|
DOĞADAKİ TEKNOLOJİ
Teknoloji, bir sanayi dalı ile ilgili yapım yöntemlerini
ve kullanılan aletleri kapsayan bilgilerin tümü demektir.
Teknoloji üretmek kolay bir iş değildir. Tanımdan da anlaşılacağı
gibi biraraya getirilmesi gereken unsur sayısı oldukça fazladır.
Bir konuda teknoloji üretebilmek için ilk önce tam bir bilgiye
sahip olmanız gereklidir. Daha sonra bu bilgiyi kullanacak
bilim adamları ve teknik elemanların sağlanması şarttır. Bu
elemanların işe yaraması için gerekli materyaller ve bu materyallerin
işleneceği bir de tesis olmalıdır. İşte tüm bu nedenlerden
dolayı teknolojik ürün üretmek kolay değildir. Zaten "teknolojik"
olarak nitelendirilebilecek ürünlerin geçmişi pek de uzak
değildir. Günümüzde bile teknoloji üreten ülkelerin sayısı
son derece azdır.
Bugün bilim çevreleri birçok yatırım, bilgi ve
araştırma sonucunda ortaya çıkan teknolojik ürünlerin pek
çoğunun benzerlerinin doğada var olduğuna şahitlik etmiştir.
Wild Technology kitabının yazarı, ünlü bilim adamı
Phil Gates bu gerçeği şu cümlelerle dile getirir:
İcatlarımızın en iyilerinin çoğu, ya aynen diğer
canlılardan taklit edilmiştir ya da onlar tarafından zaten
kullanılmaktadır. Henüz gezegenimizi paylaştığımız çok sayıda
canlı organizmanın sadece küçük bir kısmını keşfedebildik.
Bir yerlerde, keşfedilmemiş milyonlarca organizma arasında,
hayatımızı kolaylaştırıp geliştirebilecek doğal icatlar bulunuyor.
Bunlardan yeni ilaçlar, inşaat malzemeleri, zararlı böcekleri
kontrol yöntemleri ve kirlilikle mücadele yolları öğrenilebilir.150
Gökyüzünden yeryüzüne, yeryüzünden denizlerin
derinliklerine kadar etrafımız sayısız birer yaratılış örneği
olan "doğal teknoloji harikaları" ile donatılmıştır. En basit
bir endüstriyel ürünün bile bir tasarlayıcısı ve üretim yeri
vardır. Bu durumda dev fabrikalarla ya da karmaşık makinalarla
kıyaslanamayacak kadar mükemmel sistemlere sahip canlıların
tesadüfen ve kendi kendine, doğa şartları sonucunda ortaya
çıktığını iddia etmek elbette ki son derece ciddi bir akılsızlık
olur.
Her canlı üstün ve mükemmel bir tasarıma sahiptir.
Bu mükemmel tasarımlar ilk yaratıldıkları anda kusursuz ve
eksiksiz olarak ortaya çıkmışlardır. Çünkü Allah, "kusursuzca
var eden"dir.
Bu bölümde doğadaki, yaratılış harikalarından
bazılarını, mevcut bazı teknoloji ürünleri ile kıyaslayarak
inceleyeceğiz. Bu örnekleri Kaf Suresi'nin sekizinci ayetinde
bildirildiği gibi bizler için birer düşünme vesilesi olarak
görmeliyiz. Çünkü Allah ayette şöyle buyurmaktadır:
(Bunlar,) 'İçten Allah'a yönelen' her kul için
'hikmetle bakan bir iç göz' ve bir zikirdir. (Kaf Suresi,
8)
BİTKİLERDEKİ IŞIK SENSÖRLERİ
Bazı bitkiler ışık yoğunluğuna karşı duyarlıdır.
Gece olunca yapraklarını toplayıp kapatırlar. Hatta bu işi,
hava bulutlanıp ışık azaldığında yapan çiçekli bitkiler bile
vardır. Bilim adamları bunun, çiçeklerdeki polenlerin geceleri
oluşan çiğden ve yağmurdan korunması amacıyla yapıldığını
düşünüyorlar. Bizler de ışığın yoğunluğunu algılayan sensörler
kullanırız. Bu sensörler gece olup hava karardığında yanan,
gün ışıyınca sönen lambalarda kullanılır.151
 |
| Bitkilerin
bir kısmı ışığa karşı duyarlıdır. Bazıları hava kararınca
günün ilk ışıklarına kadar çiçeklerini kapalı tutar.
Kimileri ise gündüz boyunca çiçeklerinin yüzünü güneşe
dönük tutar. |
| |
| Yukarıda
bir ışık sensörünün elektronik devresi görülüyor.
Devre çok sayıda elektronik parçalardan oluşur. Eğer
tek bir parça çıkarılacak olsa veya bağlantılardan
biri değiştirilse devre çalışmayacaktır. Bitkilerdeki
ışık algılayıcıları da bu devre ile benzer özelliğe
sahiptir: Sistemdeki bir eksiklik bitkideki algılayıcıyı
tamamen işe yaramaz hale getirecektir. |
EİDER ÖRDEĞİ VE ISI YALITIM
SİSTEMİ
Bedenlerimiz gün içinde aldığımız besinleri sindirerek
ısı üretir. Bu ısıyı kaybetmemenin en iyi yolu ısının çok
çabuk kaçmasını engellemektir. Bunun için zaman zaman kat
kat kıyafetler giyeriz. Bu durumda sıcak hava her kat arasında
tutularak hapsedilir ve dışarı kaçamaz. Bu şekilde enerji
kaybını engellemeye "yalıtım" denir.
Eider ördeği de bu yöntemi kullanır. Bu kuşun
tüyleri diğer pek çok kuş gibi hem uçmasını sağlar hem de
hayvanı sıcak tutar. Eider ördeğinin oldukça yumuşak ve kabarık
göğüs tüyleri vardır. Ördek göğüs tüylerini kullanarak yuva
yapar. Böylece hem yumurtalarının hem de yumurtadan çıkan
yavrularının soğuyarak üşümesine engel olur. Eider ördeğinin
tüyleri sıcak hava katmanlarını tuttuğu için en iyi doğal
ısı yalıtkanıdır.152
Bugün dağcılar, ısıyı yalıtma kapasitesi yüksek
olan tüylerden yapılmış özel kabanlar giyerek vücutlarını
sıcak tutuyorlar. Bu kabanlardaki tüylerin yalıtım özelliği
Eider ördeğininkiyle tamamen aynıdır.
CANLILARDAKİ FİBER OPTİK TEKNOLOJİSİ
Fiber optik teknolojisinde bir ayna gibi ışığı
yansıtma özelliğine sahip saydam cam kablolar kullanılır.
Fiber optik kablolar kolayca eğilip bükülebildikleri için
içlerindeki ışık en girintili çıkıntılı köşelere bile taşınarak
kullanılabilir. Ayrıca fiber optik kablolar kendilerine yüklenen
elektronik mesajları diğer kablolardan çok daha iyi iletme
özelliğine de sahiptir.
Kutup ayısının kürkü doğal bir fiber optik kablo
gibidir. Solgun kutup ışığını doğrudan ayının bedenine taşır.
Tüylerin bu özelliği o kadar iyidir ki, hayvanın cildi kutup
iklimine rağmen güneşte yanarak koyulaşır (Tüyler fiber optik
kablo özelliğinde oldukları için güneş ışınları ayının postu
yokmuş gibi direkt cildiyle temas eder). Burada ışık ısıya
çevrilerek ayının vücudu tarafından emilir. Ayı, postundaki
tüylerin bu özelliği sayesinde soğuk kutup ikliminde bile
bedenini sıcak tutabilir.153
Ayılardan örnek alınabilecek tek şey tüylerinin
yapısı değildir: Ayılar kış uykusunu tam 6 aya varan sürelere
kadar sürdürebilirler ve bunu boşaltım sistemlerini durdurarak
ve kendilerini zehirlemeden yaparlar. Bunun nasıl olduğunu
araştırmak, diyabetle mücadeleye katkıda bulunabilir.155
| 
Fiber optik teknolojisinin bulunduğu tek canlı kutup
ayısı değildir. Güney Afrika çöllerinde yaşayan Fenestraria
adlı bitki de bu özelliğe sahiptir. Bitkinin yapraklarının
neredeyse tamamı kumun altında gömülüdür. Fenestraria
bu şekilde su kaybından ve otlayan hayvanlardan korunur.
Bitkinin her bir yaprağının ucu şeffaftır, ışık buradan
içeri girerek yaprakta ilerleyebilir.154
|
"KARŞIT AKIŞLI ISI DEĞİŞTİRİCİLERİ" KULLANAN
KUTUP KUŞLARI
Soğuk iklimlerde yaşayan kuşların ayakları genellikle ya
soğuk suyun içinde ya da buzun üstündedir. Buna rağmen bu
hayvanların ayaklarının donması gibi bir şey söz konusu olmaz.
Çünkü hepsinin ısı kaybını en aza indiren bir dolaşım sistemleri
vardır. Bu kuşlarda sıcak ve soğuk kan, ayrı damarlarda akar.
Ancak bu damarlar birbirlerine çok yakındır. Böylece aşağı
doğru akan ılık kan, yukarı doğru çıkan soğuk kanı ısıtır.
Bu aynı zamanda ayaklardan vücuda geri dönen kanın çok soğuk
olması nedeniyle oluşacak şok etkisini de azaltır. "Karşıt
akışlı" olarak isimlendirilen bu doğal ısı değişim sistemi
makinalarda kullanılanlarla aynıdır.156
Mühendisler böyle sistemleri "karşıt akışlı ısı
değiştiricisi" olarak adlandırırlar. Bu sistemlerde birbirinden
ayrı fakat bitişik kanallardaki iki akışkan (sıvı veya gaz)
birbirlerine karşıt yönlerde akarlar. Bir kanaldaki akışkan
diğer kanaldakinden daha sıcaksa, ısı sıcak akışkandan soğuk
akışkana geçer.
BİTKİLER ELEKTRİK ANAHTARI KULLANABİLİRLER Mİ?
Venüs etobur bir bitkidir. Bitki, üzerine konan
bir böceği kapanındaki tüylere dokununca yakalar. Tüyler bir
elektrik devresi gibi davranır. Tüye dokunulduğu anda elektrik
sinyalleri yayılır ve bitki hücrelerindeki su dengesi değişir.
Su alıp şişen hücreler de kapanı kapatırlar.157
Elektrik devrelerinde de akım kontrolü için kullanılan
anahtarlar Venüsün tüyleri gibi çalışır. Anahtar açıkken devreden
akım geçmez. Anahtar kapatılıp devre tamamlandığında elektrik
tekrar tellerde akmaya başlar. Hayvanlar ve bitkiler buna
benzer birçok biyolojik anahtarı, organizmalarının ilgili
bölümlerine sinyal taşıyan elektrik akımlarını başlatmak veya
kesmek için kullanırlar.158
Aslında Venüsün elektrik devresi birbirine seri
bağlanmış iki anahtar gibi çalışır: Kapanın kapanması için
iki tüyün uyarımı gereklidir.159 Bu, yağmur
gibi bir nedenle kapanın gereksiz yere kapanmaması için alınmış
bir tedbirdir.
Aslında Venüs bitkisinin ne elektrik akımı, ne
de bu akımların geçmesini sağlayan elektrik anahtarları hakkında
bir bilgisi yoktur. Venüs bitkisinin, konuyla ilgili herhangi
bir eğitim alması da mümkün değildir. O halde bir bitki, bir
insanın bile özel bir çalışma yapmadan öğrenemeyeceği bu bilgileri
nereden bilmekte ve hatasız olarak nasıl kullanmaktadır? Bitkiye
neler yapacağını öğreten herşeyin hakimi olan Allah'tır. Venüs
bütün bunları Allah'ın ilhamı ile yapabilmektedirler.
SİNİR HÜCRELERİNDEKİ YALITIM OLMASAYDI
Sinir lifleri, beyinden kaslara ve diğer organlara
mesajlar gönderir ve bu mesajları beyne geri iletir. Sinir
liflerinin dışı "miyelin" adı verilen yağlı özel bir madde
ile kaplanmıştır. Eğer miyelin maddesi olmasaydı ya elektrik
sinyalleri çevredeki dokulara sızarak mesajı bozacak ya da
vücuda zarar verecekti. Miyelin tıpkı elektrik kablolarının
etrafındaki plastik yalıtım malzemesi gibi görev görür.161
Elektrik kabloları hem dokunanların zarar görmemesi,
hem de elektrik kaçağı yapıp güç kaybına sebep olmamaları
için yalıtılırlar. Bu iş için sert ve dayanıklı olduğundan
plastik malzemeler kullanılır.
ÇAYIR KÖPEKLERİNİN HAVALANDIRMA TEKNİĞİ
Birçok hayvan düşmanlarından korunmak için özel bir yetenek
gerektiren yer altı sığınakları inşa eder.
Bu sığınaklardaki tüneller yüzeyden belli bir
seviyede ve yere paralel olmak zorundadır. Aksi takdirde buraları
kolaylıkla su basabilir. Tüneller eğer keskin eğimler verilerek
şekillendirilirse bu sefer çökme riski ortaya çıkar. Tünel
inşaatlarındaki bir başka husus da hava ihtiyacının problemsiz
olarak karşılanmasıdır.
Çayır köpekleri sosyal hayvanlardır. Büyük gruplar
halinde yer altında kazdıkları yuvalarda yaşarlar. Nüfusları
arttıkça yeni yuvalar açar, bu arada yuvalarını tünellerle
birbirlerine bağlarlar. Bazen yuvaların kapladığı alan bir
şehir kadar bile olabilir. Böyle bir yeraltı şehrinde havalandırma
hayati bir öneme sahiptir. Bu nedenle çayır köpekleri tünellerin
yeryüzüne açıldığı yerlerde volkana benzeyen havalandırma
kuleleri inşa ederler. Bu kuleler yer altı şehirlerine hava
akımı çekilmesini sağlar.
Hava yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına
doğru hareket eder. Çayır köpeklerinin yaptıkları kulelerin
kimileri alçak, kimileri de yüksektir. Aradaki bu yükselti
farkı tünel çıkışlarında basınç farkı oluşmasına neden olur.
Böylelikle hava, üzerinde alçak basınç oluşan kuleden girerek
yüksek basınç oluşan kuleden çıkar. Tünellere çekilen hava
bütün yuvalardan geçer, böylelikle mükemmel bir havalandırma
sistemi kurulmuş olur.162
Çayır köpeklerinin tünellerindeki gibi bir havalandırma
yapabilmek için tünel açma tekniğini, alçak ve yüksek basıncın
ne olduğunu, bunların yükselti ile ilgili değişimlerini bilmek
gerekir. Tüm bunlar ise bilinç gerektiren, yapılan işte akıl
ve muhakemenin varlığına işaret eden davranışlardır. Bu durumda
çayır köpeklerindeki bu aklın kaynağının araştırılması gerekir
ki bu aklın çayır köpeklerine ait olmadığı veya evrimcilerin
iddia ettiği gibi kör tesadüfler sonucunda ortaya çıkamayacağı
çok açıktır.
Çayır köpeklerini de dünyadaki tüm canlılar gibi
Allah yaratmıştır. Allah, insanların üzerinde düşünmeleri
için sayısız örnek var eder. Akıl sahibi her insanın yapması
gereken, düşünmek ve vicdanının sesini dinleyerek gördüğü
her güzellikte Allah'a yönelmektir. Çünkü Allah bağışlayandır,
sonsuz adalet sahibi olandır. Allah Kuran'da iman eden kullarını
şöyle müjdelemektedir:
Rabbiniz, sizin içinizdekini daha iyi bilir.
Eğer siz salih olursanız, şüphesiz O da, (kendisine) yönelip
dönenleri bağışlayıcıdır. (İsra Suresi, 25)
YABAN ARILARI VE KAĞIT ENDÜSTRİSİ
İnsanlar ağaç kütüklerini bir dizi kimyasal işlemden
geçirerek daha sonra kağıda dönüşecek olan bir tür hamura
çevirirler. Kağıt yapımının doğal mucitleri ise yaban arılarıdır.
Yaban arıları yuvalarındaki petekleri yapmak için
kağıt kullanırlar. Arı bu kağıdı kendi tükürüğüyle karıştırdığı
çiğnenmiş tahta parçalarından yapar. Mobilyacılıkta kullanılan
suntalar da yaban arısının kullandığı yöntemin aynısı ile
üretilir. Sunta üretiminde arının tükürüğü yerine tutkal kullanılır.163
Yaban arıları üstün bir ağaç işleme ve kağıt fabrikası
gibidir. Ancak onlar, oldukça büyük endüstriyel kuruluşların
yaptığı tüm işlemleri küçücük bedenlerinde yaparlar. Bu, kağıt
endüstrisinin yaban arılarından daha öğrenebileceği çok şey
olduğunu gösterir.
FİLİN HORTUMU ÖRNEK ALINARAK YAPILAN ROBOT KOL
Bilim adamlarının robot kol tasarlarken en çok
zorlandıkları konulardan biri kolun hareket özelliğidir. Bir
robot kolun işe yarayabilmesi için, o işin gerektirdiği tüm
hareketleri yapabilmesi şarttır. Allah doğadaki canlıların
uzuvlarını ihtiyaçlarını tam karşılayabilecek hareket kapasitesine
sahip olarak yaratmıştır. Bu konudaki en çarpıcı örneklerden
biri de fillerin hortumudur.
|  
|
| Sağ üstte
6 çeşit hareket yapabilen bir robot kol görülüyor.
Yukarıda ise filin hortumundan örnek alınarak hazırlanan
ve 32 çeşit hareket yapabilen robot hortum görülüyor.
Eğer filler kendi hortumları yerine bu yapay hortumu
kullansalardı büyük güçlüklerle karşılaşırlardı. Çünkü
fillerin hortumu yapay hortumla kıyaslanamayacak kadar
büyük bir hareket kapasitesine ve yeteneğe sahiptir. |
Filin 50 bin adet kasla çevrili hortumu164 mükemmel
yapısı sayesinde çok fazla incelik ve hassasiyet gerektiren
işlemleri yapabilme kabiliyetine de sahiptir. Ayrıca hayvan
hortumunu istediği her yöne doğru hareket ettirebilir.
ABD'deki Rice Üniversitesi'nde yapılan robot kol,
fil hortumunun ne kadar üstün bir tasarım olduğunu daha net
ortaya çıkarmıştır.
Fil hortumunda iskelet benzeri tek bir yapı bulunmaz.
Bu özellik, hortuma büyük bir hareketlilik imkanı ve hafiflik
sağlar. Buna karşın robotik kolun bir omurgası vardır. Fil
hortumu her yere yönelebilecek kadar büyük bir hareket serbestliğine
sahiptir. Oysa robotik kol sahip olduğu 16 bağlantı sayesinde
sadece 32 çeşit hareket yapabilir.165
Tüm bunlar göstermektedir ki, filin hortumu, her
özelliğiyle Allah'ın yaratma sanatındaki kusursuzluğu gözler
önüne seren özel bir yapıdır.
| İNSANLARIN ÖRNEK ALDIĞI TASARIMLAR |
|
YUNUSLAR VE DENİZALTI
Yunusların ağızlarındaki buruna
benzer çıkıntı modern gemilerin pruvalarına
model olmuştur. Bu yapılar sayesinde gemiler
%25'e varan bir yakıt tasarrufuyla yüzerler. |
BALİNALAR VE PALET
Balinalar çifte bölmeli ve geniş
bir kuyruğa sahiptir. İki ayağı birleştiren
paletler ise yüzücünün suyun içinde bir balina
gibi aşağıdan yukarı kıvrılarak yüzmesini
sağlar. Bu, hızlı dalış için ideal bir stildir. |
KOL SİSTEMİ VE ROBOTLAR
Günümüzde bir çok endüstriyel
kuruluş, üretim için insan yerine makine
kullanmaktadır. Özellikle de insan kolundan
yola çıkılarak yapılan robot kollar revaçtadır.
Bu kollar bir görevi hiç durmadan tekrar
edebilmektedir. Bu kolların inşasında, insanın
kemik ve kas yapısı örnek alınmaktadır.
|
|
DAĞ KEÇİLERİ VE BOTLAR
Dağ keçisinin toynakları sarp
kayalıklarda yürümeye çok uygundur. Hatta
hayvan bunlarla karda ve buzda da güvenle
yürüyebilir. Dağcıların giydiği botlar ve
doğada yürümek için yapılmış bir çok ayakkabının
tabanı, bu toynaklardan ihlam alınarak hazırlanmıştır. |
TAVŞANLAR VE KAR AYAKKABISI
Kuzey Amerika raketli tavşanlarının
tüylerle kaplı uzun ve yayvan ayakları vardır.
Bunlar tavşanını kara batmasını engeller.
Kar ayakkabıları da insanlar için aynı görevi
üstlenir.
|
KEMİK YAPISI VE MİMARİ YAPILAR
Kemiğin içindeki gözenekli yapı,
özellikle eklem başlarında yoğunalaşarak iskelet
sistemini basınca karşı dirençli yapar. Kemiklerdeki
bu özel tasarım, hem hafiflik, hem de dayanıklılık
sağlamaktadır. Mimarler bir çok yapıda bu
sistemi taklit etmişlerdir. |
|
VELCRO BANDAJI VE BARDANE
İsveçli mühendis
Georges de Mestral, bardane bitkisinin meyvelerini
taklit ederek Velcro Bandajı adı verilen yeni
bir ilikleme sistemi geliştirmiştir. Mestral,
elbiselerine takılan bu bitkilerden kurtulmak
için uzun bir çaba sarfettikten sonra bu bitkilerin
sahip oldukları sistemi giyim sanayinde kullanmayı
düşünmüş bir kaban üzerine bir tarafa bu meyvelerin
çengellerinden diğer tarafına ise hayvan kürkünün
buklelerinden koyarak aynı kenetlenme sistemini
oluşturmuştur. Bu sistemde çengeller ve bukleler
esnek olduklarından sistem her seferinde kolayca
ve aşınmadan yapışıp ayrılabilmektedir. Bu
özelliklerinden dolayı bugün astorontların
giysileri de Velcro bandajlarıyla donatılmıştır. |
|
| 
Böcekten
Modern Tren İstasyonuna
1987 yılında
Fransız politikacılar, hızlı tren TGV'nin işleyeceği
hatta bulunan Lyon-Stolas İstasyonu için mimar Santiago
Calatrava'yı çağırdılar. Amaçları istasyon için nasıl
bir yapı düşündüklerini anlatmaktı. Bu yeni istasyon,
görkemli, çarpıcı ve atılımcı nitelikler taşıyan bir
simge olmalıydı. Calatrava, istekleri dinlerken önündeki
bir kağıda bir böcek resmi çizdi. İlham kaynağı bir
böcek olan bu istasyon dinazor kemiği görünümüdeki
beton sütunlarla desteklendi. Ayrıca yapının bir böcek
kabuğunda rastlanabilecek canlılıkta yeşil ve mavi
renklerle aydınlatılması da ihmal edilmedi. İstasyon,
Temmuz 1994'te açıldığında politikacıların tüm isteklerini
karşılayan ihtişamlı bir eser ortaya çıkmıştı. |

150 Wild Technology, Phil Gates,
s. 5
151 Wild Technology, Phil Gates, s. 55
152 Wild Technology, Phil Gates, s. 64
153 Wild Technology, Phil Gates, s. 67
154 Wild Technology, Phil Gates, s. 67
155 http://www.yourplanetearth.org/terms/details.php3?term=Biomimicry
156 Wild Technology, Phil Gates, s. 65
157 Bu konuda ayrıntılı bilgi için bakınız:
Harun Yahya, Düşünen insanlar için, Vural Yayıncılık, Aralık
2000, 4. baskı ss. 99-101
158 Wild Technology, Phil Gates, s. 66
159 http://www.bitkidunyasi.net/ilgincbitkiler/ilgincbitkiler1.html
161 Wild Technology, Phil Gates, s. 67
162 Natiaonal Georaphic Channel (Türkiye),
Animal Inventors, 25/11/2001 
163 Wild Technology, Phil Gates, s. 16
164 Richard Dawkins, Climbing Mount Im probable,
W.W. Norton & Company; ISBN: 0393039307, September 1996,
s.92
165 http://ece.clemson.edu/crb/labs/biomimetic/elephant.htm

BİYOMİMETİK NEDİR?
AKILLI MALZEMELER
BİTKİLERDEKİ TASARIMLAR VE BİYOMIMETİK
DOĞADAKİ VİTES KUTULARI VE JET MOTORLARI
CANLILAR VE UÇUS TEKNOLOJİSİ
HAYVANLARDAN ÖĞRENDİKLERİMİZ
TEKNOLOJİDEN ÜSTÜN ORGANLAR
BİOMIMETİK VE MİMARİ
CANLILARI TAKLİT EDEN ROBOTLAR
DOĞADAKİ TEKNOLOJİ |