bilim Araştırma Vakfının, milliyetçi, mukaddesatçı, ilerici, Atatürkçü, çağdaş, laik Türk-İslam Birliğini savunan bir vakıf olduğunu ifade ediyor. Ayrıca kitap, CD çalışmalarının, internet üzerinden yapılan çalışmalarının ağırlıklı olarak devam ettiğini de ekliyor.
Adnan Oktar çağdaş bir yazarın misyonunun, toplumu tümüyle kucaklayan bir yapıda olması gerektiğini, Allah’a inananı, inanmayanı, Hıristiyanı, Yahudi’yi hepsini 1. sınıf vatandaş olarak koruyan, vatanın milletin rahatı için mücadele eden samimi bir düşünceye sahip olması gerektiğini belirtiyor.
Sunucunun yönelttiği Avrupa Birliğine girmek ya da Türk birliğini, Türk-İslam birliğini kurmak gibi alternatiflerden hangisinin Türk toplumuna ivme kazandıracağı, katkı sağlayacağı konusundaki soru üzerine Sayın Adnan Oktar şu cevabı veriyor:
Türkiye için yapılacak en mükemmel şey Türk-İslam Birliğini oluşturmaktır. Yani bütün İslam ülkelerinin liderliğini almak, bütün Türk illerin liderliğini almak ve bütün Türk illeri genelde Müslümanlar ama aynı zamanda bölgenin de ağabeyi olması Türkiye’nin. Yani Ermenistan’ın da menfaatlerini koruması onların da zengin olması için gayret etmesi, İsrail’in menfaatlerini koruması, Filistin’e huzur getirmesi, bölgeye barış getirmesi, her yönden bölge de ağabeylik yapması. Bu en acil görev, bu Avrupa Birliği açısından da çok önemli. Avrupa Birliği’nin terörden kurtulması, terör endişesinden kurtulması onlar için çok büyük bir nimet ve lükstür. Bunu bir kere Türk-İslam Birliği çok sağlam sağlar, kesin sağlar. İslam âleminde ki bütün çileler biter, bütün kargaşa biter. Türk Devletleri Avrupa ayarında hatta onu da geçen büyük bir medeniyet hamlesi yaparlar. Çünkü Türk Devletleri potansiyel yönden çok zengin devletler. Çok zengin coğrafya. Fakat iyi organize edilemiyorlar. Yani mesela bugün Türkmenistan, Azerbaycan, buralar muazzam potansiyeli olan yerler. Bunların Birliği demek dünyanın en büyük medeniyeti demektir.
|
 |
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (16.04.2008) YENİ |
|
|
Basın toplantısında ilk olarak söz alan Tarkan Yavaş, kendilerine yapılan hukuksuz uygulamaları, reddi hakim nedenlerini anlatarak bu davada hangi maddeyle yargılandıklarını mahkeme başkanına sorduklarını ancak cevap alamadıklarını belirtiyor. BAV davasındaki hukuk ihlallerinden birçok örnek vererek adil yargılamanın önünü açacak çözümler bulunması gerektiğini vurguluyor.
Basın toplantısında ayrıca Sayın Adnan Oktar, adil, doğru yargılama istediğini ifade ederek, Cumhuriyet savcısının son mütalaasının da son derece net ve açık bir şekilde suçsuz olduklarını ifade ettiğini belirtiyor. Her konuda adil yargılama yapılmasının, karşılıklı tedirginliklerin ortadan kaldırılarak halka huzur sunulmasının çok hayati bir konu olduğunu anlatan Sayın Adnan Oktar ayrıca fikirlere saygı duyulmasının Türkiye’yi aydınlık bir ruha, aydınlık bir tavra hızla yönelteceğini de vurguluyor.
Adnan Oktar ayrıca Türkiye’de doğruların ortaya çıkmasında basının rolünün çok fazla olduğuna da şu ifadelerle değiniyor:
... Basının gerçekten Türkiye’de doğruların ortaya çıkmasındaki rolü çok yüksek. Çok hayati, yani herhangi basın organının bile doğruların ortaya çıkması için gayret etmesi Türkiye’de çok büyük ses getiriyor ve hakikaten netice alınıyor. Yani küçük bir gazete de olabilir fark etmez, gerçekten çok faydalı oluyor. Sadece basının cesur olması gerekiyor. Samimi olması gerekiyor, tarafgir gözle bakmaması lazım, açık arayan gözle bakmaması gerekiyor, o kadar. Yoksa Türkiye’de basının varlığı bir nimettir, televizyonların varlığı bir nimettir. Bu sayede Türkiye’de ciddi bir aydınlanma çağı başladı. İnsanlar çok değişti; tavırları değişti, kişilikleri değişti. Suç işleme oranlarında gerçekten düşüş oldu...
|
 |
ADNAN OKTAR'IN ALHURRA TV RÖPORTAJI (8 Nisan 2008) YENİ |
|
|
Arnavutluğun en çok izlenen TV kanallarından biri olan Al Hurra Televizyonuna verdiği röportajda Sayın Adnan Oktar, İran-Amerika gerginliğinin çözümü, Kıbrıs’ın geleceği, masonların gündemdeki olaylar üzerindeki etkisi gibi konuların yanısıra Avrupa Birliği’nin gerçekte her türlü dine karşı olduğu, Birliğin Türkiye’ye olan yanlış bakış açısının nasıl değerlendirilmesi gerektiğine de değiniyor. Fikir özgürlüğünün önemi, Türkiye’deki azınlıklar konusunun değerlendirilmesindeki yanlışlıklar gibi birçok konudaki sorulara birbirinden önemli cevaplar veriyor.
Sayın Oktar’ın röportajda yer alan ve Türkiye’deki birliğin korunmasının önemi ile ilgili bazı sözleri şöyledir:
... Alevi vatandaşların ibadet özgürlüğüne, yaşam özgürlüğüne hem destek olunmalı, hem saygı duyulmalı, bunu yaşadığında hiçbir sorun olmaz bir Alevi için. Aynı şekilde Kürt vatandaşlar için de böyle. Kürtler genelinde çok dindar, efendi insanlardır, çok mazlum, son derece saygılı insanlardır. Anadolu insanının genelinde bu vardır. Misafirperverlikleri, sevecenlikleri, herkesin malumudur. Gitsin herhangi bir insan, gidip baksınlar. Çok farklıdır Kürt vatandaşlarımız. Ama ben tabi ki Kürt, Türk, Laz böyle bir karışım görmüyorum sadece Türk Milleti vardır. Benim çocukluğumda böyle birşey hiç bilinmezdi. Biz eskaza duyardık bir insanın kökeninin Kürt olduğunu ve bizi hiç ilgilendirmezdi. Bu sistem yine geçerli.
Kürt de olsa, Laz da olsa, şu da olsa bu da olsa, Çerkez de olsa bunların hepsi ben Türk’üm dedikten sonra, Türkçe konuştuktan sonra Türk vatandaşıdır ve birinci sınıf vatandaştır. Birlikte bereket vardır, birlik olmada, bölünmede uğursuzluk vardır. Bölünme kötü birşeydir. Bölünme güçsüzlük getirir, acı getirir, azap getirir. Kürt kardeşlerimizin de bunu istememesi lazım. Eğer kökenine biraz daha inerse o zaman Sümerlere gidecek, Hititlere gidecek. Hitit birliği mi olacak o zaman Sümer Birliği mi olacak. En sonuna giderse Hz. Adem’e gidecek. Demek ki hepimiz kardeşiz. |
 |
ADNAN OKTAR'IN İHA RÖPORTAJI (6 Nisan 2008) YENİ |
|
|
Sayın Adnan Oktar İHA’ya verdiği röportajında dünya ve Türkiye gündemindeki olaylar hakkındaki görüşlerini açıklıyor.
Laikliğin bir toplumda neden vazgeçilmez unsur olduğu, laiklik konusunda toplumun her kesimine tam garanti verilmesinin önemi, hiçbir koşul aramaksızın, dindar, ateist, marksist ayrımı yapılmadan herkese eşit şekilde davranılmasının gerekliliği gibi konulara değinen Adnan Oktar röportajda ayrıca mason localarının Türkiye gündemindeki olaylar üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor.
Komünistlerin amacının Türkiye’yi Marksist-komünist bir devlet haline getirmek olduğunu açıklayan Adnan Oktar ülkemizin Doğusunda kan döken terör örgütünün müstakil olarak hareket etmediğini ve bundan kurtulmanın çözümünü de anlatıyor.
Sayın Oktar röportajda komünizm tehlikesine karşı Türk Milleti’nin güzel özelliklerinin tekrar ön plana çıkartılmasının ve kardeşliğin pekiştirilmesinin gerekliliğini şu sözlerle özetliyor:
... Türk halkı genellikle hep muhafazakâr, mukaddesatçı ve maneviyatçıdır yani şuurlu bir millettir Türk Milleti, gayet de aklı başındadır. Bizim solcularımız bile genellikle sağcıdır. Yani sağ eğilimlidir. Hem Allah’tan, dinden bahseder, hem solcu olduğunu söylerler. Onun için bizde öyle bir tehlike biraz zor. Sadece kardeşlik bağlarının iyi güçlendirilmesi gerekiyor, sevgi bağlarının iyi güçlendirilmesi gerekiyor. Ben dışarıya çıkıyorum, insanlara bakıyorum, insanların yüzü gülmüyor yani ben epeyden beri dışarı çıkmıyordum, bu aralar sık sık çıkıyorum. Kimse birbirinin yüzüne bakmıyor, kimse de bir sevgi alameti yok. Yüzleri donuk. Bir kere bu belanın kaldırılması lazım. Bu sevgi niye gitti bu bizim milletimizden, bu neşe niye gitti, bunu hemen halletmek lazım. Çünkü ruh enerjisi gitmiş, o ruh enerjisini yeniden bizim milletimize vermek lazım. Sevgi gözüyle yaklaştırtmak lazım birbirlerine karşı, mesela kürdü, lazı, çerkezi, bunların hepsi Türk’tür. Başka bir kavim yoktur Türkiye’de... |
 |
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (05.04.2008) YENİ |
|
|
Adnan Oktar’ın yerli ve yabancı basın mensupları ile gerçekleştirdiği basın toplantısını bu filmde bulacaksınız.
Basın toplantısında kendisine yapılan kokain komplosunun komünist derin devletin bir oyunu olduğuna dikkat çeken Adnan Oktar, meclis araştırması yapılarak bu konunun üstüne gidilmesinin ve gerçeklerin açığa çıkmasının gerekliliğine değiniyor.
Türkiye’nin barış ve demokrasi ülkesi olmasının ve ülkemizde herkesin kardeşlik ve barış içinde yaşamasının önemi, insanlar arasında hiçbir ayrım yapılmaması, kardeşliğin ön plana çıkartılarak herkesin dostça ve kardeşçe yaşaması gibi konular da bu toplantıda ele alınıyor.
Sayın Adnan Oktar ayrıca, Türkiye’de hukukun güçlenmesinin sosyal yapının güçlenmesine ve insanlarda güven oluşmasına neden olacağına bu durumun da toplumsal huzura vesile olacağına dikkat çekiyor.
Komünist derin devletin ortadan kaldırılmasının Türkiye’yi Avrupa standartlarında kaliteli hayata götüreceğini belirtiyor. |
 |
ADNAN OKTAR'IN THE GUARDIAN RÖPORTAJI (3 Nisan 2008) YENİ |
|
|
|
 |
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (02.04.2008) YENİ |
|
|
2 Nisan’da gerçekleştirilen basın toplantısının başında Tarkan Yavaş Bilim Araştırma Vakfı Davası ile ilgili açıklamalarda bulunuyor. Sayın Adnan Oktar ise kendilerine isnad edilen suçlarla ilgili herhangi bir delil olmadığını, bunların tümünün iftiradan ibaret olduğunu belirtiyor.
Sevgisizliğin en büyük tehlikelerden biri olduğunu belirten Adnan Oktar insanların birbirlerini sevmesinin, dostluk ruhunun gelişmesinin gerekliliğini şu sözlerle açıklıyor:
... bizim vatanımız çok güzel bir yer, çok güzel bir vatanda yaşıyoruz, dost olalım, kardeş olalım, bu sıkıntı ortadan kalksın. Her fikirde insan olabilir, her düşüncede insan olabilir, herkese saygı gösterilmesi gerekiyor...
.... Böyle güzel bir ülkede böyle neşesiz mutsuz yaşamak çok kötü güzel bir şey değil. Bunu elbirliğiyle kıralım bir şeyler yapalım bir araya gelelim, konuşalım. Taviz değildir bu. Mesela laiklik dedim ben hakikaten bu toplumun gerçekten ihtiyacı olan bir şey, bu bir taviz değildir bu, bu ihtiyaçtır laiklik. Laiklik meseleyi hallediyor, bunu ortaya koydun mu bizim dine inanan insanımız da çok rahat yaşar, dine inanmayan insanımız da çok rahat yaşar ama her iki tarafın hakkına da en az elliye elli değer verilmesi gerekiyor. O zaman çok huzurlu, rahat yaşarız...
|
 |
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) YENİ |
|
|
Alman ART televizyonunun Sayın Adnan Oktar ile gerçekleştirdiği bu özel röportajda Sayın Oktar, insanı insan yapan en önemli özelliğin Allah için, Allah’ın rızası için yaşaması olduğunu açıklıyor. Milyonlarca fosile bakıldığında tek bir tane bile ara fosilin olmadığı hepsinin canlıları Allah’ın yarattığını gösterdiğini anlatan Adnan Oktar bunun evrim teorisine indirdiği darbeye dikkat çekiyor. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde ahir zamanda yani kıyamete yakın zamanda gerçekleşeceği bildirilen yaklaşık 300 alametin neredeyse tamamının oluştuğu ve bunun da Hz. İsa’nın gelişine işaret ettiğini de anlatıyor. |
 |
ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ |
|
|
...Evrim teorisi cehalet ortamında çok iyi gelişir. Bilimin olduğu, aklın olduğu bir ortamda evrim teorisi kendiliğinden yok olur. Şu an evrim teorisi gerçekten tam bir mağlubiyet içinde, tam bir ezilme içinde... (Adnan Oktar)
Adnan Oktar Mart 2008’de Bağdat TV’ye verdiği röportajında evrim teorisinin şu an bulunduğu durumu yukarıdaki sözleriyle özetliyor. Bu röportajda Sayın Adnan Oktar ayrıca fosillerin evrim teorisine vurduğu darbeyi de şöyle ifade ediyor:
...Yerin altı kazıldığında hemen hemen her yerde canlıların taşlaşmış fosilleri bulunuyor. Bu milyonlarca sayıda, üç tane beş tane on tane değil, hangisine bakılsa canlıların adeta fotokopi gibi aynısıyla durduğunu anlıyoruz. 50 milyon yıllık, 100 milyon, 150 milyon, 300 milyon yıllık canlılara bakıyoruz, hepsinde bir değişiklik yok. Bu onlara Allah’ın bir cevabı. Yerin altında Allah’ın o kadar canlının, milyonlarca canlının bedenini taşlaştırıp saklaması, ahir zamanda onları böyle rezil rüsva etmesi Allah’ın bir mucizesidir... (Adnan Oktar)
Bunların yanısıra Kuran’da Allah’ın bütün İslam aleminin birlik olmasını emrettiği, Müslümanların fakirlikten kurtulmak için birlik olmalarının gerekliliği, Türk-İslam birliğinin kurulmasının önemi, Türkiye’nin bu konuda liderliği üstlenmesinin aciliyeti gibi konular bu röportajda açık sözlülükle ele alınıyor.
|
|
|
| |
 |
|
|
|